Yargıtay, kira ödemelerini banka kanalı yerine elden nakit olarak gerçekleştiren kiracıları yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Alınan karara göre, ödemeyi elden yaptığını ifade eden kiracıların bu durumu yazılı bir belgeyle ispatlaması zorunlu kılındı. Söz konusu ödemeyi belgeleyemeyen kiracıların borçlu kabul edilerek icra takibi işlemleriyle karşı karşıya kalabileceği kaydedildi.
Hürriyet yazarı Oya Armutçu'nun paylaştığı Yargıtay kararındaki dava dosyasına göre, kiracı B.Ç. ile mülk sahibi B.K. arasında imza edilen yazılı kira sözleşmesinde bedelin banka yoluyla ödenmesi kararlaştırıldı. Kiracı B.Ç., mülk sahibinin talebi doğrultusunda ödemeleri nakit olarak elden gerçekleştirdiğini belirtti. Bir süre sonra mülk sahibi, kira borçlarının ödenmediğini vurgulayarak icra takibi süreci başlattı. Kiracı ise herhangi bir borcu olmadığını savunarak, icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı tutarın iadesi için dava açtı. Mülk sahibi, davacı kiracının ödeme yaptığı yönündeki beyanlarını kabul etmediklerini, yıllık kira bedeli olan 21 bin 600 liranın senetle ispat sınırının üzerinde olduğunu ve tanık dinletilmesine onay vermediklerini ifade etti.
YARGITAY TANIK BEYANLARINI HUKUKA AYKIRI BULDU
Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, kira bedellerinin mülk sahibinin iş yerinde elden teslim alındığı ve bazı aylar için PTT üzerinden yapılmak istenen ödemelerin kabul edilmediği gerekçesiyle kiracıyı haklı buldu. Mahkeme, icra tehdidi altında yapılan toplam 18 bin 829 liralık ödemenin yasal faiziyle birlikte iade edilmesine karar verdi. Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz istemi üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne intikal etti. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin tanık beyanlarını esas alarak hüküm kurmasını usul ve yasaya aykırı bularak kararı kanun yararına bozdu.
Yargıtay tarafından yayımlanan kararda, kira hukukunda ispat yükümlülüğüne dair temel ilkeler hatırlatıldı. Kira ilişkisinin ve kira bedelinin varlığını kanıtlama yükünün ev sahibine, kabul edilen kira bedelinin ödendiğini ispatlama yükünün ise kiracıya ait olduğu vurgulandı. Yargıtay, yıllık kira bedelinin senetle ispat sınırının üzerinde bulunduğu durumlarda kira borcunun kesin delillerle kanıtlanması gerektiğine dikkat çekti. Yazılı bir kira sözleşmesinin mevcut olması durumunda, ödeme işlemlerine ilişkin tanık dinlenemeyeceği kaydedildi.