Bugün Diyarbakır’da 16 gazetecinin tutuklanışının tam beşinci ayı. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) tutuklu gazeteciler için Diyarbakır Adliyesi önünde bir eylem yaptı.

Tutuklu gazetecilerin fotoğraflarının ve “Özgür basın baş eğmez” pankartının açıldığı eyleme çok sayıda gazeteci ve sivil toplum örgütü temsilcisi destek verdi. Eylemde “Özgür basın susturulamaz” sloganı atılırken bir de Kürtçe ve Türkçe basın açıklaması yapıldı.

Açıklamanın Kürtçesini Kadri Esen, Türkçesini de Gülşen Koçuk okudu. Gazeteciler hakkında henüz iddianame hazırlanmadığına dikkat çekilen açıklamada gazeteciler için özgürlük istendi.

Koçuk, “Arkadaşlarımız, kameralarıyla hakikate mercek tuttukları için, toplumu nefessiz bırakmak isteyen iktidarın hukuksuzluklarını teşhir ettikleri için, ezene karşı ezilenin, gençlerin, kadınların ve kısaca tüm ‘ötekilerin’ sesi oldukları için tutuklandı. İşkence ve cezalandırmaya dönüşen bu tutukluluk, üzerinden 5 ay geçmesine rağmen maalesef halen devam ediyor” dedi.

Aradan 5 ay geçmesine rağmen halen 16 gazetecinin soruşturmasının tamamlanmamasına tepki gösteren Koçuk şöyle devam etti:

"İktidar muhalif gazetecilere basın kartı vermek istemiyor" "İktidar muhalif gazetecilere basın kartı vermek istemiyor"

“Katiller, uyuşturucu baronları, insanlığa karşı suç işleyenler, tecavüz failleri için hızlıca hareket eden yargı, bu suçları açığa çıkaran gazeteciler söz konusu oldu mu 5 aydır yerinde sayıyor. Bu durumun nedenini çok iyi biliyoruz. İddianame hazırlandığında arkadaşlarımızın tek ‘suçlarının’ gazetecilik faaliyeti olduğu ve mesleki faaliyetlerinden kaynaklı tutuklandıkları ortaya çıkacak.

“Büyük operasyon’ şeklinde lanse edilen gözaltı ve tutuklamaların altının ne kadar boş olduğu açığa çıkacak. Emniyet fezlekelerinde yer alan ‘örgütsel materyallerin’ aslında hakikate mercek tutan kameralar ve fotoğraf makineleri olduğu açığa çıkacak. İşte tam da bu nedenle arkadaşlarımız 5 aydır tutuklu ve iddianameleri halen hazırlanmış değil.” 

“Şunun bilinmesini isteriz; ne 8 Haziran ne de 25 Ekim'de yapılan operasyonlar sonrası tutuklanan gazetecilerin işleri yarıda kaldı. Özgür Basın, tüm gözaltı ve tutuklamalara karşı direndi, direniyor ve direnecek. Çünkü bu gelenek tüm baskılara ve katliamlara rağmen baş eğmeyen ve diz çökmeyen halkın yarattığı bir gelenek.

“Yargı makamları da iktidar politikalarıyla şekillenen bu duruma daha fazla seyirci kalmamalı; arkadaşlarımızın fiziki özgürlüğünü sağlamalı. Cezaya dönüşen bu utanca ortak olmaktan vazgeçmeli.”

Eyleme katılanlar: Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu Hükümlü Aileler ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Özgür Kadın Hareketi (TJA), Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Remziye Tosun, HDP İl Eşbaşkanları Gülistan Atasoy ve Zeyyat Ceylan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Diyarbakır Barosu, Rosa Kadın Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 78’liler Derneği, Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED DER), DİSK, Diyarbakır Tabip Odası ve çok sayıda gazeteci.