Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Suriye'nin kuzey kesimlerinde yaşanan gelişmelere dair kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Konfederasyonun sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılan açıklamada, "Rojava’ya yönelik kuşatmanın derhal sonlandırılması, su, elektrik, gıda ve sağlık altyapısına yönelik saldırıların durdurulması, kuşatma altındaki şehirler için acil ve kesintisiz insani yardım koridorlarının açılması ve sivillere yönelik saldırılarda sorumluluğu bulunan tüm güçler hakkında bağımsız ve uluslararası soruşturma mekanizmalarının işletilmesi için başta Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) olmak üzere tüm uluslararası emek ve demokrasi güçlerini göreve ve sorumluluk almaya çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.
ULUSLARARASI HUKUK VE SAVAŞ SUÇU VURGUSU
Suriye'nin kuzeyinde ve Rojava bölgesinde yüz binlerce sivilin Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) güçlerinin kuşatması altında yaşam mücadelesi verdiği kaydedilen açıklamada, ateşkes ilanlarına rağmen saldırıların sürdüğü ve ciddi savaş suçlarının işlendiği belirtildi. Şehirlerin kuşatılması nedeniyle bölge halkının su, elektrik, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimden sistematik olarak yoksun bırakıldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca şu ifadeler kullanıldı:
"Bölge halklarının toplu biçimde soykırıma uğratılma tehdidi, yalnızca bir 'çatışma hali' değil; uluslararası insancıl hukukun ve temel insan haklarının ağır ve süreklilik arz eden ihlalidir. IŞİD türevi örgütlerin bileşiminden oluşan HTŞ güçlerinin kuşatması altında şimdiye kadar en az altı çocuk donarak yaşamını yitirdi. Halen yüz binlerce çocuk ve sivil açlık ve donma tehlikesiyle karşı karşıya. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan ciddi sorunlar nedeniyle, tedavi edilebilir durumda olan binlerce insanın dahi yaşamını yitirme riski bulunmaktadır. Çocukların yaşam hakkı ile eğitim hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Rojava’da eğitim fiilen durdurulmuş; okullar işlevsiz hale getirilmiş, eğitim emekçileri ve öğrenciler kuşatma ve şiddet ortamında, can güvenliği olmayan koşullara terk edilmiştir."
"TOPLUMSAL YAŞAM KOŞULLARININ YOK EDİLMESİ ULUSLARARASI BİR SUÇTUR"
KESK tarafından yapılan açıklamada, 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri'ne atıfta bulunularak, sivillerin her koşulda insanca muamele görme hakkı olduğu ve temel ihtiyaçlara erişimin engellenmesinin yasaklandığı hatırlatıldı. Özellikle Kobanê başta olmak üzere bölgede su ve elektriğin kesilmesinin savaş suçu teşkil ettiği vurgulanırken, sürdürülen politikaların BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, 6 Ocak 2026 tarihinden bu yana binlerce eski IŞİD militanının serbest bırakılmasının dünya için ciddi bir tehdit oluşturduğu kaydedildi. Uluslararası emek örgütlerine, bölgedeki yaşam ve çalışma hakkı ihlallerine karşı net bir tutum almaları ve insani yardımın önündeki engellerin kaldırılması için baskı mekanizmalarını harekete geçirmeleri yönünde çağrı yapıldı.