Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri esnasında, Hatay'ın Belen ilçesi Sarımazı Mahallesi'nde konumlanan Kasaplar Apartmanı'nın tamamen yıkılması sonucunda 23 kişi hayatını kaybetmiş, 8 kişi ise yaralı olarak kurtulmuştu. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu binanın inşası ve denetimi süreçlerinde sorumluluğu bulunduğu tespit edilen eski belediye yönetimi hakkında kapsamlı bir iddianame hazırladı.
ANKA Haber Ajansı (ANKA) tarafından edinilen bilgilere göre, Başsavcılık makamı, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) eski Belen Belediye Başkanı Cemil Yılmazlar ile ruhsatta imzası bulunan belediye memuru hakkında dava açılmasını kararlaştırdı. İki kamu görevlisi hakkında açılan bu davanın, İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine devam edilen ana dosya ile 10 Nisan tarihindeki duruşmada birleştirilmesi hükme bağlandı. Ana dava kapsamında yapı sahipleri Kazım Bölür ve Nihat Bölür, müteahhit Nasır Işık ile fenni mesul Murat Göksel Dalkılıç ve mimari proje müellifi Arif Gökhan Dalkılıç, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlamasıyla yargılanıyor.
BELEDİYE YETKİLİLERİNCE YAPI KULLANIM İZNİ VERİLDİ
Başsavcılık tarafından tanzim edilen iddianamede, Kasaplar Apartmanı'nın yapı ruhsatı yenileme işlemlerinin ardından statik projesinde herhangi bir güncelleme yapılmadığı ve binanın 1998 Deprem Yönetmeliği standartlarına uygun şekilde revize edilmediği belirlendi. Yapının kaçak olarak inşa edilmesine rağmen belediye birimleri tarafından yapı kullanım izninin onaylandığı bilgisi paylaşıldı. Sanıkların, öngördükleri muhtemel sonuçlara karşın gerekli mesleki dikkat ve özeni sergilemedikleri, yetersiz denetim faaliyetleri sebebiyle binanın deprem güvenliğinin sağlanmasında kusurlu oldukları kaydedildi.
Eski Belen Belediye Başkanı Cemil Yılmazlar, savcılık makamına verdiği ifadesinde binanın inşa ve onay süreçlerine dair sorumluluğun imar ve şehircilik biriminde görevli teknik personelde olduğunu savundu. Görev süresi boyunca belediyede teknik personel yetersizliği yaşandığını ve komşu belediyelerden destek istediklerini öne süren Yılmazlar, şunları kaydetti: "Ben bu konulardan anlamam, suçlamaları kabul etmiyorum." Belediye bünyesinde görev yapan diğer sanık ise savunmasında, kat artış kararının kendisinden önce Belen Belediye Meclisi tarafından alındığını ve işlemlerin o dönemki yönetmeliklere uygun şekilde tesis edildiğini ifade etti.
İddianamenin sonuç bölümünde, şüphelilerin kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği vurgulandı. Dosya kapsamındaki bilirkişi raporları, ölü muayene tutanakları ve keşif sonuçları değerlendirildiğinde, sanıkların denetim eksikliği ve mevzuata aykırı ruhsatlandırma işlemleriyle "bilinçli taksir" kapsamında hareket ettikleri belirtildi. Binanın depremde yıkılmasıyla sonuçlanan süreçte kamu görevlilerinin ihmalleri ile can kayıpları arasında doğrudan bir bağ bulunduğu tespitiyle sanıkların cezalandırılmaları talep edildi.





