Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan "casusluk" iddianamesine yönelik açıklamalarda bulunarak eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaştı. Karabat, söz konusu belgenin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik veri kopyalama suçlamalarının gerçeği yansıtmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
RESMİ BELGELERLE VERİ KOPYALAMA İDDİASI ÇÜRÜTÜLDÜ
Sosyal medya hesabı üzerinden 2 Eylül 2019 tarihli İçişleri Bakanlığı belgesini paylaşan Karabat, hazırlanan iddianamenin hukuk ve mantıktan yoksun olduğunu vurguladı. Verilerin yedeklenmesi suçlamasının devletin resmi kayıtlarıyla daha önce çürütüldüğünü kaydeden Karabat, Süleyman Soylu döneminde İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan incelemede verilerin kopyalanmadığının resmi olarak kayda geçtiğini bildirdi. Bu sürecin demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hedef alan faaliyetlerin bir devamı olduğunu ifade eden Karabat; diploma iptali, rüşvet iftiraları ve sözde casusluk kumpasının meşru muhalefeti yok etmeye yönelik faaliyetler olduğunu belirtti.
Özgür Karabat, iddianamede belediye başkanı olmaya çalışmanın veya cumhurbaşkanı adayı olmanın suç gibi gösterilmesini eleştirerek, bu durumun Anayasa’nın 67’nci maddesinde yer alan seçme ve seçilme hakkına aykırı olduğunu söyledi. Yargı mekanizmasının anayasal hükümleri ortadan kaldırmaya çalıştığını ifade eden Karabat, meşru siyasi faaliyetlerin casusluk adı altında engellenmeye çalışıldığını vurguladı.
HÜSEYİN GÜN VE İDDİANAMEDEKİ EKSİKLER
İddianamedeki temel suçlamalardan biri olan İBB verilerinin "darkweb"e yüklenmesi iddiasına da değinen Karabat, bu suçlamanın da resmi belgelerce yalanlandığını belirtti. Ajanlık suçlamasında hangi ülke lehine faaliyet yürütüldüğüne dair hiçbir bilgi bulunmadığını kaydeden Karabat, iddianamenin ana aktörü olarak gösterilen Hüseyin Gün’ün Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve eski bakanlarla çekilen fotoğraflarının iddianameye dahil edilmediğine dikkat çekti.
Halkın bu süreçlerin farkında olduğunu belirten Karabat, ailelerin davaya dahil edilmesinin inandırıcılığı artırmayacağını ve bu durumun sandıkta karşılık bulacağını ifade etti. Karabat ayrıca şunları kaydetti: "Sözde casusluk iddianamesi tel tel dökülüyor, iddianame, diğer kumpas davaları gibi hukuktan ve mantıktan yoksundur. Verilerin yedeklenmesi suçlaması var ve bu devletin resmi belgelerinde daha önce çürütülmüştür. Ekrem İmamoğlu’nun verileri yedekleme talimatı savcının suçlamaları arasında. Halbuki o talimat sonrasında Süleyman Soylu döneminde İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan incelemede verilerin kopyalanmadığı resmi olarak kayda girdi."






