dokuz8GÜNDEM Özel | Sosyal Medya Yasası'nın basın özgürlüklerine etkisi

MEDAR tarafından yürütülen “Sosyal Medya Yasası'nın Basın Özgürlüğü Üzerine Etkileri İzleme Araştırması” raporu dokuz8SivilToplumSaati programında konuşuldu.

MEDAR tarafından yürütülen “Sosyal Medya Yasasının Basın Özgürlüğü Üzerine Etkileri İzleme Araştırması” raporu dokuz8SivilToplumSaati programında konuşuldu. Büşra Ağaç'ın konukları ECPMF Medya Özgürlüğü
Acil Müdahale Koordinatörü ve Araştırma Koordinatörü Gürkan Özturan, Araştırma Danışmanı Dilek İçten ve Araştırmacı Hasan Berk Akkoç.

"YASA, HABERE ERİŞİMİ ENGELLİYOR VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ BALTALIYOR"

ECPMF Medya Özgürlüğü Acil Müdahale Koordinatörü ve Araştırma Koordinatörü Gürkan Özturan, Temmuz 2020’de meclise gelen ve 1 Ekim 2020 itibariyle yürürlüğe giren Sosyal Medya Yasası’nın meclisten alelacele geçtiğini ve nitelikli bir toplumsal tartışma olmadan kanun hâline getirildiğini söyledi. Yasadaki en önemli yeniliklerden birinin, önceden içeriklere erişim engeli getirilirken artık içerik kaldırmanın mümkün olduğunu ifade eden Özturan, "Yasanın etlkileri halihazırda yıkıcı zaten," diyerek durumu şöyle ifade etti: "5651 sayılı kanun, internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmek adı altında yurttaşların bilgiye, habere erişimi engelliyor; basın özgürlüğünü baltalayan bir noktada bulunuyor ve ifade özgürlüğünü kısıtlayarak yurttaşların kendi ifadeleri nedeniyle cezai yaptırımlara maruz kalmasına neden oluyor."

"DİJİTAL HAFIZAYI KORUMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ"

Diijital hafızanın önemini vurgulayan ve bu hafızayı korumanın medya çalışanlarının görevi olduğunu söyleyen Araştırma Danışmanı Dilek İçten, "Bilgiye erişim temel bir hak olmasına rağmen, bu yasa toplumun tüm bileşenlerini etkilemesine rağmen yasama sürecine dahil edilmediler," dedi. Dijital alanda ve internet ortamında bir düzenleme olması gerektiğini düşündüğünü söyleyen İçten, "Bunun devlet eliyle yapılması özellikle sivil yurttaşların çıkarını korumaya yönelik bir adım ama bu adım nasıl araçsallaştırıldığının ve politik zeminde suistimal edilişinin bir örneğini görüyoruz," dedi. Bunun durumun altındaki temel sebep olarak toplum bileşenlerinin yasama sürecinin dışında tutulması olduğunu söyleyen araştırmacı STK ve medya temsilcilerinden de görüş alınmadığının altını çizdi.

"EN ÇOK YOLSUZLUK VE USULSÜZLÜK HABERLERİNE KALDIRMA KARARI GELİYOR"

Araştırmacı Hasan Berk Akkoç, araştırma süresince iletişime geçmeye çalıştıkları kurumlarının çok azının dönüş yaptığını söyledi. En çok kaldırma kararının sırasıyla Cumhuriyet, BirGün ve OdaTV’ye geldiğini söyleyen Akkoç, "En çok yolsuzluk ve usulsüzlük haberi için kaldırma kararları geliyor. Bunun içinde bürokratlar ve avukatlar en çok başvuruyor," dedi.

"ÖNCE BETİMLEYİCİ BİZ DÜZENLEME GEREKİYOR"

Sosyal medya yasasının sadece medya organizasyonlarını etkilemediğinin, en çok sivil yurttaşları ve onların bilgiye erişimini etkilediğinin altını çizen Dilek İçten, bu yasanın revize edilmesi gerektiğini söyledi. Öncelikli olarak dijital hakların ne olduğunun tanımını yapan bir yasaya ihtiyaç olduğunu belirten İçten, "En başta dijital haklara ilişkin betimleyici bir düzenleme gerekiyor. Ondan sonra denetleyen bir düzenleme olmalı mı bu konuşulur," dedi.

Yorumlar