Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın "Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor" yönündeki açıklamalarına tepki göstererek söz konusu ismin kamu görevinden el çektirilmesi yönünde görüş bildirdi.

Karasu, yaptığı yazılı açıklamada, Yalçın’ın ifadelerinin basit bir söylem olarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti. Söz konusu ifadelerin doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesine, tarihsel kazanımlarına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen bağımsızlık mücadelesine yönelik bir saygısızlık teşkil ettiğini vurgulayan Karasu, "100 yıllık narkoz" tanımının halkın esaretten kurtuluşunu ve bağımsız devlet kurma iradesini hedef aldığını belirtti.

ULAŞ KARASU'DAN YAZILI AÇIKLAMA VE TEPKİ

Cumhuriyet’in ülkenin onuru ve hafızası olduğunu dile getiren Karasu, açıklamasında ayrıca şunları kaydetti:

"Bu hadsiz, bu nankörce açıklamalara AKP iktidarı döneminde ne yazık ki defalarca tanık olduk. Bu bir zihniyet meselesidir. Bugün Cumhuriyet’in kurumlarında görev yapan, devletin maaşını alan, bu ülkenin imkanlarıyla varlık bulan bir kişinin dönüp Cumhuriyet’i aşağılayan, küçümseyen ve hedef alan ifadeler kullanması, en hafif deyimle kabul edilemez bir hadsizliktir. Bu yaklaşım, Cumhuriyet düşmanlığının açık tezahürüdür. Bir konfederasyon genel başkanının görevi ülkeyi gerilim hatları üzerinden ayrıştırmak, toplumsal değerleri hedef almak veya tarihsel kazanımları itibarsızlaştırmak değildir. Sendikaların ve konfederasyonların asli görevi emekçilerin haklarını korumak, çalışma hayatını iyileştirmek ve ülkenin sosyal adalet zeminini güçlendirmektir. Türkiye’yi gericiliğe, karanlığa ve kutuplaşmaya sürükleyen bir dil; emek mücadelesinin dili asla olamaz. Bugün Türkiye’de kamuda sendikalaşma yapısının nasıl şekillendiği herkesin malumudur. Göreve yeni başlayan kamu emekçilerine yönelen açık veya örtük baskılar, tek merkezli bir sendikal örgütlenme anlayışını dayatan pratikler ve liyakat yerine bağlılığı esas alan bir düzen; bu AKP zihniyetin nasıl üretildiğini açıkça göstermektedir. Tek adam anlayışıyla şekillenen bu yapı kamuda da tek ses, tek çizgi ve tek örgüt dayatmasını beraberinde getirmiştir. Bu anlayışın temsilcisi olan bir kişinin Cumhuriyet’i hedef alan ifadelerle konuşması tesadüf değildir. Bu, bilinçli bir ideolojik hattın sonucudur. Bu hattın ortak özelliği bu toplumdan beslenmek, bu devletin imkanlarından yararlanmak ve ardından dönüp bu ülkenin kurucu değerlerine dil uzatmaktır. Bu anlayışa sahip bir kamu görevlisi olamaz, zaman yitirmeden bu kişi kamu görevinden çıkarılmalıdır."

Kamu emekçilerine yönelik bir çağrıda da bulunan Karasu, Türkiye Cumhuriyeti bayrağı altında görev yapan personelin kurucu değerlere sahip çıkması gerektiğini ifade etti. Cumhuriyet’e yönelen her türlü saldırının geleceğe yönelik bir tehdit niteliği taşıdığını belirten Karasu, Ali Yalçın hakkında gerekli idari ve hukuki süreçlerin vakit kaybedilmeden başlatılmasının zorunlu olduğunu bildirdi.

Ulaş Karasu, Ali Yalçın'ın ifadelerini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine de taşıdı. Karasu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından yanıtlanması istemiyle bir soru önergesi verdi. Söz konusu önergede; hükümetin Ali Yalçın’ın beyanlarına ilişkin bir değerlendirmesinin bulunup bulunmadığı ve bu açıklamalarla ilgili herhangi bir idari veya hukuki işlemin başlatılıp başlatılmadığı soruları yöneltildi. Karasu, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine dil uzatanların Türkiye’nin aydınlık yarınlarını gölgeleyemeyeceğini belirterek hukuki sürecin takipçisi olunacağını vurguladı.