KÜLTÜR & SANAT

45. İstanbul Film Festivali’nde Bill Evans söyleşisi

45. İstanbul Film Festivali’nin konuğu olarak Türkiye’ye gelen ünlü oyuncu Anders Danielsen Lie, başrolünde yer aldığı “Everybody Digs Bill Evans” filmi üzerine Kadıköy’de sinemaseverlerle buluştu. Soho House’ta düzenlenen söyleşide Lie, caz dünyasının efsane ismi Bill Evans’ı canlandırma sürecini ve karakterin iç dünyasındaki paradoksları paylaştı.

Abone Ol

  1. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen “Everybody Digs Bill Evans”, cazın efsane ismi Bill Evans’ın çalkantılı hayatına odaklanırken, filmin başrol oyuncusu Anders Danielsen Lie, Kadıköy’de Soho House’ta düzenlenen söyleşide karakterin “gizemli ve çözülemeyen” yönlerine dikkat çekti.

“HÂLÂ BENİ ŞAŞIRTIYOR”

Lie, canlandırdığı karakterin kendisi için hâlâ bir “gizem” olduğunu belirterek, Evans’ın hayatındaki çelişkilerin filme yön veren temel unsur olduğunu vurguladı. Lie, “Onun kim olduğunu ve neden bu kadar kendini yıkıcı olduğunu anlamaya çalıştım ama hâlâ beni şaşırtıyor” dedi. Filmde klasik biyografi kalıplarından bilinçli olarak uzak durduklarını ifade eden Lie, fiziksel benzerlikten çok karakterin özünü yakalamaya odaklandığını söyledi.

“SANATI SEÇİP HAYATI GERİDE BIRAKAN BİR FİGÜR”

Lie, filmde müzisyenin sahne performanslarından çok özel ve kırılgan anlarına yer verilmesine dikkat çekerek, bu tercihin Evans’ın sanatındaki düzen ile kişisel hayatındaki kaos arasındaki sert karşıtlığı daha görünür kıldığını belirtti. Oyuncuya göre Evans, bir noktada “sanatı seçip hayatı geride bırakan” bir figür olarak öne çıkıyor.

HEM DOKTOR HEM OYUNCU

Söyleşinin öne çıkan başlıklarından biri de Lie’nin sinema dışındaki kimliği oldu. Hem doktor hem de oyuncu olan Lie, bu iki alan arasındaki ilişkiyi esprili bir dille şöyle anlattı: “Annem oyuncu, babam doktor. Kendime onların tam tersi bir yol çizeceğimi söylemiştim ama sonunda hem doktor hem oyuncu oldum.” Oyunculuğa dönüş hikâyesini de paylaşan Lie, tıp eğitiminin son yılında aldığı bir senaryo sayesinde hayatının yön değiştirdiğini belirtti.

“BİR FİLM AİLESİ”

Joachim Trier ile başlayan işbirliğinin kariyerinde belirleyici olduğunu söyleyen Lie, bu ilişkinin yıllar içinde bir “film ailesine” dönüştüğünü ifade etti. Lie, Trier’in filmlerinde tekrar tekrar yer almasının bilinçli bir tercih değil, yaratıcı bir yakınlık sonucu geliştiğini vurguladı.

SANAT VE YIKIM ARASINDA BİR PORTRE

“Everybody Digs Bill Evans”, yalnızca bir müzisyenin biyografisi olmanın ötesine geçerek sanat ile yıkım, disiplin ile dağınıklık arasındaki ince çizgiyi sorgulayan bir portre sunuyor. Film, bu yönüyle İstanbul Film Festivali’nin öne çıkan yapımları arasında yer alıyor.