YEREL

Meslek Fabrikası'na giriş çıkışlar polis tarafından kapatıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen Meslek Fabrikası'nda tahliye süresinin dolmasıyla birlikte polis ekipleri binaya giriş ve çıkışları kapattı.

Abone Ol

Geçtiğimiz aylarda İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan dört binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devriyle ilgili krizde yeni bir gelişme yaşandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen binalar arasında bulunan ve hakkında yasal sürecin devam ettiği Meslek Fabrikası için verilen tahliye süresine karşı İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Mart'ta nöbet başlatılmış ve süreç iki hafta ertelenmişti.

Tahliye süresinin bugün sona ermesiyle birlikte sabah saatlerinde Meslek Fabrikası önüne polis ekiplerince barikat kuruldu ve binaya giriş çıkışlar kapatıldı. Binada bulunan ve aralarında İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır ile Genel Sekreter Zeki Yıldırım'ın da bulunduğu büyükşehir personelinin çıkışına izin verilmediği ifade edildi.

TUGAY'DAN SERT TEPKİ

Tahliye işlemlerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi. Tugay, şunları kaydetti:

'İzmir'in tarihine geçirdiğiniz utanç vakası'

'Yüzde 100 mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesine ve dolayısıyla Izmir halkına ait olan meslek fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Bu haksız hukuksuz uygulamanıza karşı açtığımız dava devam etmesine rağmen, alelacele belediye hizmet binamızı boşalttırmak ve verilen hizmeti durdurmak için ne uğraştınız. Yüzde 100 haksız olduğunuz, sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir'in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz?

Dünya Sağlık Örgütünün 'Tek Sağlık Zirvesine' konuşmacı olarak davet edilmiştim. Dün akşam geldiğim Lyon şehrinden, konuşmamı yapamadan ilk uçakla İzmir'e geri dönüyorum. Buradaki herkes neden buraya geldikten birkaç saat sonra konuşmamı yapamadan, toplantıya katılamadan döndüğümü soracak; Onlara bu durum nasıl açıklanabilir bilmiyorum. Türkiye böyle bir ülke değildi. Ne çok şeyi kaybettirdiniz ülkemize. Bir toplantı ne kadar önemli diyebilirsiniz. Ama böyle böyle kaybediliyor ülkemizin itibarı ve ülkemize dair güven.

Çok üzgünüm. Haklarımızın ve hukukun tamamen ayaklar altına alındığı belli bir siyaset mensuplarınca sahiplenilmiş bu zorbalığa karşı elbette razı olmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz. Şehrimizi, insanlarımızı, haklılığımızı elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ne olursa olsun.'