Ümitcan Uygun, Esra Hankulu'nun evinde ölü bulunmasıyla ilgili yargılandığı davada 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ankara'da 'Aleyna Çakır' olarak bilinen Sema Esen’in ölümüyle ilgili soruşturmada şüpheli olan Ümitcan Uygun'un, Esra Hankulu'nun evinde ölü bulunmasıyla ilgili davada 'kasten öldürmek' suçundan tutuklu yargılanıyordu. Hankulu’nun katledildiği gün evde olan Furkan Gürgil, Uygun’un polislerin geldiğini duyunca “Benden bahsetmeyin” dediğini iddia etti.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında sanık Ümitcan Uygun, maktul Hankulu’nun ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. 

ÜMİTCAN UYGUN: BEN KİMSEYİ ÖLDÜRMEDİM

Gözden kaçırmayın

Taliban kadınlara burka zorunluluğunu yeniden getirdi Taliban kadınlara burka zorunluluğunu yeniden getirdi

Davanın bugün görülen karar duruşmasında son sözünü söyleyen Uygun suçsuz olduğunu belirterek, “Doğru bir tanedir. Er ya da geç her şey ortaya çıkacak. Ben kimseyi öldürmedim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum takdir mahkemenin” dedi.

Bir önceki duruşmasında Hankulu’nun ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle yargılanan Ümitcan Uygun hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan savcı mütalaa vermişti. Bugün görülen karar duruşmasında mahkeme Uygun’a, ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan 10 yıl hapis cezasına hükmetti.

"İSTİNAF VE YARGITAY YOLLARINI TAKİP EDECEĞİZ"

Esra Hankulu’nun ailesinin avukatı Nuran Özdemir, kararın adil olmadığını savunarak, "İddia makamının mütalaasına uygun bir karar verilmesi gerekirken, ne yazık ki yargılama makamı bizim kanaatimizce adil olmayan bir karar verdi. Ümitcan Uygun savunmalarının hiçbir yerinde suçlamaları kabul etmedi. 'Ben kasten yaralamak için hareket ettim' de demedi. 'Hiç ellemedim, hiç vurmadım' diyerek suçlamaları kabul etmedi. Mahkemenin kabulüne göre sanık, yaralama kastıyla hareket etmiş sonrasında da ölüm olayı meydana gelmiş gibi kabulle bir karar verdi. Bu karar bizce doğru değil. Eğer mahkemenin kabulünü bu şekilde doğru bulacaksak bu durumda da diğer iki sanık olan Dilan ve Furkan’a da ihmal suretiyle adam öldürmeden ceza verilmesi gerekirdi. Olaya baktığımız zaman olay günü maktuleyi yıkıyorlar. Baygınlık geçirdiğinden söz ediyorlar. Her 3 sanık da aynı şeyi söylüyor. Ümitcan Uygun ayrıca bunun aldığı maddeden dolayı fenalaştığını söylüyor. Kendisiyle bir tartışma yaşayıp vurduğundan ve bu nedenle bayıldığından söz etmiyor. Dolayısıyla savunmaların hiçbir yerinde yer almadan bu şekilde bir karar verilmesi bizce kabul edilemez. Biz yasal yollara başvuracağız, İstinaf ve Yargıtay yollarını takip edeceğiz" dedi.

"BU ÜMİTCAN'A VERİLEN BİR ÖDÜL"

Verilen cezanın ödül gibi olduğunu kaydeden anne Sevil Hankulu, kızının hakkını sonuna kadar arayacağını belirterek, "Bu Ümitcan'a bir ödül. Başka hiçbir şey değil. Karşı tarafın resmen kazandığı bir ödül. Kızımın öldüğü yanına kalıyor. Anaların yüreğini yakıyor. Birini daha yaktı. Genç kızları da yaktı mezara koydu. Bizi de yaktı mezara koydu. Çıkacak 7 yıl sonra başkalarının da canını yakacak. Sonuna kadar gideceğim. Ümitcan en çok cezayı alana kadar bu işin arkasındayım. Yeter artık. Güle oynaya çıktılar mahkeme salonundan. Benim içim kan ağlarken onlar güle güle oradan ayrıldı. Kızımın ölüm pozisyonuna kadar anlatıp 'biz suçsuzuz' diyorlar. En ağır cezayı almasını istiyorum. Benim kızım toprak altında çürüyor o da hapiste çürüsün. Bunun elinin değdiği genç kız neden ölüyor? Böyle sapık insanlar içeriden çıkmasın. Esra'mı elimden aldılar. 8 aydır toprağın altında sesini duyamıyorum, yüzünü göremiyorum. Ben kızımı ne zorluklarla büyüttüm. Bir katil gelip öldürsün diye büyütmedim" dedi.