Kılıçdaroğlu’nun özeleştirel yaklaşımının sözde kalmaması, yakın zamanda pratik adımlara dönüşmesi ve Kürtlerin temel haklarına dönük net mesajlarla birleşmesi, sürecin değişimden yana daha da hareketlenmesine yol açacaktır.

ALİ ABBAS YILMAZ *

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, iki kez ertelenen Diyarbakır ziyaretini nihayet gerçekleştirdi. “Helalleşme buluşmaları” programı kapsamında Çarşamba akşamı Diyarbakır’a gelen Kılıçdaroğlu, ilk ziyaretini HDP il binası önünde oturan “Diyarbakır Anneleri”ne yaptı.

Kılıçdaroğlu’nun “Diyarbakır Anneleri” ile görüşmesi basınla paylaşılan programda yer almıyordu ki, Perşembe günü Dengbej Evi çıkışında bazı basın mensupları Kılıçdaroğlu’na, “HDP önünde oturan Diyarbakır Annelerini ziyaret edecek misiniz?” sorusunu yönelttiler.

Kılıçdaroğlu, Perşembe sabahı eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, faili meçhul cinayet sonucu öldürülen Zübeyir Akkoç'un eşi Nebahat Akkoç, yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı'nın eşi Zeynep Mızraklı ve "Çocuklar ölmesin" ifadeleri nedeniyle cezaevine giren öğretmen Ayşe Çelik’in de aralarında bulunduğu kadınlarla kahvaltıda grüştü.

Kılıçdaroğlu saat 10:30’da Sur esnafını ziyaret etti. Gazi Caddesi’nin girişinden Balıkçılarbaşı ve oradan Melikahmet Caddesi’nde esnaf ziyareti yapan Kılıçdaroğlu’na Diyarbakır esnafı yoğun ilgi gösterdi. Kılıçdaroğlu bir muhalefet liderinden ziyade iktidara yürüyen bir lider olarak karşılandı. Kılıçdaroğlu’nun esnaf ziyaretinde adeta izdiham yaşandı. Sakızcı Memo, esnaf ziyareti boyunca Kılıçdaroğlu’nun peşinden ayrılmazken, sürekli “Başkan Başkan” diyerek tezahüratı eksik etmedi.

Esnafların sorunlarını dinleyen ve ülkede yaşanan ekonomik krizden kaynaklı kaygı içinde olan esnaflara moral vermeye çalışan Kılıçdaroğlu, “Moralinizi bozmayın, her şeyi hep beraber düzelteceğiz. Memleketi huzura kavuşturacağız. Bu toplumun kucaklaşmaya ihtiyacı var, onu da hep beraber yapacağız” ifadelerini sıklıkla tekrarladı.

Yoğun geçen esnaf ziyaretinin ardından Diyarbakır Dengbej Evi’nde Dengbejlerden Kürtçe kilam dinleyen Kılıçdaroğlu, denbej kültürüyle ilgili bilgi aldı. Dengbej kültürünü yaşattıkları için dengbejlere teşekkür eden Kılıçdaroğlu, Dengbej Evi’nden çıkışta kısa bir açıklama yaptı.

Kılıçdaroğlu, yanına gelerek, Sur’da yaşanan sorunları aktaran Ziya Gökalp Mahallesi Muhtarı Muhsin Sanay’a hitaben konuşmasında işsizliğin bütün kötülüklerin anası olduğunu belirterek, “Bir kişinin işi gücü olursa, evine ekmek götürürse, huzur içinde evine giderse, alınterinin karşılığını alırsa bu tür olaylar olmaz. İşin kökenine inmek lazım. Hiçbir insan gidip de rögar kapağını çalmak istemez. Ama açsa ne yapsın bu adam. Az kaldı, inşallah Türkiye’nin varolan sorunlarının tamamını birlikte çözeceğiz. Biliyorum büyük sıkıntılar var, zaten o sıkıntıları yerinde görmek, çözmek için geldim. Uyuşturucu sorununa değindiniz, çok ağır bir sorun. Türkiye’nin her yerinde maalesef var. Bakın hiçbir uyuşturucu baronu hapiste değil. Ama bir laf etti diye yakalayıp hapse atıyorlar. Niye uyuşturucu baronları hapiste değil? Uyuşturucu baronlarının arkasındaki siyasi güç hangisi? Bunları da düşünün” ifadelerini kullandı.

Gözden kaçırmayın

Yöneylem Araştırması: Yeni seçmenlerin adresi açık ara CHP Yöneylem Araştırması: Yeni seçmenlerin adresi açık ara CHP

chp kemal kılıçdaroğlu diyarbakır 1

Kılıçdaroğlu’nu Dengbej Evi ziyaretinden sonra Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde coşkulu bir kalabalık bekliyordu. Diyarbakır genelinde bin 300 katılımın sağlandığı üye katılım töreninde konuşan Kılıçdaroğlu, sözlerine özeleştiri ile başladı. Ankara’da oturarak Diyarbakır’dan oy alınamayacağına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, kabahatin kendilerinde olduğunu ve Diyarbakır’ı uzun yıllar ihmal ettiklerini söyledi. Kılıçdaroğlu “CHP bu bölgeye fazla gelmez onun farkındayım. CHP’nin Diyarbakır’da fazla oyu yok onun da farkındayım. Ama bunun kabahati Diyarbakırlılarda değil, bunun kabahati bizde. Gelmedik, oturmadık, konuşmadık, çayınızı, kahvenizi içmedik, sofranıza oturmadık. Ankara’da oturduk güzel güzel laflar ettik, ‘niye bize oy vermiyorlar’ dedik. Oy istiyorsan gideceksin, vatandaşın derdini dinleyeceksin, Sofrasına oturacaksın. Çayını içeceksin, derdini dinleyeceksin ondan sonra diyeceksin ki ben sizin dertlerinizi çözmeye talibim. Buraya geldim, sizin dertlerinize talibim. Dertlerinizi çözeceğim. Emin olun az kaldı. Geliyor gelmekte olan ve geleceğiz” ifadeleriyle Diyarbakır halkına hem özeleştiri hem de umut verdi.

Bülent Ecevit’in “Ne ezan ne ezilen, insanca, hakça bir düzen” sözleriyle gençliğe seslenen Kılıçdaroğlu, akşam saatlerinde STK ve Muhtarlarla yaptığı buluşmada da Diyarbakır’ı ihmal ettikleri yönünde özeleştirilerini sürdürdü.

Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır ziyaretinin özünü CHP’nin yıllardır Ankara’ya hapsolan, Diyarbakır ve bölgeyi ihmal eden yaklaşımının özeleştirisi oluşturdu. Kılıçdaroğlu, “helalleşme”, huzur, barış genel söylemi ile Diyarbakır ziyaretini sonlandırdı. Kürt sorunu, Kürt sorununun çözümü, anadil sorunu gibi burjuva partilerince netameli sayılan başlıkları teğet geçerek, genel toplumsal sorunlar şemsiyesi altında bir Diyarbakır turunu noktaladı.

Ancak Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorunu” konusunda bir çift söz etmemesine rağmen Diyarbakır’da büyük bir coşkuyla karşılanması aslında yurttaşların yaşadığı ekonomik zorlukların ne denli yakıcı olduğuna ve bu sorunlardan kurtulmanın öncelikli hale geldiğine işaret ediyor. Ucuz sıvı yağ kuyrukları, kabaran elektrik, doğalgaz faturaları, işsizlik ve geleceksizliğe mahkum edilen gençliğin yaşadığı bunalım ülke yönetiminde yeni yüzlerin ne denli ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Kılıçdaroğlu’nu Diyarbakır’da karşılayan kitlenin coşkusu, Diyarbakırlı yurttaşların değişimden yana olduklarını net bir biçimde gösteriyor.

Kılıçdaroğlu’nun özeleştirel yaklaşımının sözde kalmaması, yakın zamanda pratik adımlara dönüşmesi ve Kürtlerin temel haklarına dönük net mesajlarla birleşmesi, sürecin değişimden yana daha da hareketlenmesine yol açacaktır.

Sözün özü özeti, Diyarbakır değişime hazır, tabii Kılıçdaroğlu da hazırsa.

* Gazeteci