GÜNDEM

İmamoğlu: Bu ülke bir yılda 150 milyar dolar kaybetti, bu dava öyle sıradan bir dava değil

İBB davasının 7'nci gününde söz alan Ekrem İmamoğlu, davanın önemine dikkat çekerek mahkeme heyetinden kısıtlamaların kaldırılmasını ve bazı sanıkların tahliyesini talep etti.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 407 sanıklı İBB davasının görülmesine, 7'inci günde Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde devam ediliyor.

Duruşmanın başlangıcında 3 dakikalık söz hakkı alan İmamoğlu, mahkeme heyetine bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında duruşma salonundaki mevcut durumu "asimetrik" olarak nitelendiren İmamoğlu, yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek müzakere kanallarının açık tutulması durumunda kimsenin mahkemeye saygısızlık yapmayacağını ifade etti. İmamoğlu ayrıca, duruşma salonuna girişte uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasını istedi.

İBB DAVASINDA KISITLAMA ELEŞTİRİSİ

Ramazan Bayramı öncesinde gerçekleştirilen oturumda İmamoğlu, ailelerin duruşmaya katılımı, avukat sayısı ve basın mensuplarının takibi konularındaki sınırlamaları eleştirdi. İmamoğlu ayrıca şunları kaydetti: "Ramazan Bayramı’na gireceğiz ve bugün bayramdan önceki son gün. Dolayısıyla tabii ki bir olgunlaşma, bir takım süreçlerin işlediği; karşılıklı müzakere ve diyalog süreçlerinin yaşandığı bir dönem oldu. İstenmeyen şeyler oldu ya da insanların kendi sıkıntılarından ve yaşadıklarından kaynaklanan talepleri oldu. Bu çerçevede, benim gözlemlediğim kadarıyla burada gerçekten asimetrik bir durum, yaşanan bir sıkıntı var. Örneğin ailelerden bir kişi alınıyor. Bu insanların 'bir kişi' diye bir kısıtlamayla buraya gelmelerinin doğru olmadığını düşünüyorum."

Savunma tarafındaki avukat sayısının üç ile sınırlandırılmasını ve basın mensuplarının duruşmayı uzaktan izlemek zorunda bırakılmasını da eleştiren İmamoğlu, bu durumun mahkemenin itibarını zedelediğini ifade etti. İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yöneticilerinin ve başkanvekilinin de duruşmayı doğrudan takip edebilmesi gerektiğini belirtti. İmamoğlu ayrıca şu ifadeleri kullandı: "Bunlar bir çete değil; ayıplı bir suçun peşinde koşan insanlar da değil. Bunlar itibarlı, liyakatli; burada olan ve olmayan, geçmişi güçlü insanlardır. Bu tür asimetrik sınırlamaların ve kısıtlamaların ne size, ne heyetinize ne de burada yargılanan insanların adil yargılanma süreçlerine en ufak bir katkısı yoktur."

Davanın Türkiye ve dünya için önemine değinen İmamoğlu, mahkeme heyetinin büyük bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. İmamoğlu konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Son olarak, 'sürpriz' dediğim çıkışların bu ülkeye çok şey kazandıracağını düşünüyorum. Bu ülke bir yılda 150 milyar dolar kaybetti. Bu dava öyle sıradan bir dava değil; çok büyük bir dava. Bu mahkeme, bu duruşma çok önemli. Sorumluluğunuz çok büyük. Bayrama giriyoruz. Herkes ailesiyle güzel günler geçirsin; bu milletin her evladının en güzel günleri olsun. Ama bazen öyle bir karar verirsiniz ki, buradan bazı insanları serbest bırakır, evlerine gönderir, tutuksuz yargılanma hakkını tanırsınız; işte o zaman tarih değişir."