Macar Sosyalist Partisi’nden Zita Gurmai, Macaristan’da Viktor Orbán iktidarının sona ermesi amacıyla partisinin genel seçime katılmama kararı alması üzerine Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi bünyesindeki görevinden ayrılacağını duyurdu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Gurmai tarafından hazırlanan ve İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi çağrısı içeren raporun görüşmeleri sırasında söz aldı. 22 Nisan'da veda konuşmasıyla raporunu sunan Gurmai’nin çalışması üzerine Türkiye’den Gökçe Gökçen’in yanı sıra CHP’li Aysu Bankoğlu ve DEM Partili Sevilay Çelenk de değerlendirmelerde bulundu. AK Parti üyelerinin, Türkiye’nin sözleşmeye dönmesi yönündeki çağrının metinden çıkarılmasına dair sunduğu önerge reddedilirken, rapor oylanarak kabul edildi.

SİYASİ TERCİHLER

Gökçe Gökçen, rapor üzerine yaptığı konuşmada Zita Gurmai’ye çalışmaları ve ilham kaynağı olduğu için teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili Zita’ya, bu örgütteki harika çalışmaları ve hepimize gerçekten ilham olduğu için teşekkür ediyorum. Macaristan’da partisinin gösterdiği demokratik olgunluğun kıymetinin bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Rapora gelince, değişiklik önergelerine baktığımda maalesef Türkiye’yle ilgili olan bölümde konunun hiç anlaşılmadığını gördüm. Çünkü İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin yarattığı problemi küçümsüyor ve 6284 sayılı kanunun önemi vurgulanıyor. Şüphesiz ki bu kanun kesinlikle çok önemli. Ancak uygulanırsa…”

Konuşmasında Nilay isimli genç bir kadının maruz kaldığı şiddet olayını örnek gösteren Gökçen, güvenlik güçlerinin önceliklerini şu sözlerle eleştirdi:

“Değerli arkadaşlar iki olaydan bahsedeceğim: Nilay genç bir kadın, ayrılmaya çalıştığı bir erkek arkadaşı var; tehditlerine karşı polise gidiyor. Sonuç yok. Savcıya gidiyor, uzaklaştırma kararı veriliyor. Ekrem İmamoğlu tutuklu ve bu sefer casusluk suçlamasıyla cezaevinden bir kez daha tutuklanmak için adliyeye getiriliyor. Binlerce polis geliyor, sadece İmamoğlu’nun destekçilerini engellemek için. Aynı gün adliyeden yalnızca iki sokak ötede Nilay uzaklaştırma kararına rağmen katlediliyor. Orada hiçbir polis yok. Kanun uygulanmış olsaydı, İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan irade bugün aynı kararlılıkla var olsaydı Nilay öldürülmeyecekti.”

Gökçen, kadına yönelik şiddetle mücadelenin bir tercih meselesi olduğunu belirterek, “Kadınları tehdit eden failleri hedef almak ya da kadına karşı şiddetle mücadele edenleri hedef almak; bunlar siyasi tercihler. Bu yüzden seçimleri kazandığımızda ilk işimiz İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden imzalamak olacak” dedi.