Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’de yargılama süreçleri devam eden Genç LGBTİ+ Derneği yöneticileri ve üyeleri için dünya genelinde geniş kapsamlı bir “Acil Eylem” kampanyası başlattığını duyurdu.

Kuruluş tarafından yayımlanan metinde, derneğin yönetim ve denetim kurullarında yer alan 11 kişi hakkındaki tüm suçlamaların düşürülmesi yönünde çağrıda bulunuldu. İzmir merkezli faaliyet gösteren dernek üyeleri, Anayasa’nın “ailenin korunması ve çocuk hakları”na ilişkin 41. maddesine aykırı paylaşımlar yaptıkları gerekçesiyle Dernekler Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla yargılanıyor. Söz konusu davanın ilk duruşmasının, İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 8 Nisan tarihinde görülmesi bekleniyor.

FESİH KARARI VE TEMYİZ SÜRECİ

Uluslararası Af Örgütü, bahse konu yargılamaların örgütlenme ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ifade ederek Türkiye yetkililerine yönelik bir bildiri yayımladı. Dünya genelinde imzaya açılan dilekçede, dernek yöneticilerinin “meşru savunuculuk faaliyetleri” nedeniyle yargılandığına dikkat çekildi. Diğer yandan, Aralık 2025 tarihinde İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından derneğin feshedilmesine karar verildiği hatırlatıldı. Mahkeme, 2019-2022 yılları arasında gerçekleştirilen bazı sosyal medya paylaşımlarını “müstehcenlik” kapsamında değerlendirmiş, dernek yönetimi ise bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunduğunu belirtmişti.

Af Örgütü, fesih kararının hızlandırılmış şekilde alındığını ve derneğin bazı duruşmalardan usule uygun tebligat yapılmadığı için haberdar olamadığını vurguladı. Açıklamada, bu durumun adil yargılanma hakkı açısından sorun teşkil ettiği kaydedildi. Sürecin 2024 yılında İçişleri Bakanlığı denetimiyle başladığı ve İzmir Valiliğinin suç duyurusuyla soruşturma açıldığı aktarıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki Bilişim Suçları Bürosu’nun yürüttüğü ilk soruşturma, Ağustos 2025’te “suç unsuru bulunmadığı” gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlanmıştı. Ancak aynı iddialarla yürütülen ikinci soruşturma kapsamında, 28 Ekim 2025 tarihinde dernek yöneticileri hakkında yeni bir iddianame hazırlandı.

Uluslararası Af Örgütü, “müstehcenlik” ve “genel ahlak” kavramlarının muğlak biçimde yorumlanarak ifade özgürlüğünün sınırlandırıldığını ifade etti. Yapılan değerlendirmede, bu tür düzenlemelerin özellikle cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli hak savunuculuğunu kriminalize etmek için kullanılabildiği belirtildi. Örgüt, Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine dikkat çekerek, dernek yöneticilerine yönelik tüm suçlamaların düşürülmesi ve fesih kararının geri çekilmesi çağrısını yineledi.