Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Epstein belgelerindeki iddiaların Türkiye ayağının araştırılması gerektiğini vurguladı. Epstein dosyasının dünya genelinde sarsıcı bir istismar düzenini ortaya koyduğunu belirten Kılıç, bu belgelerde Türkiye'nin isminin geçmesinin son derece ciddi bir durum olduğunu ifade etti. İki yıl önce de bu konuda Meclis'e araştırma önergesi sunduğunu ancak önergenin bekletildiğini hatırlatan Kılıç, iddiaların yeniden gündeme gelmesi üzerine "Ülkemizin üzerindeki bu ağır gölge derhal kaldırılmalıdır" dedi.
TÜRKİYE BAĞLANTILI İDDİALARIN AYDINLATILMASI İSTENDİ
Mahkeme kayıtlarına dayanan iddialarda Türkiye'den reşit olmayan kız çocuklarının kaçırılarak adaya götürüldüğü yönündeki ifadeleri hatırlatan Kılıç, devletin bu konuda sessiz kalmaması gerektiğini söyledi. Kılıç, konuşmasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:
"Epstein dosyası; gücün parayla, paranın dokunulmazlıkla, dokunulmazlığın cezasızlıkla buluştuğu kirli bir düzeni gözler önüne serdi. Mahkeme kayıtlarına yansıyan pilot beyanları, e-posta yazışmaları ve senato raporlarında yer alan milyar dolarlık para transferlerinde Türkiye’nin çerçevede anılması mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Bunlar şu an için iddiadır. Doğruysa bu bir insanlık suçudur. Yanlışsa, ülkemizin üzerindeki bu ağır gölge derhal kaldırılmalıdır. Devletin görevi susmak değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır."
CHP'li Kılıç, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi için atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı:
"Kayıp çocuk verileri şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalı, kayıp-ihbar-izleme mekanizmaları güçlendirilmelidir. ABD makamlarından Epstein dosyasına ilişkin tüm belgeler sansürsüz ve eksiksiz biçimde resmi yollarla talep edilmelidir. Uçuş kayıtları, para transferleri, yazışmalar, e-postalar ve tüm temaslar bağımsız ve kurumsal bir incelemeye tabi tutulmalıdır. TBMM, yürütmenin konforuna göre değil; Anayasa’nın ve insanlık onurunun gereğine göre hareket etmeli, derhal bir Meclis araştırma komisyonu kurulmalıdır. Çocukların hayatı üzerinde kurulan bu kirli düzeni ortaya çıkarmak, siyasi bir tercih değil; insan kalabilmenin son sınırıdır."





