Şam’a bağlı Suriye Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar sürerken, cami hatiplerine gönderdiği bir yazıyla Kuzey Suriye'ye yönelik saldırıları “Fetihler” olarak nitelendirdi.
Mezopotamya Ajansı2nın haberine göre genelge, Kuran-ı Kerim’in Enfal Suresi’nin 9. ayetiyle başlıyor.
Bakanlık, hatiplerden 5 vakit farz namazda, Şam’a bağlı grupların “zaferi” için “Kunut” duası okumalarını istedi.
Genelgede, Irak’ın 1987 ve 1988 yıllarında Federe Kürdistan Bölgesi’nde başlattığı ve 182 bin Kürt’ün katledildiği “Enfal” harekatına atıfta bulunuldu. Ayrıca “Fütuhat” kavramının, şeriat ve İslami yorumlara göre “kâfirlere” karşı uygulandığına dikkat çekildi.
ENFAL HAREKATI NEDİR?
Enfal harekatı, 1980'li yıllarda Baas rejimi tarafından Kürtlere ve diğer azınlıklara yönelik düzenlenen, ağır can kayıpları ve kimyasal silah kullanımıyla bilinen askeri süreçtir.
El-Enfal Operasyonu veya El-Enfal Soykırımı, 1986 ile 1989 yılları arasında Irak’taki Saddam Hüseyin liderliğindeki Baas rejimi tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir askeri faaliyettir. Ali Hasan el-Mecid’in komutasındaki bu harekat, temel olarak Kürt nüfusunu hedef almış; bununla birlikte Süryaniler ve Irak Türkmenleri de operasyon kapsamında baskılara maruz kalmıştır. İsmini Kur’an-ı Kerim’deki Enfal Suresi’nden alan süreç, özellikle 1988 yılında en yoğun seviyesine ulaşmıştır.
Operasyonlar dahilinde kara harekâtları, havadan bombalamalar, sivil yerleşim alanlarının sistematik şekilde tahrip edilmesi, toplu zorunlu göçler, idam mangalarının faaliyetleri ve kimyasal silah kullanımı gibi yöntemler uygulanmıştır. Kimyasal silahların yoğun şekilde kullanılması nedeniyle operasyonun sorumlusu olarak bilinen Ali Hasan el-Mecid, uluslararası kamuoyunda "Kimyasal Ali" olarak anılmaya başlanmıştır.
Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) ve çeşitli bağımsız kuruluşlar, operasyonun niteliği gereği süreci soykırım olarak tanımlamaktadır. Bu değerlendirmenin en önemli gerekçelerinden biri olarak, eli silah tutabilecek yaştaki erkeklerin harekat boyunca sistematik olarak hedef alınması gösterilmektedir.
Bağımsız kaynakların verilerine göre, can kaybı sayısının 100 bin ile 150 binin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Süreç sonunda yaklaşık 100 bin kadının dul kaldığı ve çok sayıda çocuğun yetim kaldığı ifade edilmektedir. Uluslararası Af Örgütü ise sadece 1988 yılı içerisinde akıbeti belirsizleşen ve kaybolan 17 binden fazla kişinin ismini kayıt altına almıştır.




