Kurye Hakları Derneği, hazırladığı "Moto Kurye Ölümleri Raporu – 2025" çalışmasını yayımlayarak geçen yıl hayatını kaybeden çalışanlara ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, 2025 yılında Türkiye genelinde en az 44 moto kurye, sipariş yetiştirmeye çalışırken iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Yaşamını yitiren kuryelerin yüzde 61'inin 18-28 yaş aralığındaki gençlerden oluştuğu, ölenler arasında sipariş yetiştirmeye çalışan 4 çocuk kuryenin de bulunduğu kaydedildi. Raporda, Denizli'de alkollü bir sürücünün çarpması sonucu ölen 25 yaşındaki Muratcan Pekeroğlu ve Çorum'da 17 yaşında hayatını kaybeden Mert Ali Yigen, bu ölümlerin insani boyutuna örnek olarak gösterildi.

RESMİ İSTATİSTİK BULUNMUYOR

Dernek tarafından yayımlanan raporda, Türkiye'de kurye ölümlerine ilişkin herhangi bir resmi istatistik bulunmadığına dikkat çekilerek "en az" ifadesinin önemine vurgu yapıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gibi yetkili kurumların toplam çalışan kurye sayılarını ve ölüm verilerini kaydetmediği ifade edildi. Vakaların; Kurye Haber ve İSİG verileri, sendika ve derneklerin dijital kanalları, avukatlardan alınan bilgiler ve medya taraması yoluyla derneğin kısıtlı imkanlarıyla kayıt altına alınabildiği belirtildi. 2024 yılında 63 olarak tespit edilen ölüm sayısının 2025'te 44'e düşmesinin, toplam çalışan sayısı bilinmediği için doğrudan bir iyileşme olarak yorumlanmaması gerektiği kaydedildi.

Sektördeki ölümlere yol açan faktörler arasında paket başı ödeme sistemi, hız temelli primler, düşük ücretler, uzun çalışma saatleri, yetersiz ekipman ve zorlu hava koşulları sıralandı. Hayatını kaybeden kuryelerin yarısının dijital platformlar adına "esnaf-kurye" modeliyle çalıştığına işaret edilerek, bu sistemin işçi sağlığı ve güvenliği açısından ciddi biçimde ele alınması gerektiği vurgulandı. Raporun sonuç bölümünde, Türkiye'de toplam kaç kuryenin çalıştığının ve bunların kaçının platform çalışanı veya 4/a statüsünde olduğunun düzenli olarak açıklanması talep edildi. Bu verilerin şeffaf bir şekilde paylaşılmasının, önleyici çözümler ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi açısından elzem olduğu ifade edildi.