Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Tunceli Şubeler Platformu, Gülistan Doku soruşturması ve kentteki diğer şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekmek amacıyla Sanat Sokağı’ndan Kışla Meydanı’na kadar bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.
KESK Tunceli Şubeler Platformu adına açıklamayı okuyan Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Şube Eşbaşkanı Serap Kahraman, Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp vakası olmaktan çıktığını ifade etti. Kahraman, dönemin mülki idare amirlerinden üniversiteye, hastanelerden emniyete kadar uzandığı öne sürülen koruma ve cezasızlık düzeninin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Kentteki şüpheli ölümler ve delil karartma iddiaları karşısında kamu makamlarının etkin soruşturma yürütmediğini savunan Kahraman, yaşananların yapısal bir çürümenin göstergesi olduğunu dile getirdi. Dersim’de meydana gelen tüm şüpheli kadın ölümlerinin bağımsız ve tarafsız bir şekilde yeniden soruşturulması gerektiğini vurgulayan Kahraman, hiçbir makamın veya kurumsal aidiyetin cezasızlık zırhına dönüşmemesi gerektiğini kaydetti.
"HİÇBİR DOSYA KARANLIKTA BIRAKILMASIN"
Özellikle Gülistan Doku'nun arkadaşı Rojvelat Kızmaz’ın ölümü ve kamuoyunda kuşku uyandıran diğer olayların aydınlatılmasını talep eden Kahraman, hastanelerdeki veri silme işlemlerine yönelik de sorular yöneltti. Söz konusu işlemlerin hangi yetkiyle yapıldığının ve kayıtların neden geri getirilemez şekilde ortadan kaldırıldığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Güvenlik kamera sistemlerinin keyfi kullanımının kamu güvenine darbe olduğunu belirten Kahraman, dönemin rektörü dahil ilgili kişilerin yargı önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi. Kahraman, açıklamasının sonunda mücadelenin süreceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Gülistan Doku için hakikat açığa çıkıyorsa, Rojvelat Kızmaz, Rojin Kabaiş ve Esma Kılıçaslan için de açığa çıkacaktır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmasın diye mücadele edeceğiz."(ANKA)