YEREL

Deprem davasında bilirkişilerden birinin sanıkla daha önce çalıştığı ortaya çıktı, görevden alındı

Kahramanmaraş'ta 112 kişinin yaşamını yitirdiği Arıkan Sitesi davasında, bilirkişi heyetindeki bir ismin sanık mimar ile daha önce birlikte çalıştığı ortaya çıktı.

Abone Ol

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde 6 Şubat depremlerinde yıkılan Arıkan Sitesi'ne ilişkin davada önemli bir gelişme yaşandı. İkinci bilirkişi raporunu hazırlayan heyette yer alan Jeoloji ve Geoteknik Yüksek Mühendisi Sabriye Merve Dede'nin, sanık mimar Hacı Mehmet Güner ile geçmişte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü'nde mesai arkadaşı olduğu saptandı. Müşteki avukatının tarafsızlık gölgesi düştüğü gerekçesiyle yaptığı itiraz üzerine mahkeme, Dede'nin dosyadan çekilmesini istedi.

Arıkan Sitesi davasında, aralarında müteahhit, statik proje müellifi ve belediye görevlilerinin de bulunduğu 19 sanık "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan yargılanıyor. Soruşturma aşamasında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden alınan ilk raporda, kaba inşaat sorumluları asli kusurlu, belediye görevlileri ise tali kusurlu bulunmuştu. Ancak 9 ay sonra hazırlanan ve Dede'nin de imzasının bulunduğu ikinci bilirkişi raporunda, AFAD ve yerel yönetim yöneticilerinin sorumlu olduğu, sanıkların ise illiyet bağının koptuğu tespiti yer almıştı.

BİLİRKİŞİ DEĞİŞİKLİĞİ VE DÖRT GÜNDE GELEN EK RAPOR

ANKA Haber Ajansı'nın edindiği bilgiye göre, müşteki avukatı 9 Aralık'ta sunduğu dilekçede, bilirkişinin sanıkla eski çalışma arkadaşı olduğunu belirterek, "Bilirkişi Sabriye Merve Dede re'sen dosyadan çekilmesi gerekirken rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen raporda, bilirkişi Sabriye Merve Dede'nin tarafsızlığı hususunda tarafımızca derin bir endişe hissedilmiştir" ifadelerini kullandı. Mahkemenin tespitinin ardından Dede 17 Aralık'ta azlini talep etti. Boşalan göreve 23 Aralık'ta Halil İbrahim Kırmızı atandı ve yeni heyet, Kırmızı'nın göreve başlamasından dört gün sonra ek raporu mahkemeye sundu.

Beş kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda, dava dosyasında yeni bir teknik verinin bulunmadığı ve sanıklar ile yapının yıkımı arasında mevzuat bağlamında illiyet bağı kurulmasına elverişli bir veri setinin mevcut olmadığı savunuldu. Raporda, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu vurgulandı.

"ADALET SAĞLANIRSA YASIMIZLA ÖZGÜR KALACAĞIZ"

Duruşma süreçlerinde adalet bekleyen aileler adına konuşan ve iki evladını kaybeden Arzu Yurdal Atılgan, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı: "O gün bugündür aldığım nefes kaburgama sığmıyor. Bizim acımızı dindirecek tek şey, adaletin yerini bulmasıdır. Eğer adalet sağlanırsa, arkadaşımızın da dediği gibi zincirimiz kırılacak, yasımızla özgür kalacağız. Kabristanlara gittiğimizde evlatlarımıza 'adalet yerini buldu' demek istiyoruz."