GÜNDEM

Gülsüm ve Sami Elvan "cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla hakim karşısına çıktı

Abone Ol
Haber: Fatoş Erdoğan

Gezi Direnişi sırasında Okmeydanı'nda polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesiyle yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ile babası Sami Elvan, haklarında “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla açılan davada ilk kez hakim karşısına çıktı.

Çağlayan Adliyesi 43. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı.

Gülsüm Elvan ve Sami Elvan beraat talebinde bulunurken, bir sonraki duruşma 25 Ekim tarihine ertelendi.

"BEN SÖYLEDİĞİM SÖZLERİN ARKADASINDAYIM"

Sami Elvan savunmasında, şu ifadeleri kullandı:

Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben söylediğim sözlerin arkasındayım. Şöyle ki; Cumhurbaşkanı tarafından söz konusu tarihlerde bizim çocuğumuz ile ilgili söylenilen olumsuz sözler söz konusudur. Kendisi çocuğumuzun öldürülmesine ilişkin olara 'Emri ben verdim, polisin arkasındayım' şeklinde söz söylediği için ben de buna istinaden bu ifadeleri kullandım. Hiçbir hakaret kastım yoktur. Amacım söylenen sözlere karşılık vermektir. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum."

"BİZE 'TERÖRİST' DENİLDİĞİ İÇİN SÖYLEDİM"

Gülsüm Elvan ise, şunları kaydetti:

"Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben kesinlikle hakaret içeren söz söylemedim. Benim çocuğum 14 yaşında bir çocuktu, terörist olması söz konusu olamaz. Bize 'terörist' denildiği için buna tepki olarak sözleri söyledim. Hakaret kastım yoktur. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum."

Cumhurbaşkanlığı katılan vekili ise "Ekleyeceğimiz bir husus yoktur. Yazılı beyanlarımızı tekrar ederiz. Şikayetimiz devam etmektedir" dedi.

"CEZALANDIRILMALARI HAKKANİYETE AYKIRI OLCAKTIR"

Gülsüm Elvan ve Sami Elvan’ın avukatı Akçay Taşçı da, şöyle konuştu:

"Müvekkillerin beyanlarına katılıyoruz. Söz konusu ifadeler basın açıklaması sırasında söylenilen ifadeler olup, basın açıklamalarının yapılmasının nedeni müvekkillerin çocuklarının öldürülmüş olmasıdır. Bu olaya ilişkin olarak yapılan yargılama neticesinde olası kast ile öldürmekten mahkumiyet kararı verilmiştir. Karar istinaf aşamasındadır. Ancak basına da yansıyan görüntülerden açıkça görüleceği üzere olayda müvekkillerin çocuğunun net bir şekilde hedef alınarak öldürülmesi söz konusudur. 

Dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı da bu olaya ilişkin açıklamalar yapmış, olayı savunucu ve fiili doğrudan üstlenici nitelikte beyanlarda bulunmuştur. Ayrıca terörist ifadesi kendisi tarafından kullanılmıştır. Bunun karşılığında müvekkiller tek başına hak arama mücadelesinde bulunmak durumunda bırakılmıştır. Müvekkiller tarafindan söylenmek istenen eğer yaşanan olaya , onay veriliyorsa ve üstleniliyorsa buna tepki göstermektir.

Kaldı ki katil sözüne ilişkin olarak yargıtayda bu hususun ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına dair bir çok içtihat mevcuttur. Ayrıca avrupa insan hakları mahkemesi tarafından verilen vedat sorli Türkiye kararını dosyaya sunmak istiyoruz  bu kararda da cumhurbaşkanına hakaret suçunun hukuka aykırı bir koruma sağladığı açıkça belirtilemektedir. Kaldı ki bizim olayımızda çocukları öldürülmüş bir aile söz konusudur. Dolayısıyla cezalandırılmaları hakkaniyete aykırı olacaktır. İleriki aşamalarda yine beyanda bulunacağız. Müvekkillerin beraatlerini istiyoruz."

25 EKİM'E ERTELENDİ

Mahkeme, dosyada mevcut CD'lerin çözümlerinin yapılması için bilirkişiye verilmesine, bu nedenle duruşmanın 25 Ekim 2022 saat 09.30'a ertelenmesine karar verdi.

"CUMHURBAŞKANI DA DURUŞMAYA GELSİN"

Gülsüm Elvan duruşma salonundan çıkarken, şikayetçi olan Cumhurbaşkanı'nın da duruşmada olmasını talep etti. Elvan, "Madem hakaret etmişim gelsin burada söylesin" dedi.