CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında hububat üretimindeki düşüşten ithalata, destek yetersizliğinden artan maliyetlere kadar tarım sektörünün temel sorunlarını değerlendirdi. Gürer, Türkiye'nin gıda arzı açısından riskli bir sürece girdiğini ifade ederek, “Üretenin yanında duran bir politika yok. Bu gidişle gıda arzında sorun yaşanabilir” dedi.
ÜRETİMDEKİ DÜŞÜŞ VE İTHALAT
Ülkede tarımın sorunlarının derinleştiğini kaydeden Gürer, bu konuda yapılan açıklamaların işin özünün fark edilmediğini ve hala algıyla sürecin yönetilmek istendiğini gösterdiğini belirtti. Gürer, şunları kaydetti:
“2024 yılında buğday üretimimiz bir önceki yıla göre yüzde 5,5 oranında azaldı. Arpa üretimimiz yüzde 12 oranında azaldı. Çavdar yüzde 15,2 oranında azaldı. Yulaf üretimi yüzde 4,9 oranında azaldı. Mısır üretimi de yüzde 10 oranında azaldı. Şimdi o dönemki azalma zirai donla kuraklıkla ifade edilecek bir durum değildi. 2025 yılı 2024 yılına göre buğday üretimimiz yüzde 13,7 oranında azalırken arpa üretimimiz yüzde 25,9 oranında, çavdar üretimimiz yüzde 20,9 oranında, yulaf üretimimiz yüzde 26,3 oranında azaldı. Mısırda yüzde 4,9'luk bir artış gerçekleşti. Bitkisel üretim ise 68,1 milyon ton olarak gerçekleşti. İki yıllık kayıp yaklaşık 8 milyon tonu aştı. 2002 yılında Türkiye 19 milyon 500 bin ton buğday üretirken 2025 yılında 17 milyon 900 bin tona düştü. Nüfus 30 milyon artmış ama üretim düşmüş. Keza arpa 2002 yılında 8 milyon 300 bin ton üretilirken 2025 yılında 6 milyon tona geriledi.”
Gürer, 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin buğday ithalat verilerini de paylaşarak, şöyle devam etti:
“2025 yılında tohumluk hariç makarnalık buğday 190 bin 926 ton ithal edilmiş ve 56 milyon 119 bin 274 dolar yurt dışına ödenmiş. Tohumluk hariç diğer buğdayda ise 4 milyon 379 bin 343 ton buğday karşılığında 1 milyar 102 milyon 938 bin 104 dolarımız yurt dışına gitmiş. 2025 yılında toplam 4 milyon 570 bin 269 ton buğday karşılığında 1 milyar 159 milyon 57 bin 378 dolar ödenmiş. 2026 yılında tohumluk hariç makarnalık buğday olarak şu ana kadar 101 bin 30 ton buğday karşılığında 28 milyon 984 bin 524 dolar yurt dışına ödenmiş. Tohumluk hariç diğer buğday ise 814 bin 385 ton karşılığında 202 milyon 32 bin 806 dolar ödeme yapılmış. Böylece 2026 yılının başında toplam buğday ithalatı 915 bin 415 ton olurken 231 milyon 17 bin 330 dolar döviz yurt dışına gitmiş. Bu rakamların içinde işleme rejimi kapsamında getirilen buğdayla ilgili verilere erişemiyoruz. Ticari sır kapsamına sokularak saklı tutuluyor.”
TOPAK MAHSULLERİ OFİSİ ALIMLARI DÜŞÜYOR
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım politikalarını eleştiren CHP’li Gürer, “2023 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından buğday alımı 12 milyon ton iken 2024 yılında bu miktar 3,5 milyon tona düştü. 2025 yılı programında da 2,5 milyon tona düştüğü görülüyor. Toprak Mahsulleri Ofisi neden çiftçinin yanında durmuyor?” diye sordu. Gürer, Bakanlığın yeterlilik açıklamasına da tepki göstererek, “2002’nin altında üretim var. 30 milyon nüfus artmış. Buna rağmen yeterlilik var deniyor. Bu yeterliliği kim hesaplıyor?” ifadelerini kullandı.
Gürer, don riskiyle ilgili üreticilerin yalnız bırakıldığını belirterek, “Don olursa üreticiye ot çöp yakmanın dışında hangi yolu gösterdiniz? Hangi eğitimi verdiniz?” diye sordu. Buğday alım fiyatlarına da değinen Gürer, “Taban fiyat uygulamasından vazgeçtiniz. Geçen yıl buğdayı tüccar 11 liradan aldı. Taban fiyat uygularsanız çiftçi zarar etmeden üretimini sürdürebilir. Buğdayın ne olacağını öngöremedik diyorlar. Başka ürün arayışları içindeler. Bu da hububatta dışa bağımlılığı artırıyor” dedi.
DESTEKLER YETERSİZ, ÇİFTÇİ BORÇLU
Tarım Kanunu’na göre çiftçiye verilmesi gereken desteklere değinen Gürer, “Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre milli gelirin yüzde 1’i çiftçiye verilmelidir. 2026 yılında verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Verilen destek ise 168 milyar lira” dedi. Gürer, artan maliyetlere de dikkati çekerek, “Mazot 80 liraya dayandı. Elektriğe gelen zam sulama suyu fiyatlarını artıracak. Gübre, ilaç, tohum, işçilik hepsi arttı. Çiftçinin 1 trilyon 300 milyar lira kredi borcu var” diye konuştu.
Gürer, işlenmeyen arazilerle ilgili Bakanlığın açıklamalarını da eleştirerek, “İki yıl üst üste ekilmeyen arazilerle ilgili açıklamalar yapılıyor. Çiftçi zevkine mi tarlasını boş bırakıyor? Destekler yeterli olsa kimse tarlasını boş bırakmaz. Yüzde 65 sahipleri tarafından işlendi deniyor. Ama neden işlenmediği sorgulanmıyor. Çiftçi zarar ettiği için ekmiyor” ifadelerini kullandı.





