Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sırma Halı işçilerinin eyleminde gerçekleştirdiği konuşma nedeniyle gözaltına alınan Türkmen, emniyet müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Edinilen bilgilere göre Türkmen'in gözaltına alınma gerekçesi olarak, Sırma Halı bünyesinde çalışan işçilerin Balıklı Meydanı’nda düzenlediği basın açıklamasındaki ifadeleri gösterildi. Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren fabrikada çalışan yaklaşık 400 işçi, maaş ödemelerinin gecikmesi ve zam farklarının verilmemesi üzerine iş bırakma eylemi başlatmıştı.

İŞÇİLERİN MAAŞ VE ZAM TALEBİ

Eylem süreci kapsamında Balıklı Meydanı'nda bir araya gelen işçilere hitap eden Mehmet Türkmen, ülkeyi ve kenti yönetenlerin Ramazan ayı başından itibaren sergiledikleri tutumu eleştirdi. Türkmen, yetkilileri işçilerin yaşadığı ekonomik zorlukları yerinde görmeye davet etti.

Basın açıklamasında konuşan Türkmen, şunları söylemişti:

"Bu ülkeyi, bu kenti yönetenler ve onlarla iş birliği yapan patronlar, ramazan başından beri hayırseverlikleri ile övünüyorlar. Ülkeyi yönetenler, her gün yoksulların yer sofralarında oturma pozu veriyorlar. Onları Sırma Halı işçilerinin sofralarına çağırıyoruz. O sofralara oturanlar, işçiyi kuru ekmeğe muhtaç edenlerdir. İşçiler aylardır maaşlarını düzenli alamıyorlar. Fazlasını değil, sadece maaşlarının zamanında yatırılmasını istiyorlar. Karşılığında tehdit mesajları alıyorlar. İşçiler bir gün fatura ödemese üstüne faiz geliyor ama işçiye geç ödenen para aynı para. Bu ülkeyi var edenler, sırtında taşıyanlar, fabrikalarda çalışan işçilerdir.

Haksızlığa karşı sesini duyurmak için toplanıyor, ama etrafında yüzlerce polis oluyor. Neden işçiler basın açıklaması veya yürüyüş yapmak istediğinde, önüne bu kadar polis diziliyor? Barikatları işçilere değil, patronlara kurun. Bu öfke birikiyor. Bu adaletsizliğe her gün yenilerini ekleyerek, işçilerin yüreğinde öfke ve isyan biriktiriyorsunuz. Yapmayın, altında kalırsınız. İşçinin mesai ve zam farklarını bir an önce ödeyin. İşçileri tehdit etmekten vazgeçin. İşçileri insan yerine koymayı öğrenin."