Avukat Ebru Timtik, ölümünün 1'inci yılında mezarı başında anıldı. Anmada yapılan açıklamada, "Hep tekrarladığın gibi, adaleti asla sadece kendimiz için istemeyeceğiz" denildi.

Haber: Fatoş Erdoğan

Adil yargılanma talebiyle girdiği ölüm orucu eyleminin 238'inci gününde yaşamını yitiren Avukat Ebru Timtik, ölümünün 1'inci yılında Gazi Mezarlığı'ndaki mezarı başında ailesi, meslektaşları ve sevenleri tarafından anıldı.

Timtik'in anma törenine Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Halkın Hukuk Bürosu (HHB), Ebru Timtik'in ailesi ve Gezi Direnişi'nden polisi attığı gaz kapsülü nedeniyle yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan katıldı.

"DİRENİŞİYLE DE BÜTÜN DÜNYA HALKLARINA MÜCADELEYİ İŞARET ETTİ"

Anmada konuşan ÇHD İstanbul Şube Başkanı Av. Çiğdem Akbulut,

Gözden kaçırmayın

Mithat Sancar: "Ukrayna'da barış güvercini, Ortadoğu'da ve ülkede savaş şahini" Mithat Sancar: "Ukrayna'da barış güvercini, Ortadoğu'da ve ülkede savaş şahini"

"Ebrumuza;

Bundan 1 yıl önce mücadele arkadaşımız Av. Ebru Timtik' i kaybettik. 1 yıldır Ebrusuz ama asla umutsuz değiliz.
Ebru'yu yitirdiğimizde 238 günlük ölüm orucunun ardından 38 kilo kalmış bedenini taşıdık omuzlarımızda. 38 kiloluk bir devi omuzladık. Onun bir su damlası kadar kalmış bedeni bütün dünyada fırtınalar kopardı. Adalet mücadelesi dünyada 2 milyon avukatta yankısını buldu.

Ebru bazen bir dost, bazen bir kardeş, bazen bir abla, bazen bir anne gibi yol gösterici oldu bize hayatı boyunca. Direnişiyle de bütün dünya halklarına mücadeleyi işaret etti. Adaletsizliği asla sineye çekmeyenlerin var olduğunu sağır kulaklara haykırdı.

Ebrumuz, bugün burada, seninle birlikte yalnızca sevgili anneciğin Fatma teyzenin başında duruyor olmak isterdik. Biliyoruz ki sen, zalimce tutsak edilişin sona erseydi ilk iş ona koşardın. Çünkü bir röportajında da söylediğin gibi, adaletsizlikler ile dolu kendi kişisel tarihinde adaletsizliklere karşı hep başı dik ve direngen olmayı, küçücük yaşından itibaren ondan öğrenmiştin.

Sonra da Dersim’e koşardın. Ölüm orucunun 198. Gününde söylemiştin : 'Dersim’ e gitmeden iyileşemem.' O gün tahliye olsaydın, Dersim’e koşar hem kendini iyileştirir hem de katledilmek istenen dağ keçilerinin hayatını savunurdun. Bugün aramızda olsaydın Dersim’ in yakılan ormanlarına su taşımak için çırpınırdın.  Ciğerin yanardı senin de, duramazdın.

"FABRİKA ÖNLERİNDE İŞÇİLER DİRENİYOR HALA SEVGİLİ EBRU"

Fabrika önlerinde işçiler direniyor hala sevgili Ebru; köylüler, yaşam alanları, ormanları, suları rant uğruna katledilmesin diye direniyor, Karadeniz’den Ege’ye. Kadınlar direniyor, sokakta, evde, işyerlerinde, hayatlarının her alanında. Öğrenciler direniyor ellerinden alınmak istenen bağımsızlıkları, bilimsel eğitim hakları için.

'Elimiz kolumuz bağlı demek, gerçekten açlıktan daha zor' demiş ve 'Tahliye olursak adalet mücadelemize kaldığımız yerden devam edeceğiz' diye eklemiştin. Sensiz yani çok büyük bir eksikle ama yokluğunun verdiği dinmeyen öfke ile senin için, senin yerine de adalet mücadelesine devam ediyoruz.

Bunu çok iyi yaptığın için, halkların özgürlüğü ve hakları için varın yoğunla mücadele ettiğin için tutsak ettiler seni. Tutsaklıkla yılmadığın, hukuksuz kararlarını tanımadığın için 13 yılını almak istediler hayatının. Yine de asla susmadığın ve bedenini ortaya koyduğun için, sana 'Hapishanede çok rahatmışım' dedirtecek kadar zalim koşullardaki bir hastane koğuşunda katlettiler seni, açlığının 238. Gününde; bundan tam bir yıl önce. Dünyanın dört bir yanından binlerce meslektaşının görüp haykırdığı adaletsizliklerle dolu bir yargılama ile verilen siyasi kararlarından dönmeyerek, adil yargılanma hakkını tanımayarak katlettiler seni.

"SENİN 'HODRİ MEYDAN' DEDİĞİN YERDEN DEVAM EDİYORUZ MEYDAN OKUMAYA"

Üzgünüz; seninle bir duruşmada daha ezilenlerin hakkını savunamayacağımız, bir basın açıklamasında birlikte slogan atamayacağımız için; bir halayı omuz omuza çekemeyecek, zılgıtını duyamayacağımız, bir türküyü birlikte söyleyemeyeceğimiz için üzgünüz. Ama bunları bizden alanlara karşı öfkemiz çok daha büyük ve hiç dinmeyecek.

Ebru, 'Hodri Meydan!' demiştin gizli tanıklara, boş salona okunan 159 yıla, halklara yöneltilen bütün adaletsizliklere. Senin 'Hodri Meydan' dediğin yerden devam ediyoruz meydan okumaya.

Seni, çok sevdiğin Derneğin adına koştuğumuz her hak arayışında yaşatacağız. Hep tekrarladığın gibi, adaleti asla sadece kendimiz için istemeyeceğiz.

Seni, saygı ve hasretle anıyoruz sevgili Ebrumuz, Seni, bitmek bilmeyen bir direnç kaynağı olarak yüreğimiz üstünde taşıyoruz! Ebru Timtik Onurumuzdur!"

timtik1