Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı ortak rapora ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Gökçen, sürecin mevcut aşamasında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesindeki komisyonun farklı siyasi görüşlere rağmen ortak bir metinde buluşabilmesinin önemine değindi.
Öte yandan, terörün ülke gündeminden çıkarılmasının konuşulduğu bu dönemde, antidemokratik ve baskıcı olarak nitelendirdiği uygulamaların hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Gökçen; Esenyurt ve Şişli belediyeleri başta olmak üzere birçok yerel yönetimin halen kayyum idaresi altında bulunduğunu kaydetti. Kent uzlaşısı suçlamasıyla aylardır cezaevinde tutulan siyasetçi ve bilim insanlarının yeni tahliye edildiğini hatırlatan Gökçen, bu davaların halen sürdüğünü belirtti.
Gökçen’in açıklaması şu şekilde:
“Sürecin geldiği aşamada TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tüm siyasi partilerin farklı görüşlere rağmen ortak bir raporda buluşabilmesi önemlidir.
Ancak bir yanda terörün gündemden çıkarılması konuşulurken diğer yanda antidemokratik ve baskıcı uygulamalar hız kesmeden devam etmiştir.
Esenyurt ve Şişli başta olmak üzere birçok belediye, halen kayyum yönetimi altındadır.
Kent uzlaşısı suçlamasıyla aylardır hukuksuzca cezaevinde kalan siyasetçiler ve siyaset bilimciler, daha yeni tahliye edilmişlerdir. Davalar sürmektedir.
Yaşamı boyunca toplumsal barış için çalışmış, çatışma çözümü alanında Meclis’e katkı sunmuş bir akademisyen olan Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer hakkında skandal bir karara imza atılmıştır. Belediye Başkanımız Ahmet Özer hakkında, tam da bu süreç devam ederken terör örgütü üyeliği gibi, asla onun adının yanına yakışmayacak bir iftirayla ceza verilmiştir. Bir siyasetçi Batıdaki Kürtlerin temsili için çalışmakla suçlanabilir mi? Seçim stratejileri yargının konusu olabilir mi? Bir taziye telefonu, terör örgütü üyeliği için gerekçe görülebilir mi? Bir gün teşekkür için karşısında sıraya girilen akademisyen, siyasetçi olup seçim kazandığında terörist haline gelebilir mi?
Bu cezanın verildiği gün, Esenyurt kayyumu belediyede tatlı dağıttırarak kutlamıştır. Bu hangi vicdana, hangi anlayışa, hangi ahlaka sığar?
Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli, Ahmet Özer görevine iade edilmelidir. Esenyurt halkı, seçtiği başkanına kavuşmalıdır. Eğer toplumsal barıştan söz edilecekse, tüm kayyumların geri çekilmesi yalnızca bizim görüşümüz değil; artık ortak rapora imza atan tüm siyasi partilerin sorumluluğundadır.”