Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dava süreci devam ederken görev yapan üç hakemden ikisinin hayatını kaybettiğini, hayatta kalan son hakemin ise “akıl sağlığı yok” iddiasıyla görevden alınmasının talep edildiğini belirtti.
"AKP’NİN PETROL DAVASINDA ŞÜPHELİ ÖLÜMLER YAŞANDIĞINI TESPİT ETTİK"
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin "13.02.2025 tarihli Nihai Kararı Dosyası"na atıfta bulunan Yavuzyılmaz, “AKP’nin, 2014–2018 yılları arasında Irak–Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüz petrol taşıması nedeniyle görülen uluslararası tahkim sürecinde şüpheli ölümler yaşandığını tespit ettik" ifadelerini kullandı.
Sürecin, 23 Mayıs 2014’te Irak Merkezi Hükümeti’nin başvurusu üzerine Fransa’daki Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nde başladığını hatırlatan Yavuzyılmaz, davaya bakan üç hakemden birinin Irak, birinin Türkiye tarafından belirlendiğini, üçüncü hakemin ise ortak mutabakatla seçildiğini aktardı.
DAVAYA BAKAN ÜÇ HAKEMDEN İKİSİ HAYATINI KAYBETMİŞ
Yavuzyılmaz, süreçte yaşananları şöyle sıraladı: “Önce Tahkim Sekreteri görevden çekiliyor. Ardından Irak tarafının hakemi ölüyor. Sonrasında da Türk tarafının hakemi ölüyor. Böylece davaya bakan üç hakemden ikisi hayatını kaybetmiş oluyor.”
Irak tarafının hakemi Prof. David Caron’ın ölüm nedeninin “ani ve hızlı gelişen hastalık sonucu kan zehirlenmesi (septisemi)” olarak açıklandığını, Türk tarafının hakemi Prof. Emmanuel Gaillard’ın ölüm nedeninin ise “aort yırtılması (aort diseksiyonu)” olarak kayda geçtiğini ifade eden Yavuzyılmaz, iktidarın hayatta kalan son hakemin de görevden alınması için girişimde bulunduğunu iddia etti.
Yavuzyılmaz, "AKP, son kalan üçüncü hakem için ‘akıl sağlığı yoktur’ diyerek görevden uzaklaştırılması talebinde bulunuyor ancak bu talep reddediliyor" dedi.
Davanın 13 Şubat 2023 tarihine kadar sonuçlanmadığını ve bu sürede usulsüz petrol taşınmasının devam ettiğini öne süren Yavuzyılmaz, iki hakemin aynı dava sürecinde ani ölümlerinin uluslararası tahkim camiasında “nadir görülen bir durum” olarak değerlendirildiğini ve “trajik tesadüfler serisi” olarak adlandırıldığını da sözlerine ekledi.





