Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kuzeydoğu ve Doğu Suriye’de özellikle Kobani’de yaşanan gelişmelerin bölgede kaygıyla izlendiğini belirterek, “Hiçbir koşula bağlı olmaksızın insani koridorun açılması lazım, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardım için açılması lazım” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, Kuzeydoğu ve Doğu Suriye’de yaşanan gelişmelerin Diyarbakır ve bölge kentlerinde kaygıyla izlendiğini söyledi. Tanrıkulu, bölgede ortak beklentinin yeni bir çatışma ortamının oluşmaması olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
“Diyarbakır'da ve bölgede yurttaşlarımızın vicdanı, aklı, Kuzeydoğu ve Doğu Suriye'deki gelişmeler, Rojava'daki gelişmeler. Çok kaygıyla ve endişeyle herkes izliyor. Dolayısıyla orada bir kez daha savaşın iç çatışmanın olmaması ve meselelerin diyalogla, diplomasiyle ve hakların tanımasıyla çözülmesi noktasında herkesin ortak bir görüşü var.
Tabii aynı zamanda Kobani bizim zihnimizde büyük bir travmadır. Yani 2014'te 2015'teki gelişmeleri hiç kimse burada unutmuş değil. O zaman da sınır kapıları kapatılmıştı. Bir vahşet yaşanma ihtimali vardı ve yaşanıyordu ve Mürşitpınar Sınır Kapısı kapalıydı. Hem insani yardıma kapalıydı hem de güvenlik bakımından yardım yapılması engelleniyordu. Ancak büyük baskılar sonucu, uluslararası baskılar sonucu kapı açıldı ve yardım yapıldı.
“İnsani yardımın engellenmesi anlaşılır değil”
Şimdi aradan geçen bunca zamana rağmen hükümetin yani Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının bu travmayı anlamamış olması buradaki yurttaşların, sivil toplumun, yerel yönetimlerin, oradaki akrabalarımıza, kardeşlerimize bizim sosyolojimizin bir parçası olan insanlara yardım gitmesini engellemesi anlaşılmazdır gerçekten.”
Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun çağrısına da değinen Tanrıkulu, taleplerin insani nitelik taşıdığını belirterek şöyle konuştu:
“Sınırdan 1 km ötesi Kobani’dir. Suruç'ta, Urfa'da, burada yaşayan yurttaşlarımızın akrabalarıdır hepsi ve bu koşullarda yardıma ihtiyaçları var. İnsani yardıma ihtiyaçları var ve o koridorun açılması lazım.
Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu Diyarbakır'daki sivil toplumu, yerel yönetimleri temsil eden çok önemli bir dinamiktir, girişimdir. Bugün çağrı yaptılar, talepleri var. Haklı talepler. Bir an evvel bakın hiçbir koşula bağlı olmaksızın insani koridorun açılması lazım. Murşitpınar Sınır Kapısı'nın insani yardım için açılması lazım. Oradaki yurttaşlarımızın, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin, Diyarbakır Ticaret Odası'nın, Diyarbakır Barosu'nun, buradaki insanların buradaki kurumların yardım ettiğinin görülmesi lazım. Bakın bu vicdani bakımdan ahlaki bakımdan bir sorumluluktur, bir zorunluluktur aynı zamanda.
Ben hükümeti Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin Diyarbakır'dan bu parlamentonun bir üyesi olarak, milletvekili olarak sorumluluğa davet ediyorum. Bu vicdani tutumu almak zorundalar. Zira bütün bu tutumlar buradaki yurttaşlarımızı daha fazla duygusal kopuşuna neden oluyor. Bunun bir an evvel açılması lazım ve bu insani yardımın hazır olan insani yardımın oraya ulaştırılması lazım. Böyle bir vicdan borcu var.”
“Parlamentodaki çalışmaların zemini zarar görüyor”
Parlamentoda yürütülen komisyon çalışmalarına da değinen Tanrıkulu, yaşanan gelişmelerin sürecin toplumsal zeminini olumsuz etkilediğini ifade ederek şunları aktardı:
“Ayrıca şunu da ifade etmeliyim ki parlamentoda her şeye rağmen yürüyen hatta bugün toplantısı olan bir komisyon var. Komisyon yazım sürecinde ve bir rapor hazırlayacak. O raporda büyük oranda bir ortaklaşma için bütün bunlara rağmen bir çaba gösteriyor siyasi partiler. Burada yaşananlar moral zemini ortadan kaldırıyor. Yani sonuçta bu süreç Kürt meselesiyle doğrudan bağlantılı yani sonuçta. Kobani’yi insanların kafasından, zihninden atamazsınız. Burada yardımı engelleyen, yardım yapmasını engelleyen bir hükümete, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin hükümetine insanlar nasıl ve neden güvenecek?
Yani bu en temel insani meselede adım atmayan, engelleyici olan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına insanlar nasıl güvenilir? O nedenle Adalet ve Kalkınma Partisi'nin aldığı bu tutum, bu sürecin moral zeminini de ortadan kaldırıyor. Zayıflatıyor. Bunu yapmamaları lazım. Bir an önce bakın yani bugünden tezi yok yarına kalmadan bir duyuru yapılması ve bölgeden gidecek yardımlara, insani yardımlara Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın açılması lazım.”




