Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi, bugün açılacak Etlik Şehir Hastanesi ve kapatılacak devlet hastanelerine ilişkin, “Bilindiği gibi, şehir hastanelerinin hizmet ödemelerinin hesabında, hastanelerin yüzde 70’lik doluluk oranına göre belirlenen hizmet miktarları esas alınmıştır. Ankara’da bulunan iki şehir hastanesinin yatak doluluk oranının yüzde 70’e ulaşması için ortalama aylık 33 bin yatan hasta gerekmektedir. Etlik Şehir Hastanesi’ne yüzde 70’lik doluluk oranına göre ortalama yatış yapması gereken hasta sayısı 17 bin civarındadır. Etlik Şehir Hastanesi’nin, ilimizde mevcut tüm yatan hastalar olan 40-45 bin aralığındaki hastadan bu payı alması için Ankara’da kamu hastanesi kapatılması zorunlu görülmektedir” açıklamasını yaptı.

SES Ankara Şubesi, bugün açılacak Etlik Şehir Hastanesi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2020 bütçe görüşmelerinde, bundan sonraki süreçte kamu-özel ortaklığı projesi ile şehir hastaneleri yapılmayacağını ifade etmişti. Bugün ilimizde, Bakan’ın da sakıncalarını görerek vazgeçtiği modelle Etlik Şehir Hastanesi açılmakta. Söz konusu yatırım, kamu yatırımı olmayıp özel sektör yatırımı olmasının yanında, sağlık bütçesine verdiği zararla birlikte halkımızın sağlık hizmetlerine ulaşımına da ciddi zararlar verecektir.

Tekirdağ'dan sonra bir sahte doktor da Erzincan'da ortaya çıktı: Polisler şüphelenip kimliğini isteyince... Tekirdağ'dan sonra bir sahte doktor da Erzincan'da ortaya çıktı: Polisler şüphelenip kimliğini isteyince...

KAMU HASTANELERİNDE ŞEHİR HASTANELERİNİN AĞIRLIĞI ARTACAK, KAMU HASTANELERİ YATAKLARININ YÜZDE 14’Ü ŞİRKETLER TARAFINDAN YÖNETİLECEKTİR”

Açılacak Etlik Şehir Hastanesi ile kamu hastanelerinde şirketlerin ağırlığı artacaktır. Açılacak Etlik Şehir Hastanesi, kamu-özel ortaklığı ile yapılan 14’üncü şehir hastanesidir. Açılacak Etlik Şehir Hastanesi ile şehir hastanelerinin toplam yatak sayısı 22 bin 352 olacaktır. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı 158 bin 931 hastane yatağı bulunmakta olup, hastane başına düşen ortalama yatak sayısı 212’dir. Etlik Şehir Hastanesi ile şehir hastanelerinin toplam yatak sayısı, 105 kamu hastanesine denk gelmektedir. Etlik Şehir Hastanesi ile kamu hastanelerinde şehir hastanelerinin ağırlığı artacak, kamu hastaneleri yataklarının yüzde 14’ü şirketler tarafından yönetilecektir.

“ANKARA’DA KAMU YATAKLARININ YÜZDE 15,3’ÜNÜN DAHA YABANCI ŞİRKETLERİN ELİNE GEÇMESİ, SAĞLIK HİZMETLERİNDE KAPİTÜLASYON ALANININ GENİŞLEMESİ DEMEKTİR”

Bilkent ve Etlik Şehir Hastanelerinin toplam yatağı 7 bin 782’dir. İki şehir hastanesinin toplam yatağı, 37 kamu hastanesine denk gelmektedir. Kapanacak 5 kamu hastanesi ve Etlik Şehir Hastanesi’nin açılması ile Ankara ilinde kamu yataklarının yüzde 57,5’i şirketlerin eline geçecektir. Şirketlerin yarısı yabancı ortaklıdır. Etlik Şehir Hastanesi projesi ile Ankara’daki kamu yataklarının yüzde 15,3’ü daha yabancı şirketlerin eline geçecektir. Etlik Şehir Hastanesi ile ülkemizin kaynakları yabancı şirketlere peşkeş çekilmektedir. Ankara ilinin kamu yataklarının yüzde 15,3’ünün daha yabancı şirketlerin eline geçmesi, sağlık hizmetlerinde kapitülasyon alanının genişlemesi demektir.

“ŞEHİR HASTANELERİNİN YATAK DOLULUK ORANINI YÜZDE 70’E ÇIKARABİLMESİ İÇİN KAMU HASTANELERİ KAPATILIYOR”

Bilindiği gibi, şehir hastanelerinin hizmet ödemelerinin hesabında, hastanelerin yüzde 70’lik doluluk oranına göre belirlenen hizmet miktarları esas alınmıştır. Ankara’da bulunan iki şehir hastanesinin yatak doluluk oranının yüzde 70’e ulaşması için ortalama aylık 33 bin yatan hasta gerekmektedir. Bugün Ankara’da Sağlık Bakanlığı’na bağlı tüm hastanelerde aylık yatan hasta sayısı 40-45 bin aralığındadır. Etlik Şehir Hastanesi’ne yüzde 70’lik doluluk oranına göre ortalama yatış yapması gereken hasta sayısı 17 bin civarındadır. Etlik Şehir Hastanesi’nin ilimizde mevcut tüm yatan hastalar olan 40-45 bin aralığındaki hastadan bu payı alması için Ankara’da kamu hastanesi kapatılması zorunlu görülmektedir. Şu anda Ankara’da kamu hastanelerinin yatak doluluk oranı yüzde 65-70 aralığındadır. İlimizde kapanan hastanelerin nedeni iktidar tarafından hastanelerin âtıl ve eski olmaları olarak gösterilse de asıl neden, mevcut hastaları ve sağlık emekçilerini şehir hastanelerine yönlendirmektir. Bugün ilimizde kapatma, birleşme, faaliyetinde daraltma gibi yöntemlerle kapatılan hastanelerin birçok binası son 30 yıl içinde yenilenmiştir. Yine birçok hastanenin yoğun bakım servisi, acil servisi, ameliyathanesi ve radyoloji bölümü ciddi kamu yatırımları ile yenilenmiştir. Kamuya devredildiğinde bina yaşı 25 olacak şehir hastaneleri için kamu hastanelerinin kapatılması, milyarlarca dolarlık kamu zararı demektir. Soruyoruz; iktidar, 25 yıl sonra kamuya devredilecek şehir hastanelerini, bina yaşı 25 oldu diye, hizmet sunumuna uygun değil diye bugünkü kamu hastaneleri gibi kapatacak mıdır? Bugün kapanacak hastanelerin binalarının çürümeye terk edilmesinin ve bu kadar bakımsız kalmasının nedeni de şehir hastaneleri projeleridir. İlimizde 2010 sonrası şehir hastanelerinin planlanması nedeniyle kapanacak hastanelere bakım onarım anlamında gerekli yatırımlar yapılmayarak hastaneler çürümeye terk edilmiştir.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE ÇALIŞAN SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN DAHA FAZLA BASKI VE MOBBİNG İLE KARŞILAŞTIĞI GÖZÜKMEKTEDİR”

Şehir hastanesi projesi ile kapanacak hastanelerdeki taşeron statüsünde çalışan arkadaşlarımız işsiz kalma durumları ile karşı karşıya kalacaktır. Daha önce kadroya geçen ve 4/D statüsünde çalışan işçi arkadaşlarımız ise şehir hastanesinde üretilen hizmetin taşeronlara yaptırılması nedeniyle diğer kamu hastanelerine geçiş yapmak zorunda kalmıştır. Bu iki statü dışında çalışan sağlık emekçileri, kapatılan hastanelerden fabrika düzeni çalışma şartları dayatılan şehir hastanesine geçiş yapmak zorunda bırakılmaktadır. Şehir hastanelerinde taahhüt edilen hizmet miktarlarının tutturulması, iktidarın bu alanları mükemmellik merkezlerine dönüştürmek istemesi ve popülist yaklaşımlar nedeniyle sağlık emekçileri baskı altına alınmaktadır. Şehir hastanelerinde çalışan sağlık emekçilerinin daha fazla baskı ve mobbing ile karşılaştığı gözükmektedir.”