Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Gaziantep’te Sırma Halı işçilerinin eylemi sırasında yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek 16 Mart’ta tutuklanmasının ardından cezaevi şartlarını paylaştı.

Nefes'ten Dilan Kutlu'nun haberine göre, avukatı aracılığıyla açıklama yapan Türkmen, Hanifi Şireci’ye ait Sırma Halı önünde hakları için iş bırakan işçilere yönelik gerçekleştirdiği konuşma nedeniyle önce “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla gözaltına alındığını, sonrasında sevk maddesinin değiştirilerek “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” iddiasıyla tutuklandığını ifade etti. Türkmen ayrıca şunları söyledi: “Buradaki konuşmamda daha önce iki kolu kopan bir işçi için kimsenin hesap sormadığını, yasaların patronları koruduğunu ve işçi ne zaman hak arasa karşısında valiyi, kolluğu bulduğunu, sendikacısının tutuklandığını söyledim. Savcı, Şireci’de yaşanan iş kazası dosyasında işçinin şikayetçi olmadığını belirterek hakkımda ‘halkı yanıltıcı bilgi yaydığımı’ iddia ediyor. İşçi şikayetçi olmadığında adalet sağlanmış mı oluyor? Kan parası vererek, şikayetçi olmaktan vazgeçirilen işçiler için adalet bu şekilde mi işleyecek?”

CEZAEVİNDEKİ HİJYEN KOŞULLARI VE KALABALIK

Tutukluluğunun dokuzuncu gününde olduğunu belirten Türkmen, cezaevindeki fiziksel şartların zorluğuna dikkat çekerek 25 kişilik koğuşta 63 kişinin kaldığını kaydetti. Türkmen ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Mutfak kısmında tuvaletin ağzına kadar serilen yerdeki yataklarda yatıyoruz. Haftada sadece 2 gün sıcak su var ve 1 gün duş sırası geliyor, o da 10 dakika. 63 kişi tek bir banyo ve tek bir tuvaleti kullanıyor. Tek yatakta 2 kişi uyuyoruz. Çarşaflar leş gibi. Geçici koğuştan gelenlerin her yeri yara içinde, çünkü tahta kurusu var. Toplam 35-40 metrekarelik bir koğuşta 63 kişinin yaşadığını düşünün. Hem çok soğuk hem de hijyen koşulları çok kötü. Oturacak yer yok.”

Sendikal mücadelesi nedeniyle tutuklandığını vurgulayan Türkmen, cezaevinde görüştüğü diğer mahkumların durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Türkmen ayrıca şunları aktardı: “Konuştuğum işçilerin çoğuna şu soruyu soruyorum, ‘Eğer aldığınız ücret ailenizle insanca geçinmeye yetecek bir ücret olsaydı yine de bu suçları işler miydiniz?’ Hepsinin cevabı ‘hayır’ oluyor. Ben başkanı olduğum sendikamla birlikte işçiler daha iyi ücret alsın, daha iyi koşullarda çalışsınlar, insan onuruna yaraşır bir ücretle çalışsınlar diye mücadele ettiğim için tutuklandım. Onlar ise bu haklara ve böyle bir yaşama sahip olamadıkları için bu suçları işlemeye sürüklendiler.”