Boğaziçi Üniversitesi'nde kayyum rektör uygulamasına karşı başlatılan direniş, Türkiye'nin en uzun soluklu üniversite eylemlerinden biri olarak tarihe geçti. Beş yılı geride bırakan eylemler kapsamında akademisyenler, öğrenciler, mezunlar ve siyasi parti temsilcileri Güney Kampüs'te buluştu. Burada yapılan basın açıklamasının ardından kalabalık Etiler Kapısı'na doğru yürüyüşe geçti. Eyleme CHP, DEM Parti ve EMEP milletvekilleri ile eğitim sendikaları da destek verdi. Yapılan açıklamalarda üniversitelerin özerk, demokratik ve katılımcı yapısının korunması gerektiği vurgulanırken, tutuklu bulunan öğrenci Bilge Kağan Şarbat'ın cezaevinden gönderdiği mektup okundu. Katılımcılar, üniversitelerin siyaset aracı olarak kullanılmasına ve liyakatsiz atamalara karşı tepkilerini dile getirdi.

Üniversiteler siyaset aracı olarak kullanılmamalıdır

Boğaziçi mezunları adına konuşan Sinan Suner, üniversitelerin herhangi bir kişi veya kuruluşun baskısına maruz kalmaması gerektiğini vurguladı. Geçen beş yılda yönetimin aldığı kararların okula zarar verdiğini belirten Suner, mücadeleden vazgeçmediklerini ifade etti. Üniversitelerde karar alma yetkisinin demokratik yöntemlerle seçilmiş kurullarda olması gerektiğini savunan Suner, yöneticilerin atamayla değil seçimle belirlenmesi çağrısında bulundu. Boğaziçi'ne sahip çıkmanın Türkiye'ye sahip çıkmak anlamına geldiğini belirten Suner, tüm kamuoyunu bu demokrasi mücadelesine davet etti.

Kayyumlar gidecek biz kalacağız

Özgür Üniversite Hareketi ve Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu (ÖTK) adına yapılan açıklamalarda da direnişin kararlılığı vurgulandı. Öğrenciler, üniversiteyi parsel parsel satmaya çalışan zihniyete ve fakülte işgallerine karşı durduklarını belirtti. ÖTK adına konuşan Umut Çetin, beş yıldır kamusal alanları ve geleceği savunduklarını ifade ederek, barınma hakkının gasp edilmesinden kulüp odalarının işgal edilmesine kadar yaşanan hak ihlallerini sıraladı. Çetin, özgür ve özerk üniversiteyi geri alana kadar mücadele edeceklerini, kayyumların gidici öğrencilerin ise kalıcı olduğunu söyledi.

Tutuklu öğrenciden mektup: Direnişten geri dönmedik

Eylemde, Kadıköy'deki asgari ücret protestosu sonrası tutuklanan CHP Kadıköy Gençlik Kolları yöneticisi ve Boğaziçi öğrencisi Bilge Kağan Şarbat'ın Maltepe Cezaevi'nden gönderdiği mektup okundu. Şarbat mektubunda, okulun kültürüne ve öğrencilerine doğrultulan her okun mücadele kalkanında bozguna uğradığını belirtti. Direnişin bir yenilgi değil, mezuniyet cübbelerinde bir nişane olarak parlayacağını ifade eden Şarbat, geleceğin baskı ve karanlığın değil, aydınlığın olacağını vurguladı.

Siyasilerden ve sendikalardan tam destek

Eyleme katılan DEM Parti Milletvekili Sevilay Çelenk, Boğaziçi direnişinin dünya üniversite direniş repertuvarına yeni imgeler kattığını belirterek, kesintisiz süren bu mücadelenin bir güç göstergesi olduğunu söyledi. EMEP Genel Başkan Yardımcısı İskender Bayhan ise üniversitelerin sermaye ve iktidar denetimine girmesine karşı verilen mücadelenin tarihsel önemine değindi. CHP Gölge Milli Eğitim Bakanı Suat Özçağdaş da Boğaziçi'nde yaşananların Türkiye'nin bir laboratuvar örneği olduğunu ifade ederek, YÖK Başkanı Erol Özvar'ı ve iktidarı sert bir dille eleştirdi. Özçağdaş, liyakatsiz kadrolaşmaya ve etik ihlallerine dikkat çekerek bu direnişin durdurulamayacağını belirtti. Eğitim Sen temsilcisi Özgür Evrim Gülez ise üniversitelerin biat etmeyeceğini bir kez daha haykırdıklarını dile getirdi.