Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keçiören İlçe Başkanlığı binasına yönelik gerçekleştirilen saldırıya dair, çok sayıda partilinin katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, olayın gelişimine ve siyasi arka planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yıldırım, saldırının yaşandığı sırada ilçe örgütünün Doruk Madencilik işçilerine destek vermek amacıyla Kurtuluş Parkı'nda bulunduğunu belirtti. Yaşanan hadisenin tesadüf olmadığını savunan Yıldırım, bu durumun yıllardır sürdürülen kutuplaştırma siyasetinin bir yansıması olduğunu kaydetti.
"NE BİR ADIM GERİ ATARIZ"
Siyaset dilindeki ayrışmanın toplumsal sonuçlarına dikkat çeken Görkem Cevahir Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:
"Dün öğlen saatlerinde, ilçe örgütümüzle birlikte Doruk Madencilik işçilerine destek olmak için Kurtuluş Parkı'nda olduğumuz saatlerde, İlçe Başkanlığımıza yönelik gerçekleştirilen bu saldırı asla münferit değildir. Bu saldırı; yıllardır bilinçli biçimde körüklenen nefret dilinin, kutuplaştırma siyasetinin ve hedef göstermesinin doğrudan sonucudur. Bu ülkenin siyasetini zehirleyenler, toplumu ayrıştırarak kendine alan açanlar ve bu dili meşrulaştıranlar, bugün yaşananların siyasi sorumluluğundan kaçamaz. Biz bu karanlık anlayışı da, arkasındaki iradeyi de çok iyi tanıyoruz. Demokratik siyaseti baskıyla sindirebileceğini sananlara, korku iklimi yaratarak geri adım atacağımızı düşünenlere buradan açıkça söylüyoruz: Ne bir kelime eksik konuşuruz, ne bir santim eğiliriz ne de bir adım geri atarız."
Yıldırım, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in liderliğinde halkın iradesine, adalete ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceklerini vurguladı. Baskı ve nefret siyasetine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade eden Yıldırım, dayanışma gösteren tüm dostlarına teşekkür etti.
Mücadelenin hayatın her alanında devam ettiğini belirten Yıldırım, maden işçilerinin onurlu mücadelesine sahip çıkmak üzere katılımcıları saat 18.00'de Yıldızlar Holding önüne davet etti. Yıldırım, açıklamasını "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!" sözleriyle tamamladı.