BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

RSF üyeleri Azerbaycan'da tutuklu 25 gazeteci için Paris, Berlin ve Bern'de eylem yaptı

RSF, Azerbaycan'da tutuklu bulunan 25 gazetecinin cezaevi koşullarına dikkat çekmek amacıyla Paris, Berlin ve Bern'de hapishane hücresini simgeleyen konteynerlerle eylem düzenledi.

Abone Ol

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), aralarında Sevinj Vagifgizi'nin de bulunduğu Azerbaycan'da tutuklu 25 gazeteci için Paris, Berlin ve Bern'de hapishane koşullarının canlandırıldığı bir eylem organize etti. RSF tarafından Azerbaycan'da tutuklu 25 gazeteci için düzenlenen uluslararası eylemde gazetecilerin cezaevi koşulları kamuoyuyla paylaşıldı.

RSF Genel Direktörü Thibaut Bruttin konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Gazetecileri sağlık hizmetlerinden, sudan, insanlarla iletişimden ve bilgiden mahrum bırakarak rejim, onları fiziksel ve mesleki olarak bastırmaya çalışıyor. Tutukluluk koşullarını yansıtan bu konteyner eylemleri aracılığıyla, bu organize baskıya dikkat çekmek ve bu gazetecilerin parmaklıklar ardında bile haber yapma hakkını savunmaya devam ettiklerini hatırlatmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

RSF tarafından yapılan yazılı açıklamada, 800 gündür hapiste olan Sevinj Vagifgizi'nin Azerbaycan'da araştırmacı gazetecilik yapmanın bedelini ödediği belirtildi. Rejimin yolsuzluklarını araştırdığı için hapse atılan Vagifgizi'nin, Kafkasya'nın bu otoriter devletinde mahpus olan 24 gazetecinin akıbetini paylaştığı kaydedildi.

AZERBAYCAN'DAKİ CEZAEVİ KOŞULLARI KONTEYNERLERLE SERGİLENDİ

Sadece dört metrekarelik bir konteynerin Paris'teki Cumhuriyet Meydanı'na yerleştirildiği belirtilen açıklamada, bu alanın birçok gazetecinin uzun yıllar boyunca tutulduğu geçici gözaltı merkezindeki bir tecrit hücresinin alanına karşılık geldiği bildirildi. Yapıda bir kamp yatağı, gazeteci Elnara Gasimova'nın 'istenmeyen arkadaş' olarak nitelendirdiği böcekler ve her yerde bulunan kirin yer aldığı ifade edildi. Tutuklu gazetecilerin hücrelerini temizlemeye dahi izin verilmediği aktarılan açıklamada, ziyaretçilerin ses efektleri eşliğinde el feneri ışığıyla tesisin içini keşfederek hapishane hayatının detaylarını gördüğü belirtildi.

Sekiz yüz gün süren hapis hayatı boyunca bağımsız araştırmacı medya kuruluşu Abzas Media'nın Genel Yayın Yönetmeni Sevinj Vagifgizi'nin cezaevi personeli tarafından kötü muameleye maruz kaldığı vurgulandı. Cezaevi personelinin Vagifgizi'ye yeterli su ve yiyecek vermediği, kişisel eşyalarını geri vermeyi reddettiği bilgisi paylaşıldı. Geçtiğimiz eylül ayında Vagifgizi'nin yakınlarından uzaklaştırılmak üzere aniden uzak bir hapishaneye nakledildiği kaydedildi.

Haberde, Vagifgizi'nin araştırmalarında ortaya koyduğu yolsuzluğun Azerbaycan'da derin kökleri olan bir sorun olduğu ve bu durumun hapishane koşullarına da yansıdığı ifade edildi. Ağır hasta olan gazeteci Alesker Mammadli'ye tıbbi tedavinin reddedildiği, bağımsız muhabir Nargiz Absalamova'nın ise doktorların bazen ilaç ve tedavi için normal fiyatın birkaç katı kadar para talep ettiğini bildirdiği aktarıldı.

GAZETECİLER ÇALIŞMALARINA HÜCRELERİNDEN DEVAM EDİYOR

Parmaklıklar ardında Sevinj Vagifgizi ve diğer gazetecilerin tutukluluk koşulları ile diğer tutukluların durumları hakkında yazarak çalışmalarına devam ettikleri belirtildi. Nargiz Absalamova'nın bir mektubunda, sıcak suyun haftada sadece iki kez, iki ile üç saat boyunca verildiğini, soğuk suyun ise günde iki kez birer saat verildiğini yazdığı kaydedildi. Söz konusu habercilik çabalarının cezaevi personelinin yaptırımlarına neden olduğu, dışarıyla iletişimin cezaevi hayatıyla ilgili tanıklıklara son verilmedikçe kısıtlandığı bildirildi. Voice of America (VOA) eski çalışanı Ulviyya Ali'nin ise hapishanedeki bilgi ablukası karşısında gerçeklik duygusunu kaybetmemeye çalıştığını yazdığı ifade edildi.

Sevinj Vagifgizi'nin siyasi elitler arasındaki yolsuzlukları ele alan Abzas Media'nın genel yayın yönetmeni olduğu hatırlatıldı. Editörlerin Dağlık Karabağ'ın yeniden inşası ile ilgili yolsuzluk skandallarını ortaya çıkardığı, cumhurbaşkanının ailesine ve Türk iş ortaklarına fayda sağlayan şeffaf olmayan fon tahsisatlarını gün ışığına çıkardığı belirtildi. Araştırmacı gazetecinin bilgi edinme hakkı konusundaki taahhüdü nedeniyle yıllardır ülke terk etme yasağı, polis şiddeti, tutuklamalar ve tehditler gibi sürekli baskılara maruz kaldığı vurgulandı. Vagifgizi'nin 2021'de RSF bursuyla Berlin'e geçici olarak gitmesine rağmen Pegasus casus yazılımı aracılığıyla izlendiği ve Kasım 2025'te RSF Basın Özgürlüğü Ödülü'ne değer görüldüğü hatırlatıldı.

21 Kasım 2023'te tutuklanan Vagifgizi'nin 'döviz kaçakçılığı' suçlamasıyla 9 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, Abzas Media'nın diğer beş editörünün de 7 ila 9 yıl arasında hapis cezaları aldığı aktarıldı. Benzer davaların Toplum TV, Meydan TV ve diğer bağımsız medya kuruluşlarının gazetecilerine de açıldığı kaydedildi. Azerbaycan'ın Avrupa Birliği için stratejik bir enerji ortağı haline geldiği, 2022'de kabul edilen medya yasasının rejimi eleştiren sesleri sansürlemek için kullanıldığı ve uluslararası medya kuruluşlarına erişimin engellenmesiyle bağımsız habere ulaşmanın zorlaştığı belirtildi.