CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Soma maden faciasının 12. yılı dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Karasu, Soma katliamının üzerinden 12 yıl geçtiğini ancak işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında bir arpa boy yol alınamadığını, Ermenek’te, Amasra’da, İliç’te, Zonguldak’ta ve ülkenin dört bir yanında yeni Soma’ların yaşanmaya devam ettiğini söyledi.

Karasu, her katliamın ardından aynı açıklamaların yapıldığını, “tedbir alacağız” denildiğini, birkaç göstermelik yargılama ile sürecin kapatıldığını ifade etti.

'1267 MADENCİ HAYATINI KAYBETTİ, 864'Ü SENDİKASIZDI'

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre 2013-2025 yılları arasında en az bin 267 madenci hayatını kaybetti. Karasu, yaşamını yitiren madencilerin 403’ünün sendikalı, 864’ünün ise sendikasız olduğunu belirterek bu tablonun Türkiye’de emeğin sistematik biçimde örgütsüzleştirildiğini ve korumasız bırakıldığını gösterdiğini vurguladı.

Karasu, Türkiye’de iş cinayetlerinin münferit olaylar veya “fıtrat” olarak açıklanamayacağını belirterek, “Biz, iş cinayetlerine fıtrat diyenleri, çok iyi bilir ve tanırız. Bu tablo, doğrudan doğruya AKP iktidarının yarattığı çalışma rejiminin sonucudur” dedi.

'DENETİMSİZLİK SİSTEMATİK HALE GELDİ, CEZASIZLIK OLAĞANLAŞTI'

Denetimsizliğin sistematik hale geldiğini, cezasızlığın olağanlaştırıldığını, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının yandaş sermayeye peşkeş çekildiğini söyleyen Karasu, “Madenler; kamusal sorumluluğun, bilimsel denetimin ve insan yaşamının merkezde olduğu alanlar olmaktan çıkarılmış; ucuz emek ve yüksek kâr düzeninin sahalarına dönüştürülmüştür” ifadelerini kullandı.

Karasu, iş cinayetlerinin kader olmadığını, kuralsızlaştırılmış çalışma hayatının, taşeronlaştırmanın, sendikasızlaştırmanın ve siyasi tercihlerle büyütülen sömürü düzeninin sonucu olduğunu vurguladı.

'COP GÖRDÜLER, GAZ GÖRDÜLER, SIKIYÖNETİM GÖRDÜLER'

Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik işçilerinin Eskişehir’den Ankara’ya yürüdüğünü, Fernas işçilerinin direndiğini hatırlatan Karasu, işçilerin karşısında kendi yarattıkları sermayeyi koruyan bir AKP düzeni gördüklerini söyledi. Karasu, “Cop gördüler, gaz gördüler, sıkıyönetim gördüler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; burnunun dibindeki grevlere, direnişlere ve emek sömürüsüne karşı kafasını kuma gömmekten başka hiçbir şey yapmadı” dedi.

Ülkede 500 günü aşan grevler, 200 günü bulan direnişler yaşandığını belirten Karasu, bu insanların keyiflerinden greve çıkmadığını, hepsinin ortak derdinin geçinebilmek, insanca yaşayabilmek ve gelecek kaygısından kurtulabilmek olduğunu söyledi. Karasu, “Bu ülkede insan onuruna yaraşır çalışma koşulları kalmadı. İşçi sağlığı ve iş güvenliği kağıt üzerinde bırakıldı. Asgari ücret ise ortalama ücretin dahi üzerine çıkarılarak ülke genelinde bir ‘ucuz emek rejimi’ yaratıldı” diye konuştu.

'SOMA, AKP'NİN UTANÇ ANITLARINDAN BİRİDİR'

Karasu, Soma’nın artık yalnızca bir maden katliamının adı olmadığını, AKP’nin Türkiye’deki utanç anıtlarından biri olduğunu belirterek, “Ve ne yazık ki Soma’daki yangın hala sürmektedir. Daha kısa süre önce Dilovası’nda 6 kadın, 3 çocuk olmak üzere 7 yurttaşımız yanarak can verdi. Sonuç yine aynı: cezasızlık, denetimsizlik ve sorumluluktan kaçış” dedi.

Karasu, AKP’nin yarattığı bu kara düzende emeğin, alın terinin ve insan hayatının gerçek bir değerinin bulunmadığını ifade ederek, “Sonra çıkıp sempozyumlar düzenliyorlar, paneller yapıyorlar, ‘işçi sağlığı - iş güvenliği’ üzerine nutuklar atıyorlar. Ama dönüp ülkenin gerçeğine bakmıyorlar. Çünkü yaratmak istedikleri Türkiye tam olarak budur: emeğin değersizleştiği, hak arayanın baskılandığı, işçinin güvencesiz bırakıldığı, gençlerin ve çocukların geleceksizleştirildiği bir ‘yoklar ülkesi’” diye konuştu.

MÜCADELE VURGUSU

Karasu, buna teslim olmayacaklarını belirterek, “Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaş almışıyla, işçisiyle kamu emekçisiyle, beyaz yakalısıyla esnaf kurye modeli dayatılmışlarıyla, güvencesiziyle emeklisiyle omuz omuza; emeğin korunduğu, iş cinayetlerinin son bulduğu, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin olduğu, sendikal hakların güvence altına alındığı, insan onuruna yaraşır bir çalışma hayatının kurulduğu adil bir Türkiye mücadelesini büyüteceğiz” dedi.

Karasu, “Önümüzde iki yol vardır: AKP’nin yarattığı kara düzen ya da emeğin, adaletin, özgürlüğün ve aydınlık yarınların Türkiye’si. Biz tercihimizin hangi tarafta olduğunu biliyoruz. Hep birlikte Emeğin Türkiye’sini kuracağız” ifadelerini kullandı.