İstanbul’da gazeteciler, Diyarbakır’da bir haftadır gözaltında tutulan Kürt gazetecilere destek eylemi yaptı.

8 Haziran’da aralarında DFG Eşbaşkanı Serdar Altan’ın ve JINNEWs’ın Müdürü Safiye Alagaş'ın da bulunduğu 21 gazeteci Diyarbakır’da gözaltına alınmıştı. Bugün İstanbul’da gazeteciler, Kadıköy Süreyya Operası önünde gözaltılarla ilgili basın açıklamalarını okumak üzere toplandı. 

“GERÇEKLER YAZILMASIN DİYE…”

Açıklamada önce HDP Milletvekili Dilşat Canbaz konuştu:  

“Hepimiz biliyoruz ki bütün kurumlarımıza, her yere yapılan saldırıların sebebi AKP-MHP iktidarının çözümsüzlüğüdür. Bir çıkmazın içindeler ve her gün bu çıkmazla beraber yeni operasyon ve gözaltılarla uyanıyoruz. 8 Haziran’da Diyarbakır’da 20’si gazeteci 22 kişi gözaltına alındı. Gazeteci diye üzerine ısrarla bastırıyoruz. Yazı işlerini, editörlüğü, gazeteciliği yapmanın bu ülkede suç sayıldığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Nereden biliyoruz? Bugün Türkiye’nin hapishanelerine bakın, kaç gazeteci var, kaç gazeteci sürgünde? (...) 20 yıl içerisinde bu kadar ifade özgürlüğüne ve basına tahammülsüzlük şu ortamdaki kolluktan bile belli oluyor. Sokaklara her çıktığımızda, her basın açıklamasında biliyoruz ki ilk önce barikatlar yanımızda olan gazeteci arkadaşlarımıza kuruluyor resimler alınmasın diye. İlk gözaltılar, ilk şiddet onlara uygulanıyor gerçek yazılmasın diye. 8 Haziran’da alınan 20 gazeteci arkadaşımızla ilgili bir delil bulamadılar. Suç üretmek için 8 gün gözaltında tuttular. Arkadaşlarımız hakikati yazmaya, gerçeğin peşinde gitmeye devam edecek. Biz de onların yanında, gazeteciliğin, ifade özgürlüğünün suç olmadığını bir kez daha savunarak buradan destek veriyoruz. Diyarbakır’da gözaltında tutulan arkadaşlarımızın serbest bırakılacağına inanıyoruz. Bir kez daha söylüyoruz ki basın susturulamaz, basın işini yapmaya devam edecek.”

Gazeteciler adına konuşan Pınar Gayıp, Diyarbakır’da yaşananları şöyle aktardı:

“Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 8 Haziranda evlerine düzenlenen baskınlarla Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Serdar Altan, Xwebûn Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, JİNNEWS Müdürü Safiye Alagaş, JINNEWS editörü Gülşen Koçuk, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Aziz Oruç, gazeteciler Ömer Çelik, Suat Doğuhan, Ramazan Geciken, Esmer Tunç, Neşe Toprak, Zeynel Abidin Bulut, Mazlum Doğan Güler, Mehmet Şahin, Elif Üngür, İbrahim Koyuncu, Remziye Temel, Mehmet Yalçın, Abdurrahman Öncü, Lezgin Akdeniz, Kadir Bayram ve Feynaz Koçuk gözaltına alındı. İlgili dosyaya 'kısıtlılık' getirilerek 3 defa gözaltı süresi uzatıldı. 8 Haziran’dan bu yana gazeteci arkadaşlarımız hukuksuz ve keyfi bir şekilde gözaltında tutuluyor. Gözaltındaki arkadaşlarımız tek kişilik hücrelerde tutuluyor, tuvalete dahi gitmeleri engelleniyor.”

SOSYAL MEDYA YASASINA TEPKİ GÖSTERDİLER

Pınar Gültekin'in katilinin avukatı Erinan, kamuoyundan "sabır ve sükunet" istedi Pınar Gültekin'in katilinin avukatı Erinan, kamuoyundan "sabır ve sükunet" istedi

Gayıp, polis tarafından maruz bırakıldıkları baskı ve şiddetin yanında, halkın haber alma hakkının engellendiğini vurguladı: 

“Çeşitli genelgelerle birçok eylemde bizlerin görüntü alması yasaklanıyor, ekipmanlarımız yerlere atılarak, kırılarak çekim yapmamız engelleniyor. Ayrıca yine birçok eylemde polisin fiziki şiddetine maruz kalıyoruz. Sık sık haber sitelerimiz kapatılıyor, haberlerimiz engelleniyor. Bununla yetinmeyen devlet şimdi de “Dezenformasyon Yasası”yla özgür basını, muhalif basını susturmak istiyor. Bizler buradan bir kez daha söylüyoruz ki baskılarınız, şiddetiniz, yasalarınız, genelgeleriniz gerçeğin haberini yapmamızı engelleyemeyecek.

Her gün haber peşinde koşarken bir yandan da meslektaşlarımızın davalarına katılmaya, onlarla dayanışma eylemi yapmaya çalışıyoruz.

Bu saldırılarla bir yandan halkın gerçekleri öğrenmesi, haber alma hakkı engellenmek isteniyor. Diğer yandan saraya biat eden gazeteciler yaratmak isteniyor. Bizler Özgür Basın Emekçileri olarak iktidarın gazetecileri olmayacağız. Her zaman gerçekleri yazmaya, kadınların, LGBTİ+’ların, öğrencilerin, işçilerin, halkların direnişini yaymaya, seslerini duyurmaya devam edeceğiz. Yaratılmak istenilen karanlığa her gün çomak sokmaya devam edeceğiz. Korkuları bundandır ve bizler bu korkularını gerçeğe çevireceğiz.’’