CHP'nin Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri'ne yönelik son dönemde sosyal medyada yürütülen eleştirileri değerlendirdi. Nazlıaka, yaptığı yazılı açıklamada, bu merkezlere yönelik manipülasyonlarla bir algı operasyonu yürütüldüğünü öne sürdü.
Nazlıaka, merkezlerin çalışan annelerin istihdamını destekleyen ve erken çocukluk eğitimine erişimi artıran bir model olduğunu belirterek, "Bugün yeniden gündemleştirilen ‘ruhsatsızlık’, ‘mevzuata aykırılık’ iddiaları yeni değildir" dedi.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KARARINA ATIF
Konunun daha önce İçişleri Bakanlığı müfettişlerince incelendiğini ve 22 Nisan 2025 tarihli bir kararla soruşturma izni verilmediğini hatırlatan Nazlıaka, bu kararda merkezlerin "okul öncesi eğitim kurumu veya kreş niteliği taşımadığı, belediyenin sosyal hizmet yetkisi kapsamında faaliyet gösterdiği" tespitinin yer aldığını aktardı.
Nazlıaka, "Bugün aynı bakanlığın mevcut söylemleri ile kendi müfettişlerinin imzasını taşıyan bu resmi karar arasında açık bir çelişki bulunmaktadır" ifadesini kullandı. Merkezlerin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mülkiye Teftiş Kurulu tarafından defalarca denetlendiğini ve olumsuz bir duruma rastlanmadığını iddia etti.
Son zamanlarda basına yansıyan bir olayın ise merkezdeki bir öğretmenin gözlemiyle ortaya çıktığını ve şeffaf bir şekilde adli makamlara intikal ettirildiğini belirten Nazlıaka, kamera kayıtlarının eksiksiz paylaşıldığını ve ilgili personelin görevden uzaklaştırıldığını kaydetti.
BAKANLIĞIN SORUMLULUKLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Nazlıaka açıklamasında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kendi sorumluluk alanındaki çocuk istismarı, engelli bakım merkezlerindeki ihmaller ve çocuk işçilik gibi birçok dosyada yeterli soruşturma yürütmediği eleştirisini yineledi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a seslenen Nazlıaka, "Sayın Bakan, çocuk haklarını kirli siyasetinize alet etmeyin! İBB’nin şeffaflığı ve adli süreçlere uyumu ortadayken, bakanlığın kriz siyasetini tercih etmesi çocuklara değil iktidarın iletişim stratejisine hizmet etmektedir" dedi.
CHP'li vekil, çocuk hizmetlerinin yerel yönetimler eliyle güçlendirilmesi, bağımsız denetim ve çocuk koruma mekanizmalarının siyasi etkiden arındırılması gerektiğini savunduğunu ifade etti.