Kahramanmaraş merkezli olarak 6 Şubat 2023’de yaşanan depremlerin ağır yıkıma yol açtığı kentlerden Malatya'da resmi rakamlara göre bin 386 kişi yaşamını yitirirken, 6 bin 444 kişi de yaralandı.

Depremin enkaza çevirdiği kentte, ağır hasarlı olarak tespit edilip acil yıkım kararı verilen 36 bin dolayında yapının yıkım çalışmaları henüz tamamlanmış değil. Yaşadıkları felaketin üzerinden 11 ay geçen depremzedelerin yaşadığı sorunların başında ise barınma geliyor. 
 
Mezopotamya Ajansı''nın haberine göre; kış ortasında yaşanan depremin ardından uzun bir süre çadırlarda kalan kent halkı için 74 farklı noktada 28 bin 643 bin konteynerdan oluşan konteyner kentler kuruldu.

Aradan geçen zamanda kalıcı konutlar tamamlanmadığı için bu kışı da yine yerleştirildikleri konteynerlarda zorlu şartlarda geçirmek zorunda bırakılan depremzedelerin inşaatı süren deprem konutlarına ne zaman geçeceği belirsiz.

Kentin merkez Yeşilyurt ilçesinde bulunan konteyner kentte kalan depremzedeler, yaşadıkları zorlukları anlattı.
 
"TAVANDAN SU DAMLIYOR"
 
Depremzede evlerinin ağır hasar aldığını söyleyip, yüksek kira fiyatlarını karşılayacak ekonomik güçleri olmadığı için eşi ve iki çocuğuyla birlikte konteynere yerleştiklerini dile getiren Azize Aydın (45), kaldıkları konteynerin tavanından su damlamasından şikâyetçi. 
 
Yere bıraktıkları kovalara dolan suları sürekli boşaltmak zorunda kaldıklarını belirten Aydın’ın şikayet ettiği bir diğer sorun ise yaşanan elektrik kesintileri. Elektrikli sobalarla ısındıkları için kesinti olduğunda çok üşüdüklerini söyleyen Aydın. “Konteynerlerde uzun süre kalınmaz. Bir evimiz olsun istiyoruz artık. Devletin yardımcı olması gerekiyor. Ev yapılsa dahi borç olarak verecekler.  20 yıl bir borcun altına gireceğiz ona da gücümüz yetecek mi bilmiyoruz” diye konuştu. 
 
"BÜYÜK BİR ZARARA UĞRADIK, NASIL OLACAK BİLMİYORUZ"
 
İşsizlik olduğu için çalışıp kiralık bir eve geçemediklerinden yakınan Hasan Bozduman (58) da kaldıkları konteynerlerden bir an önce kalıca konutlara geçmek istediklerini dile getirdi. Bozduman’ın canını sıkan ise inşaatı süren kalıcı konteynerlere dair belirsizlik. 
 
Bozduman, "Ev yapılacak diyorlar ama ne zaman tamamlanıp da bize teslim edilecek bilmiyoruz. Zaten evi de borçlandırarak veriyorlar. Büyük bir zarara uğradık, bunu nasıl karşılayacağız bilmiyorum” diye konuştu.
 
"EV OLSUN DA..."
 
Eşiyle birlikte konteynerde kalan depremzedelerden Mesut İlhan (65), kendisinin engelli eşinin kalp hastası olduğunu belirterek konteynerde yaşamlarını idame etmekte zorlandıklarını ifade etti. “Ev olsun da isterse köy evi olsun” diyen İlhan, yaptıkları başvuru sonucunda isimleri listede yer alsa da ne zaman bir eve yerleşeceklerini bilmediklerini ifade etti. Eşi ve çocuğuyla birlikte konteynerde kalan depremzede Ali İhsan Batar (69), kışı konteynerde geçirmek zor olsa da ellerinden başka bir şey gelmediğini kaydetti. Batur, şunları dile getirdi: “Biz çok kalabalık değiliz ancak kalabalık ailelerin konteynerlere sıkışması zor. Ev müracaatı yaptık ancak henüz bir gelişme yok. Daha ne kadar konteynerde kalacağız bilmiyoruz.”
 

"KİRACILARA DA TOKİ'LERDE HAK TANINMALI"
 
Depremzede Erdal Aluç (38) ise küçük oldukları için eşi ve 3 çocuğuyla birlikte kaldıkları konteynerin kendilerine yetmediğini söyledi. Aluç, “Yaşam alanı olarak konteynerlar çok dar. Kış olduğu için çocukları dışarıya da çıkaramıyoruz. Bir şekilde idare etmeye çalışıyoruz. Konteynerler uzun süre kalmaya elverişli değil” dedi. 
 
İnşa edilen deprem konutlarında daha önce kirada kalan depremzedeler için de imkânlar sağlanması gerektiğini belirten Aluç, “Ben kiracı olduğum için bize ev yapılmıyor. Kiracılara da TOKİ’lerde hak tanınmasını talep ediyoruz. Bunun için bir çalışmanın yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.