Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasında yıllar sonra yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gürkan, yaptığı basın açıklamasında, dün gece saatlerinde aralarında kamu görevlilerinin de yer aldığı 13 kişinin gözaltına alınmasına dikkat çekti. Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi ve günümüzde İçişleri Bakanlığı Müfettişi olarak görev yapan Tuncay Sonel’in oğlu ile Tunceli İl Özel İdare personeli ve eski bir polis memurunun da bulunduğunu kaydetti.

SORUŞTURMA ETKİN YÜRÜTÜLMELİDİR

Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden 6 yıl geçtiğini hatırlatan Gürkan, soruşturmanın en başından itibaren bilinen isimlerin ancak 6 yıl sonra gözaltına alındığını vurguladı. Bu gelişmenin ailenin, kadınların ve demokrasi güçlerinin "Gülistan Doku’ya ne oldu?" sorusunu sormaktan vazgeçmeyen ısrarlı mücadelesi sonucu gerçekleştiğini belirtti. Doku ailesinin avukatının basına verdiği demeçlere atıfta bulunan Gürkan, tüm şüphelilerin henüz gözaltına alınmadığını ve bunca yıl şüpheliler hakkında işlem yapılmayarak delillerin karartılmasının önünün açıldığını ifade etti.

Yıllarca "intihar" denilerek dosyanın üzerinin örtülmeye çalışıldığını savunan Selma Gürkan, soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Gürkan, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ve soruşturmanın yıllardır üzerini örtmeye çalıştığını öne sürdüğü kamu görevlilerinin yargılanması, üzerlerindeki koruma zırhlarının ise kaldırılması gerektiğini belirtti.

Gürkan, Gülistan Doku’nun kaybolduğu tarihten bu yana 1513 kadının ölümünün şüpheli bırakıldığı bilgisini paylaştı. Şüpheli kadın ölümlerinin etkin bir biçimde soruşturulmaması nedeniyle, bu vakalarda adı geçen erkeklerin başka kadın cinayetlerinin failleri olarak ortaya çıktığını vurguladı. Şüpheli ölümlerin "doğal ölüm" veya "intihar" olarak nitelendirilerek kapatılmak istendiğini ancak kadınların ve demokrasi güçlerinin mücadelesiyle bu durumun aydınlatılabileceğini ekledi. Gürkan, sürecin adalet adına takipçisi olacaklarını belirterek, kamuoyunu "Gülistan Doku’ya ne oldu?" sorusunu daha gür bir sesle sormaya davet etti.