Giresun’da beş meslek kuruluşu, kentte artan madencilik faaliyetlerinin doğa, tarım ve su kaynakları üzerinde geri dönülemez riskler yarattığı uyarısında bulundu. Ortak açıklamada, sürecin ortak akıl ve duyarlılıkla ele alınması çağrısı yapıldı.
İL YÜZÖLÇÜMÜNÜN YÜZDE 85’İ MADEN ARAMA RUHSATLI
TEMA Vakfı’nın MAPEG verilerine göre, Giresun’da il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 85’i maden arama ruhsat sahası haline getirildi. Art arda düzenlenen ruhsat ihaleleri sonrası şirketlerin sahada sondaj çalışmalarına başlaması ise tepkilere yol açtı.
Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Giresun Ziraat Odası tarafından yapılan ortak açıklamada, Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanlarının geri dönülemez risklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
“KONTROLSÜZ MADENCİLİK ORMANLARI VE SU KAYNAKLARINI TEHDİT EDİYOR”
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Giresun ilimiz ve Karadeniz Bölgesi, sahip olduğu orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücü ile ülkemizin en önemli doğal ve ekonomik değerlerinden biridir. Son dönemde bölgemizde artan madencilik faaliyetleri, özellikle Giresun genelinde geniş alanları kapsayan ruhsatlandırmalar, doğal yaşamı, tarım alanlarını ve su kaynaklarını ciddi şekilde tehdit etmektedir.”
Madenciliğin ülke ekonomisine katkısının farkında olduklarını belirten kuruluşlar, “Ancak bu faaliyetler yürütülürken insan sağlığı, çevre ve bölgenin geleceği göz ardı edilmemelidir” uyarısında bulundu.
“AĞIR METALLER VE KİMYASAL KİRLİLİK UZUN VADEDE TEHDİT”
Açıklamada, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin orman alanlarının azalmasına, yer altı ve içme suyu kaynaklarının zarar görmesine, tarım arazilerinin verimsizleşmesine, heyelan ve çevresel risklerin artmasına neden olabileceği belirtildi. Ayrıca ağır metaller, toz ve olası kimyasal kullanımına bağlı kirliliğin uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölge ekonomisinin temelini oluşturan tarım ve üretimi tehdit ettiği ifade edildi.
“ÇEVRESEL ETKİLERİ DEĞERLENDİRİLMEMİŞ FAALİYETLERİ DOĞRU BULMUYORUZ”
Kuruluşlar, “Çevresel etkileri yeterince değerlendirilmemiş, şeffaflığı sağlanmamış, bağımsız denetimden geçmemiş hiçbir madencilik faaliyetinin bölgemizde uygulanmasını doğru bulmuyoruz” dedi. Açıklamada, yetkili kurumlara doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceliklendiren politikaları hayata geçirme çağrısı yapıldı.