Okyanus sıcaklıklarında yaşanan artış ve bunun beraberinde getirdiği çevresel sorunlar, deniz ürünleri üretiminde kayıplara yol açarak maliyetlerin yükselmesine neden oluyor. Verilere göre, Kasım 2025’te ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı, bir kasım ayında kaydedilen en yüksek dördüncü değer olarak kayıtlara geçerken, bu seviyenin 2023 yılındaki rekor seviyeye yakın olduğu vurgulandı. Denizlerin ısınmasının hem tür kaybını hem de deniz canlılarının göç eğilimini artırarak ekosistemi tehdit ettiği, bu durumun ekonomik değeri olan türlerin üretimini olumsuz etkilediği kaydedildi.
TÜRLERİN GÖÇLERİ BALIK TÜRLERİNİN DAĞILIMINI KÖKTEN DEĞİŞTİRECEK
Merkezi İngiltere'de bulunan uluslararası araştırma kuruluşu Planet Tracker tarafından yayımlanan "Sıcağı Sıcağına Yakala: İklim Değişikliği Deniz Ürünleri Ekonomisini Vuruyor ve Sistemsel Uyum Gerektiriyor" başlıklı rapora göre, sera gazı emisyonlarının yüksek seyrettiği senaryoda deniz ürünleri ekonomisindeki gelir kaybının 2050 yılına kadar 15 milyar dolara ulaşabileceği belirtildi. Raporda okyanusların ısınması, oksijen seviyesinin azalması, asitlenme, deniz seviyesinin yükselmesi ve aşırı hava olayları ekosisteme yönelik en büyük tehditler olarak sıralandı. Bu tehditlerin deniz ürünleri sektöründe 35 farklı risk oluşturduğu, bunlar arasında avlanan balık miktarındaki değişimler, artan yakıt maliyetleri, liman kapanışları ve daralan pazar rekabetinin öne çıktığı ifade edildi.
Rapora göre, küresel ortalama sıcaklık artışının 2 derecenin altında kaldığı senaryoda küresel balık biyokütlesinin 2100 yılına kadar yüzde 7 azalacağı, artışın 4 dereceyi aşması durumunda ise bu kaybın yüzde 21'e çıkacağı öngörüldü. Okyanus ısınması nedeniyle türlerin daha serin ve yüksek enlemlere göç ettiği, sıcaklık artışının 2 dereceye ulaşması halinde dünya okyanuslarının yüzde 85'inde balık türlerinin dağılımının değişeceği vurgulandı. Düşük emisyonlu senaryoda dahi sınır aşan balık stokunun yüzde 54'ünün 2050'ye kadar Münhasır Ekonomik Bölgeler ile açık denizler arasında yer değiştireceği ve stokların büyük kısmının uluslararası sulara kayacağı kaydedildi.
Birleşik Krallık civarındaki denizlerde levrek ve hamsi gibi sıcak su türlerinin daha soğuk bölgelerde görülmeye başladığı, morina ve fener balığı gibi türlerin ise daha derin sulara göç ettiği örneklendirildi. Bering Denizi'nde 2021'deki rekor sıcaklıklar nedeniyle milyarlarca Alaska kar yengecinin öldüğü ve yıllık 200 milyon dolar değerindeki balıkçılık faaliyetinin durma noktasına geldiği belirtildi. Ayrıca deniz seviyesinin yükselmesiyle Vietnam'daki Mekong Deltası'nda tuzlu su baskınlarının arttığı, bu durumun 79 bin hektarlık karides yetiştiriciliği alanını etkilediği bildirildi.
Aşırı hava olaylarının altyapıya verdiği zarara da değinilen raporda, 2013'teki Haiyan süper tayfununun Filipinler'de balıkçılık ve tarım sektöründe 724 milyon dolar zarara yol açtığı hatırlatıldı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, hastalık ve salgınların küresel su ürünleri yetiştiriciliği sektörüne yılda yaklaşık 6 milyar dolar maliyet çıkardığı ifade edildi. Şili'de 2007-2009 yılları arasındaki somon anemisi salgını nedeniyle üretimde üçte iki oranında kayıp yaşandığı, bu krizin 2 milyar dolar zarara ve 20 bin kişinin işini kaybetmesine yol açtığı kaydedildi.





