DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Soma Maden Faciası'nın 12. yılı nedeniyle DİSK Yönetim Kurulu adına yaptığı açıklamada, "12 yılda öfkemiz ve adalet arayışımız hiç bitmedi" ifadesini kullandı. Açıklamada, Soma’nın bir kaza değil "göz göre göre gelen bir katliam" olduğu belirtilerek, "301 madenci, işçinin canını bir ton kömürden daha ucuz gören bu çarpık düzenin çarkları arasında can verdi" denildi.
'İŞ CİNAYETLERİNDE CEZASIZLIK KURAL HALİNE GETİRİLDİ'
Çerkezoğlu, Soma’nın ardından madenlerde gerekli önlemlerin alınmadığını, Ermenek, Amasra ve İliç’te katliamların devam ettiğini belirtti. Açıklamada, uluslararası sözleşmelerin kağıt üzerinde kaldığı, işverenler lehine yasal düzenlemeler yapıldığı ve çalışma koşullarını iyileştirecek somut adımların atılmadığı ifade edildi.
İş cinayetlerinde cezasızlığın "kural haline getirildiği" vurgulanan açıklamada, "İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yanı sıra adalet de 'maliyet' kalemi olarak görülmekte; iş cinayetlerinde cezasızlık kural haline getirilmekte, böylece işverenlerin hiçbir bedel ödemeden işçilerin canına kast etmesine imkan verilmektedir" denildi.
'KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ DAVA ZAMANAŞIMIYLA DÜŞTÜ'
Açıklamada, Soma Katliamı davasına ilişkin yargı sürecine de değinildi. Anayasa Mahkemesi kararının ardından kamu görevlilerinin yargılanmasının yolunun açıldığı ancak iddianamenin ancak Aralık 2023’te hazırlanabildiği belirtilerek, kamu görevlilerine ilişkin davanın 29 Nisan 2025’te zamanaşımı nedeniyle düştüğü kaydedildi.
Açıklamada, "Öfkeliyiz çünkü Soma’dan sonra sorumlular hak ettikleri cezaları almadı; aksine dosyalar kapatılmak, suçlular ödül gibi cezalarla kurtarılmak istendi. Tam da bu yüzden Soma’yı unutmak, yeni katliamlara davetiye çıkarmaktır. Bu cezasızlık yeni kitlesel katliamların yaşanmasının da önünü açmıştır, açmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
'MADEN PATRONU VE YÖNETİCİLERİ ADETA ÖDÜLLENDİRİLDİ'
Açıklamada, "Soma Katliamı’nda sağlanamayan adalet, sermayenin pervasızlığını artırmakta, büyük katliamlar devam etmektedir. Soma Katliamı davasını Soma’dan kaçıran, maden patronu ve yöneticilerini adeta ödüllendiren bu yargı sistemi, bakanlıklar düzeyinde sorumluluğu bulunanları da cezasızlık ve zamanaşımıyla adeta aklamıştır" denildi.
Uzun bir hukuk mücadelesinin sonucunda 2020 yılında Anayasa Mahkemesi kararıyla sorumluluğu olan kamu görevlilerinin yargılanmasının yolunun açıldığı ancak iddianamenin ancak üç yıl sonra hazırlanabildiği ve davanın zamanaşımıyla düştüğü hatırlatıldı.
'KARŞIMIZDA BÜYÜK BİR TEHDİT OLUŞTURAN BİR REJİM VARDIR'
Açıklamada, "Daha fazla kâr, daha fazla kan" politikasının AKP iktidarları döneminde canlı yaşamını, doğayı ve çevreyi de kapsayan acımasız bir sermaye birikimine evrildiği belirtilerek, "Karşımızda ülke ve toplum yaşamına karşı büyük bir tehdit oluşturan; ahlaki olarak çürümüş, hukuku sermayenin çıkarları için araç haline getiren, birikim ve rekabet için her şeyi göze almış bir rejim vardır" denildi.
Açıklamada, çalışanların onuruna yakışan bir çalışma ortamının ancak işçi sınıfının kendi örgütlü gücüyle sağlanacağı vurgulanarak, "Soma katliamını unutmamak, unutturmamak başta sendikalar olmak üzere bütün toplum kesimlerinin görevidir. Bu düzenin böyle gitmesini örgütlenerek engelleyecek ve bütün iş cinayetlerinde kaybettiklerimiz için adaleti bir gün mutlaka sağlayacağız" ifadeleri kullanıldı.