DÜNYA

Taliban'ın kölelik yasası: Afganistan'da sınıfa göre ceza

Afganistan'da yürürlüğe giren yeni ceza yasası, halkı dört farklı sosyal sınıfa ayırırken kadınlara yönelik baskıyı ve kölelik kavramını hukuk sistemine dahil ediyor.

Abone Ol

Taliban yönetimi, Afganistan'da dini normların aşırı yorumlanmasına ve liderliğe mutlak itaate dayanan yeni bir ceza yasasını uygulamaya koydu. İnsan hakları kuruluşu Tolerance (Hoşgörü) tarafından paylaşılan bilgilere göre, ocak ayı sonunda mahkemelere iletilen düzenleme, toplumu cezaların belirlenmesinde esas alınmak üzere dört gruba ayırıyor. Bu gruplar; alimler, aşiret liderleri ile soylular (tüccar ve memurlar), orta sınıf ve alt sınıf olarak tanımlanıyor.

Eski Kandahar temyiz mahkemesi başkanı ve yargıcı Zabihullah Ebrahimi, Deutsche Welle (DW) kanalına yaptığı açıklamada, yeni yasanın amacının halkı sınıflandırmak olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Bununla halkı sınıflandırmak istiyorlar ve bilinçli olarak aşağılayıcı kavramlar kullanıyorlar. Yasa, insan onuruna büyük değer veren İslam'ın temel prensipleriyle açıkça çelişiyor." Ebrahimi ayrıca, hükümet yetkililerinin genel olarak "alim" kategorisinde değerlendirilmesini ve zenginliğin ahlaki bir üstünlük gibi yansıtılmasını eleştirdi.

TOPLUMSAL SINIFLANDIRMA VE CEZAİ YAPTIRIMLAR

Söz konusu yasal düzenleme, öngörülen cezaların toplumsal sınıflara göre farklılık göstermesine neden oluyor. Ayrıcalıklı kabul edilen üst gruplar için uyarı veya yazılı ihtar gibi hafif yaptırımlar yeterli görülürken, yoksul kesimlere yönelik bedensel cezalar ön plana çıkıyor. Belgede "Gholam" (köle) gibi ifadeler hukuki bir terim olarak yer alırken, kadınlara yönelik şiddetin de meşrulaştırıldığı görülüyor. Yeni düzenlemeye göre kadınlar, anne ve babalarını ziyaret etmek de dahil olmak üzere pek çok eylem için eşlerinden izin almak zorunda bırakılıyor; aksi takdirde cezai yaptırımlarla karşılaşıyorlar.

Hukuk devleti ilkelerinin yerine şeriat hükümlerinin ikame edildiği belirtilen yasada, dini azınlıklar ve farklı görüş sahipleri de baskı altına alınıyor. Yalnızca Hanefi mezhebine mensup olanların tam olarak Müslüman kabul edildiği sistemde, diğer gruplar farklı sınıflara dahil ediliyor. Eski yargıç Abdul Mümin Ziya Badakhsh, Taliban'ın fıkıh yorumunu bir baskı aracı olarak kullandığını ifade ederek şunları söyledi: "Taliban ne dinin ne de toplumun ruhunu anlıyor; yoksa kölelikten söz etmezlerdi."

Yasa ile birlikte masumiyet karinesi, avukatla savunma hakkı ve işkenceye karşı korunma gibi temel haklar fiilen ortadan kalkıyor. Düzenleme, sadece yargıçlara değil, bireylere de "günahkar" olarak nitelendirilen kişilere karşı harekete geçme yetkisi tanıyor. "Fesat" ve "ahlaksız toplantılar" gibi belirsiz tanımlamalar, muhaliflerin ve aktivistlerin gözaltına alınması için geniş bir yetki alanı oluşturuyor. Taliban Adalet Bakanlığı ise yasaya yönelik her türlü eleştirinin "şeriata muhalefet" olarak değerlendirileceğini ve cezalandırılacağını duyurdu.

Ekonomik krizin derinleştiği ülkede, 2025/26 kış döneminde 17 milyondan fazla insanın ciddi açlık tehdidiyle karşı karşıya olduğu ve nüfusun yüzde 95'inin yetersiz beslendiği tahmin ediliyor. Buna karşın Taliban yönetiminin güvenlik harcamalarına büyük öncelik verdiği görülüyor. Dünya Bankası verilerine göre, 2025 mali yılının ilk dokuz ayında yapılan yaklaşık 2,5 milyar euro tutarındaki toplam harcamanın yüzde 48'i güvenlik sektörüne ayrıldı.