Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 2025 ve 2026 yılının Ocak-Şubat dönemlerine ilişkin bütçe verilerini karşılaştırdı. Bütçe gelirlerinin iki aylık dönemde yüzde 69,1 artışla 2 trilyon 774 milyar 838 milyon liraya ulaştığını, vergi gelirleri tahsilatının ise aynı dönemde yüzde 67,2 artarak 2 trilyon 303 milyar 196 milyon lira olduğunu açıkladı.
Karabat, paylaştığı tabloda faiz giderlerine ilişkin verilere de yer verdi. Buna göre, 2025 Ocak-Şubat döneminde 302 milyar lira olan faiz gideri, 2026’nın aynı döneminde yüzde 111 artarak 640 milyar lirayı aştı.
“FAİZDEKİ HER ARTIŞ EĞİTİM VE SAĞLIKTAN KESİLEN PAYDIR”
Bütçede en kritik kalemlerden birinin cari transferler olduğunu belirten Karabat, bu kalemin emekli maaşları, sosyal yardımlar ve SGK açıkları gibi devletin karşılıksız yaptığı ödemeleri kapsadığını söyledi. Cari transferlerin Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artarak 1 trilyon lirayı aştığını aktardı.
Sermaye giderleri ve transferleri, yani yatırım için ayrılan tutarın 63 milyar lira olduğunu belirten Karabat, “Faize ödenen miktar ise 640 milyar TL. Yani AKP’nin bütçesinde faize, yatırımın 10 katından fazla para ödeniyor” dedi.
Karabat, “Faizdeki her artış; eğitimden, sağlıktan, yatırımdan kesilen pay anlamına geliyor. Emekliye bin TL fazla ikramiye veremeyenler, faiz baronlarına trilyonlar aktarıyor” ifadelerini kullandı.
“BU BÜTÇE OTORİTER REJİMİN YARATTIĞI YIKIMIN BÜTÇESİDİR”
Bütçe gerçekleşmelerinin TÜFE’nin üzerinde arttığına dikkat çeken Karabat, bunun TÜİK’in enflasyon hesaplamalarının gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini savundu.
Karabat, “İşçi ve memur kölelik şartlarında çalışıyor. Emekli açlık sınırının altında maaş alıyor. Ne yatırım yapılıyor ne de vatandaşa refah sağlanıyor. Para nereye gidiyor? Faize ve borçlara... Böylece yeni borçlanma yapılıyor” dedi.
“Bu bütçe, otoriter bir rejimin yarattığı yıkımın bütçesidir. Zengini daha zengin eden, fakiri iyice sefalete batıran projenin adıdır” ifadesini kullanan Karabat, “Duvara toslamak üzereyiz, ancak tünelin sonunda ışık arıyoruz” diye konuştu.




