Kadın Meclisleri: Kadın Bakanlığı yoksa biz varız

Kadın Meclisleri, ''Kadın Bakanlığı yoksa biz varız'' başlıklı bir açıklama yayınladı. 24 Haziran erken seçimlerindeki tüm engellemelere rağmen kadın milletvekilli sayısının 103’e yükselmesinin ka...

Yayınlanma
9 Paylaşım
4 Dk Okunma Süresi
Kadın Meclisleri, ''Kadın Bakanlığı yoksa biz varız'' başlıklı bir açıklama yayınladı. 24 Haziran erken seçimlerindeki tüm engellemelere rağmen kadın milletvekilli sayısının 103’e yükselmesinin kadın temsiliyetinin artması açısından önemli olduğunu belirten Kadın Meclisleri, bunun tek başına yeterli olmadığını, güçlü bir kadın politikasının şart olduğunu söyledi.
[mks_dropcap style="letter" size="52" bg_color="#ffffff" txt_color="#000000"]K[/mks_dropcap]adın meclisleri yayınladığı açıklamada “Toplumun en çok baskıya, eşitsizliğe uğrayan ama en çok mücadele edenleri olarak kadınlar, seçim sürecinde kadınların lehine siyaset yapanlarla seçim çalışması yaptı, seçim gününde oylarına da sahip çıktı. 24 Haziran erken ve baskın seçimlerindeki tüm engellemelere rağmen kadın milletvekilli sayısının 103’e yükselmesi ve kadın temsiliyetinin artması önemli; ancak tek başına yeterli değildir. Güçlü bir kadın politikası şarttır” dedi. ''YENİ SİSTEM KADINLARA BİR ŞEY VAAT ETMİYOR'' Türkiye'nin artık resmen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetildiği belirtilirken yeni sistemin ise kadınlara yeni hiçbir şey vaat etmediği söylendi. Eylül ve Leyla'nın cinayetlerine de değinen açıklama ''Ardı ardına kadın cinayeti haberlerinin gelmesi,  kadın düşmanı açıklamaların gelmesi tesadüf değil. Tüm bunlar kadınlar ve çocuklar için nasıl bir toplum inşa etmek istediklerinin göstergesi'' diye devam etti.

''KADINLAR VE ÇOCUKLAR İÇİN BAKANLIK ŞART''

Her gün çocukların cansız bedenlerinin bulunduğu, kadın cinayetleri, şiddet ve çocuk istismarının her geçen gün arttığı söylenen açıklamada genç kadınlara tek vaat edilenin geleceksizlik olduğu ifade edildi. Kadınların ve çocukların sorunlarının arttığı bu süreçte temel çözümün ayrı birer bakanlık olduğu belirtildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile birleştirilmesine ilişkin ''Artık bir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bile yok. Ama kadınlar; çocuklara ve kadınlara sahip çıkmak için ellerinden geleni yapmaya devam edecek.  Nasıl ki mücadelemizle çocukların istismarcısıyla evlendirilmesini önergesini yırtıp attıysak, kıyafet bahanesiyle saldıranlara karşı binlerce kadın meydanlara aktıysak; bundan sonra da istismarın üzerini örtmenize izin vermeyecek, kadın düşmanı politikalarınızın yine karşısında olacağız'' dendi. ''İDAM, HADIM GİBİ ADALETTEN UZAK YÖNTEMLERE İZİN VERMEYECEĞİZ'' Meclis açıldığında cinsel istismar yasalarının düzenlemeleriyle ilgili ''İlk iş olarak cinsel istismar yasalarıyla ilgili düzenlemeleri meclise getireceğini söyleyenlere, biz de şimdiden söyleyelim; kadınlar ve çocukların korunması için mevcut yasalar uygulanmazken; idam, kimyasal hadım gibi insan haklarına aykırı, adaletten uzak yöntemlerle çözümden kaçmanıza izin vermeyeceğiz'' ifadeleri kullanıldı. Açıklamada kadınlar ve çocukların korunması için gereken maddeler şu şekilde belirtildi: ''Evrensel bütün haklarımız korunmalı. Çocuk Hakları Sözleşmesi, İstanbul Sözleşmesi tam olarak uygulanmalıdır. Failleri korumaya çalışan uygulamalara, cezasızlığa son verilmeli, indirim uygulanmamalıdır. Hadım, idam insan haklarına aykırıdır. Mevcut cezalar uygulanmazken, insan haklarına aykırı yöntemlere başvurmak sorunun üstünü örtecektir. Kadınlar ve çocuklar için iki ayrı bakanlık kurulmalıdır. Çocuk haklarını esas alan politika geliştirilmeli, çocuklar cinsiyeti dolayısıyla ayrıştırılmamalıdır.'' ''BAKANLIK YOKSA BİZ VARIZ'' Kadınların medeni, çalışma, siyasi ve sosyal haklarının önünü açacak, eşit yaşam hakları için kendi örgütüyle politikalar üretebileceği sorunlara karşı somut ve hızla adım atabileceği Kadın Bakanlığı taleplerinden vazgeçmediklerini belirten açıklamada ''Kadın Bakanlığı kurulana kadar da mevcut bakanlığın takibinde olacağız. Bakanlık yoksa biz varız, kadınlar ve çocuklar için ne gerekiyorsa yapacağız'' denildi. ''MÜCADELEMİZLE TOPLUMA YOL OLACAĞIZ'' En fazla baskıya uğrayanların ama aynı zamanda da en fazla direnenlerin kadınlar olduğu söylenen açıklamada ''Önümüze yeni zorluklar çıksa da yüzyıllar boyunca tüm baskılara rağmen mücadele etmekten asla vazgeçmedik; şimdi de durmayacağız, mücadele edeceğiz. Tarih seçme hakları için mücadele eden suffragetteler, dikta yönetimine karşı mücadele eden Mirabel kardeşler gibi binlerce kadınla dolu. Sadece kendi haklarımız için değil, tüm toplumun sorunları için mücadelede en önde yer almaya devam edeceğiz'' ifadeleri kullanıldı.
Ülkenin yarısı olan ve farklı görüşlerden kadınların yan yana gelip mücadeleden vazgeçmediği belirtilen açıklama şöyle devam etti: ''Bize düşense, kadınların yararına olan Kadın Bakanlığı’nın kurulması için ve ülkede haklarımızın teminatı olan demokrasi, eşitlik ve özgürlük için tüm toplumla birlikte mücadele etmektir.”
 

Yorumlar