ORDU

İşbakan: Ötv muafiyetindeki hak kaybı açık bir krizdir

Ordu İl Engelli Meclis Başkanı Ümit İşbakan, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası yüzde 90 altı engelli bireylerin ÖTV muafiyetiyle araç alamadığını belirterek, “Sosyal devlette artık her güne yeni bir hak kaybıyla uyanmak istemiyoruz” dedi.

Abone Ol

Ordu İl Engelli Meclis Başkanı Ümit İşbakan, yaptığı yazılı açıklamada, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı sonrası Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7/2-c maddesinde yer alan engelli bireylerin araç alımına ilişkin düzenlemenin 26 Mart 2026 itibarıyla yürürlükten kalktığını hatırlattı.

HAK KAYBI DEĞİL, KRİZ

İşbakan, bugün itibarıyla yüzde 90 altı engelli bireylerin ÖTV muafiyetiyle araç alamadığını vurgulayarak, bu durumun resmi yazıyla “İstisnanın uygulanması mümkün bulunmamaktadır” ifadesiyle bildirildiğini kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10, 61 ve 153’üncü maddelerine işaret eden İşbakan, mevcut hakkın ortadan kaldırıldığını, yeni bir düzenleme yapılmadığını ve engelli bireylerin açık bir belirsizlik içinde bırakıldığını söyledi.

ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLERE DE DİKKAT ÇEKTİ

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 9 ve 20’nci maddelerini hatırlatan İşbakan, bugünkü tablonun engelli bireylerin hareket özgürlüğünü sınırladığını ve bağımsız yaşam hakkını zedelediğini belirtti.

İşbakan, “Bu durum, yalnızca teknik bir düzenleme değil, doğrudan temel haklara müdahaledir. Araç, engelli bireyler için bir lüks değil; hayata katılımın temel aracıdır” ifadelerini kullandı.

ÇAĞRI: ACİL YASAL DÜZENLEME YAPILMALI

Ordu İl Engelli Meclis Başkanı, şu taleplerde bulundu:

  • Yüzde 90 altı engelli bireylerin araç alım hakkını yeniden sağlayacak acil yasal düzenleme yapılmalı.

  • Mevcut haklar korunmalı, geriye gidişe izin verilmemeli.

  • Araç yenileme süresi 10 yıldan 5 yıla düşürülmeli.

  • Oluşan hukuki boşluk derhal giderilmeli.

İşbakan, “Engelli bireyler yardım değil, anayasal ve uluslararası güvence altındaki haklarının korunmasını istemektedir. Hiç kimse, temel hakların ortadan kalktığı bir düzende sessiz kalmaz. Bu hak yeniden tanımlanana kadar sürecin takipçisi olacağız” dedi.