GÜNDEM

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan CHP'li Gökhan Günaydın'a skandal Can Atalay yanıtı!

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'nin Can Atalay için Meclis'i olağan üstü toplantıya çağırması hakkında, "'Meclis’in eğer bu konuyu çözebileceğine inansam, binde bir inansam, zaten o Meclis’i ben çağıracağım' dedi.

Abone Ol

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bugün TBMM’de Parlamento Muhabirleri Derneği’ni ziyaret etti. Ziyaret esnasında Günaydın, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile arasında geçen konuşmayı aktardı.

Günaydın, Yargıtay'ın TİP Vekili Can Atalay'ın tutukluluğuna AYM'nin verdiği ihlal kararını uygulamaması sebebiyle TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırmaları hatırlatıp, "Kurtulmuş'u böyle hayretle dinledim. Ve dedi ki..." diyerek TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un skandal yanıtını aktardı. Günaydın, şunları ifade etti:
 

‘MECLİS’İN EĞER BU KONUYU ÇÖZEBİLECEĞİNE İNANSAM...

"Şimdi bu bağlamda biz 8 siyasal partinin temsilcileri olarak, bunların arasında grup başkanları var, grup başkanvekilleri var, milletvekilleri var, Meclis’i 5 Ocak 2023 tarihinde verdiğimiz dilekçeyle olağanüstü toplantıya çağırdık. İçtüzüğün 7. maddesi diyor ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ya da milletvekili sayısının 5'te 1'i kadar kişi, yani 120 milletvekili, yazılı olarak talepte bulunurlarsa olağanüstü toplantıya çağrılır. Burada meclis başkanına bir takdir yetkisi tanınmıyor, çağırabilir denmiyor, çağırır deniyor, bu bir bağlı yetkidir. Ve 4 Ocak tarihli dilekçemizde dedik ki: 9 Ocak günü saat 15'te toplanmasını talep ediyoruz. Çünkü İçtüzük 7. madde, toplantı günü ve saatini de belirtin diyor. Ben Cumartesi günü, yani 6 Ocak günü Sayın Numan Kurtulmuş'un telefonunu aradım. Dedim ki, 'Sayın Başkan, talebimiz size ulaştı, hangi gün Meclis’i çağıracaksınız' Söyleyeceğim budur. 6 Ocak tarihinde bana denildi ki, ‘Meclis Başkanı şu anda İstanbul'da size dönecek.’ Arkadaşlar, pazartesi günü, yani 8 Ocak, saat 10.30'da döndü bana Numan Bey. Numan Bey bana şunu söylüyor: Ya Gökhan Bey, Meclis nasıl olsa 16 Ocak'ta toplanacak. Bu Meclis’e olağanüstü toplantıya çağırma meselesini rutin bir şeye dönüştürmemek lazım. Ben böyle hayretle dinledim. Ve dedi ki: 'Meclis’in eğer bu konuyu çözebileceğine inansam, binde bir inansam, zaten o Meclis’i ben çağıracağım' dedi. Dedim ki, Sayın Başkan, bir Meclis Başkanı Meclis’in herhangi bir konuda yararlı olamayacağını düşünüyor ve bunu ifade ediyor.

Bu bir Meclis Başkanı açısından gerçekten talihsiz bir açıklama. Ayrıca, Meclis 16 Ocak'ta açılacakmış da, ben onu 9 Ocak'ta neden toplantıya çağırıyor muşum? Bu benim siyasi irademdir. 8 siyasal partinin ortaya koyduğu siyasi iradedir. Bunu denetleme yetkisi ve gücü Meclis Başkanı’nda değildir. Dolayısıyla ben bunu sizinle tartışmam bile. Ben siyasi bir irade ortaya koyuyorum ve Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırıyorum. Arkasından, dün akşam saat 18.30'da bana ulaşan bir yazısındaki gerekçeyi söyledi. ‘Evet ama’ dedi, ‘Meclis biliyorsunuz resmi olarak ara vermede değil. Dolayısıyla bu çağrınızın hukuki bir temeli de yok.' Dedim ki: Peki ben bunu bir sözlü irade olarak alayım mı? Yoksa sizden yazılı bir yanıt bekleyecek miyim? Dedi ki ‘Gökhan Bey bugün ben İstanbul’dayım. Yarın ben Ankara’da olacağım ve size yazılı yanıt vereceğim.’ Ben de dedim ki ‘Peki Sayın Başkan yazılı yanıtınız bize ulaşana kadar ben de bu konuda susacağım"