SON KAZMA, SON SÖZ

Yaşam tutkulu insanların işi. Tutkulu bir hafir Fahri Işık.

Patara’nın hafiri Fahri Işık, lisans eğitimini arkeoloji dünyasının duayeni Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal’dan aldı. Doktorasını Nikolaus Himmelmann’ın yanında yaptı. Batı uygarlığının yaratıldığı yeri “Doğu Yunan” olarak yorumlayan Alman biliminin baskın etkisine “karşı”, tüm Anadolu’ya yönelik önkoşulsuz gözlemleriyle sorgulamalarda bulundu.
 

İşte bu ve buna benzer sayısız sorgulama, yıllardır süregelen Patara kazılarıyla ve çok sayıda antik yerleşmenin gün ışığına çıkarılması çalışmalarında elde edilen bulgularla birlikte makalelere, konferanslara, panellere konu oldu.Uygarık Anadolu’da doğdu kitabı bu alanda yazılan Almanca makalelerin Türkçeye çevrilmiş bir seçkisidir.

Uygarlık Anadol’da doğdu Akdeniz Ülkeleri Akademi Vakfı’ndan 4. basımını yaptı.Kitapta 723 resim içeren 175 levhayı çevirildiğinde Anadolu Uygarlıklarını Göbeklitepe’den başlayarak geniş bir bakış açısıyla bakmakta.

Uygarlık Anadolu'dan Doğdu

Fahri Işık, dünyanın 200 yıl boyunca “uygarlığın yaratıcısı” olarak dogmalaştırdığı Hellenlerin olması, 1800’lü yıllarda Almanların öncülüğünde bilimsel kazıların değil, eski eser talanının arkeolojiye yön verdiğini, yanlı Hellen yazılı kaynaklarının ve propaganda amaçlı Hellen mitoslarının yol göstericiliğinde olduğunu dikkat çekmektedir kitabında.

 Fahri Işık,  araştırma ve incelemelerini “Uygarlık Anadolu’da Doğdu” kitabında derlemenin anlamını şöyle özetliyor:
“Elinizdeki kitap, toplumu, yurtlandığı toprağın en derin katmanlarından başlayan ve alaşımlarla zenginleşerek artan kültürel ve sanatsal gücü ile değerleri üzerine bilgilendirme; ona, Anadolu tarihinin yazılışında paydaş tüm halkların özdeksel ve tinsel değerlerine her türlü çağdışı ayırımcılıktan arınmışlıkla sahiplenme, koruma bilinci aşılama ve geçmişten günümüze dersler çıkarmasını sağlama gibi çok önemsediğim bir asal görev çerçevesinde kaleme alınmıştır.”

Batı uygarlıklarının öğretilerindeki Doğu Yunan ve F. Işık ile duymaya başlanılan Anadolu İon kavramları hakkında irdeleme ve Hellenleşme süreci üzerine eleştiri yer almaktadır Uygarlık Anadolu’da doğdu kitabında.

Lykçe adı Kbid olan Kaunos’taki gök tanrıyı temsil eden kutsal taşın Hellen geleneğinden ziyade Anadolu tapınım gelenekleriyle olan bağlantısı anlatılmaktadır. Polyksena Lahdi’nin Anadolu İon Vasfı  adlı çalışmanın içeriğinde Kızöldün Tümülüsü’nde ele geçen Polyksene Lahdi’nin sipariş edeninin ve sahnelerdeki mitolojik betilerin diğer mezarlar ile olan bağlantısına değinilmektedir. İonlu ustalarının daha öncesinde gelen yaratıcılığı işlediği ve ilerletmeye devam ettiği biçem irdelenmektedir. Bu gömüt geleneğini popüler yapanın ise, yine yaratıcı dokunuşları yapan  Anadolu İon ’un kendisi olması gerektiği üzerine incelemeler aktarılmaktadır.

Anadolu ve Batı Anadolu halklarının çok uzun yıllardır bu yana bu topraklarda olduğu açıktır. Batı Anadolu halklarının Karanlık Çağ ile bir anda ortadan kaybolup yerine Hellenlerin gelip toprağı bereketlendirmesiyle sanat ve düzen getirmiş olması bilimsel olarak daha fazla sorgulanması ve daha çok soru sorulması gerektiğini söyler  Uygarlık Anadolu’da doğdu kitabı.