Haber: Av. Elifsu Dilek Şen
Yönetmenliğini Yalçın Çiftçi’nin üstlendiği Pirlerin Düğünü, İran’ın Hewraman bölgesinde yaşayan Gorani Kürtlerinin bin yıllık geleneksel düğün ritüelini merkeze alan bir belgesel olarak dikkat çekiyor. Belgesel sinemanın dikkat çeken yapımlarından. Film, Gorani Kürtlerinin kadim inanç dünyasını ve pir geleneği etrafında şekillenen ritüel bir düğünü merkeze alarak, sözlü kültürle aktarılan bir hafızayı sinema diliyle kayıt altına alıyor.
Yaklaşık 20 dakikalık kısa belgesel, törensel pratikler, müzik, doğa ve kolektif katılım üzerinden inanç–toplum–mekân ilişkisini görünür kılıyor. Pirlerin Düğünü, folklorik bir anlatının ötesine geçerek, modern zamanlarda kaybolma riski taşıyan kültürel mirasın izini sürüyor.
Gorani Kürtlerinde düğünler yalnızca iki bireyin birlikteliğini değil, toplumsal bütünlüğü ve inançsal devamlılığı simgeler. Ritüel düğünler, müzik, dans ve sözlü anlatılarla iç içe geçer. Bu törenler, aynı zamanda geçmişle bugün arasında bir bağ kurar; topluluğun hafızasını canlı tutar. Hewraman’daki toplumsal yaşam, doğayla uyumlu bir üretim ve paylaşım kültürü üzerine kuruludur. Tarım, hayvancılık ve mevsimsel döngüler, ritüel takvimi de doğrudan etkiler. Böylece inanç, gündelik yaşamdan kopuk değil; yaşamın kendisiyle iç içe bir yapı kazanır.
Günümüzde Gorani Kürtleri; göç, modernleşme ve siyasal sınırların etkisiyle ciddi dönüşümler yaşamaktadır. Gorani dilinin kullanım alanı daralmakta, sözlü kültür genç kuşaklar arasında zayıflama riski taşımaktadır. Buna karşın Hewraman bölgesinin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması, kültürel ve mimari mirasın korunması açısından önemli bir adım olmuştur.
Belgesel sinema, sözlü tarih çalışmaları ve kültürel araştırmalar, Gorani Kürtlerinin görünürlüğünü artıran önemli araçlar haline gelmiştir. Yalçın Çiftçi’nin belgeseli yalnızca bir kültürü belgelemekle kalmaz; aynı zamanda kültürel süreklilik için bir arşiv işlevi de görür.
Hewraman bölgesinde yaşayan Gorani Kürtleri, dil, inanç ve ritüel merkezli yaşamlarıyla Kürt kültürel çeşitliliğinin en kadim ve özgün damarlarından birini temsil eder. Gorani toplumu, modern dünyanın dönüştürücü baskılarına rağmen, sözlü hafızaya dayalı kültürel varlığını sürdürme mücadelesi vermektedir. Bu mücadele, yalnızca bir halkın değil, insanlığın ortak kültürel mirasının korunması açısından da büyük önem taşımaktadır.
Festival seçkilerinde yer alan belgesel, etnografik yaklaşımı ve sade anlatımıyla öne çıkarken, Yalçın Çiftçi’nin belgesel sinemada gözlemci bakışını da yansıtıyor. Film, ritüelin kendisini dramatize etmekten kaçınarak, topluluğun içinden bir tanıklık sunuyor.
“Pirlerin Düğünü”, belgesel sinemanın kültürel çeşitliliği koruma ve görünür kılma işlevini hatırlatan yapımlar arasında yerini alırken, izleyiciyi yalnızca bir düğüne değil, yüzyıllardır süregelen bir inanç evrenine davet ediyor.





