Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazeteci Alican Uludağ ile Etkin Haber Ajansı (ETHA) editör ve muhabirlerinin tutuklanması konusunu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, söz konusu soruşturmayı Bakan Gürlek’ten sonra atanan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın "ilk icraatı" olarak nitelendirdi. Milletvekili Karaca, bu durumu "gazetecilere yönelik açık bir mesaj" şeklinde değerlendirdiğini ifade etti. Önergede, gazeteci Alican Uludağ’ın aylar öncesindeki paylaşımları nedeniyle evinden alındığına dikkat çeken Karaca, "kaçma şüphesi" gerekçesiyle tutuklanmasını basın mensupları üzerindeki baskıların süreceğine dair bir işaret olarak vurguladı.
GAZETECİLERİN TUTUKLANMASI ÜLKENİN BARIŞ VE DEMOKRASİ UMUDUNU SARSMAKTADIR
ETHA’ya yönelik operasyonu da hatırlatan Karaca, ajans çalışanları Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp ve Elif Bayburt’un "terör" suçlamalarıyla tutuklandığını kaydetti. Karaca, tutuklanan muhabirlerin koğuşlarda mahrem alanları görecek şekilde yerleştirilen kameralar nedeniyle açlık grevine başladığını belirtti. Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazetecilerin çalışma koşullarının uluslararası endekslerde gerilemeye devam ettiğine vurgu yapan Karaca, yargının bir cezalandırma aracı olarak kullanılmasının halkın haber alma hakkına darbe vurduğunu ifade etti.
Karaca, konuya ilişkin ayrıca şunları söyledi:
"Yalnızca işini yaptığı için gazetecilerin ve basının iktidarın baskısına maruz kalması ve bu yolla dizayn edilmek istenmesi; halkın haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkıyla da doğrudan ilişkilidir. Tutuklamanın istisnai bir tedbir olduğuna ilişkin çok sayıda yasal düzenleme değişikliği ve politik söylemin yanında, içinde bulundumuz ve Kürt sorunu ve demokratikleşmeye ilişkin sürecin de bir çıktısı olarak topluma sunulmuştur. Hal böyleyken; sudan sebeplerle gazetecilerin, hak savunucularının, avukatların tutuklanması; ülkenin barış ve demokrasi umudunu sarsmaktadır."
Sevda Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten şu sorulara yanıt vermesini istedi:
"- Gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasına gerekçe gösterilen paylaşımlarının hangileri, hangi kriterlere göre 'gazetecilik faaliyeti' sınırlarını aşmış ve suç unsuru teşkil etmiştir?
-
Bilinen bir ikametgahı olan ve daha önceki tüm soruşturmalarda ifade vermeye bizzat giden bir gazetecinin, sabahın erken saatlerinde kalabalık bir polis grubuyla gözaltına alınmasının ve 'kaçma şüphesi' gerekçesiyle tutuklanmasının hukuki dayanağı nedir?
-
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 'Cumhurbaşkanına Hakaret' suçuna ilişkin Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararları ve bu maddenin ifade özgürlüğünü kısıtladığına dair uyarıları göz önüne alındığında, bu madde üzerinden gazetecilerin tutuklanmaya devam edilmesinin gerekçesi nedir?
-
Kamuoyunda 'Dezenformasyon Yasası' olarak bilinen TCK 217/A maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten, 23 Şubat 2026 tarihine kadar kaç gazeteci hakkında soruşturma açılmış, kaçı tutuklanmıştır?
-
ETHA çalışanlarının hangi faaliyeti gazetecilik bağlamından kopartılarak terör faaliyeti olarak nitelendirilmiştir? Gazetecilik etik ve meslek ilkelerine ilişkin değerlendirme yargı tarafından hangi kıstaslarla yapılmaktadır?
-
Son bir yıl içerisinde kaç basın mensubu hakkında 'örgüt üyeliği', 'örgüt propagandası' veya 'devletin kurumlarını aşağılama' suçlamalarıyla dava açılmıştır?
-
Şu an itibarıyla Türkiye genelindeki cezaevlerinde, mesleki faaliyetleri veya sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunan toplam gazeteci sayısı kaçtır?
-
Tutuklu ve hükümlülerin kişisel alanlarının kameralarla izlenmesinin gerekçesi nedir? Çok sayıda hak ve özgürlüğü ihlal eden ve hukuka aykırı olan bu uygulamadan dönmek için Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır?
-
Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargısal tacize uğramasını engellemek ve basın özgürlüğünü korumak adına Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır?
-
Gerek yasalar gerekse iktidarınızın 'hukuk devleti' savunusu göz önüne alındığında; istisnai bir tedbir olan tutuklamanın; yargı eliyle muhalefeti cezalandırma aracı olarak kullanılmasının çelişkisi nereden kaynaklanmaktadır?"



