GÜNDEM

Özgür Özel'den İstanbul seçimlerinin yenilenmesi çağrısı: Var mısın, 29 Mart Pazar günü büyük mahkeme kurulsun

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'da yerel seçimlerin 29 Mart Pazar günü yenilenmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunarak, seçimin kaybedilmesi durumunda siyaseti bırakacağını açıkladı.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul Bağcılar Meydanı'nda düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" eylemlerinin 85'incisinde açıklamalarda bulundu. Özel, İstanbul'daki yerel seçimlerin yenilenmesi konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunarak, "Cesaretin varsa, gel öyle atadığın savcılarla, ayarladığın hakimlerle değil, büyük mahkemenin, milletin huzuruna çıkalım. Seçimi sen kazanırsan, biz siyaseti bırakıyoruz. Ama seçimi Ekrem Başkan kazanırsa artık yakamızdan düşün istiyoruz. Hodri meydan. Var mısın, 29 Mart Pazar günü İstanbul'da bütün İstanbullunun huzurunda büyük mahkeme kurulsun. Biz yenersek erken seçim geliyor, sen yenersen ben siyaseti bırakıyorum, hodri meydan" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" eylemlerinin 85'incisini İstanbul Bağcılar Meydanı'nda gerçekleştirdi. Özel mitingde yaptığı konuşmada, "Bağcılar'da büyük bir mücadele sürüp gidiyor. Bağcılar Migros depo işçileri zam istiyorlar, güvence istiyorlar. Ama birileri o işçiyi küçük görüyor, üstten konuşuyor, ezmeye çalışıyor. Kendi yukarılarda Migros işçisini karınca gibi görüyor. Migros'a sesleniyorum. Karıncanın kardeşi var o da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. İşçinin hakkını vermeyen beni karşısında bulur, bizi karşısında bulur. Migros, aklını başına toplasın. Yemeksepeti, kuryelere zulüm ediyor. Emeklerini sömürüyor, zor şartlar dayatıyor. Mücadele eden işçilerin mücadelesini görmezden geliyor. Buradan Yemeksepeti'ne son uyarımı yapıyorum. Bu senenin başında yeni bir sayfa açarak boykot listelerini boşalttık ama şunu söyledik. Bu meydanlara kim şaşı bakıyor, kim doğru bakıyor, dikkatle takip ediyoruz. Bu meydanın canı ciğeri, emekçisi, emeklisidir. Sol, sosyal demokrat, emeğe sahip çıkan bir kitleyiz. Şakamız yoktur. Son ihtarda bulunuyorum. Yemeksepeti ya anlar ya karşında bizi bulursun. Kuryelere zulüme devam ederse, kuryelerin arkasında aslan gibi durmaya var mısınız" ifadesini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

"Türkiye'de 81 ilde, gözü bu meydanda, gönlü bu meydanda olanların, kulağı direnişteki motokurye örgütündedir. Kararı verin, bizi karşınıza almayın, nokta. Bu milleti yoksullukta eşitleyen Erdoğan, ortalıkta dünya lideriyim diye geziyor. Erdoğan'ın dünya lideri vasfını bolca köşelerinizde kullanın diye yazarlara, televizyonlara talimat... Buradan o talimatı alanlara bir şey demiyorum da esas bize, siyasetçilere sandıkta talimat verenlere soruyorum, emekliye 20 bin TL verenden dünya lideri olur mu? Asgari ücreti 28 bin TL yapandan dünya lideri olur mu? Rakibinden korkup onu hapse atandan dünya lideri olur mu? Trump'tan meşruiyet dilenenden dünya lideri olur mu?

"Sana Filistin'i sattırmayacağız"

Gazze'yi Trump'a teslim etmeye kalkıyorlar. Bugün Gazze'de, Filistin'de kirli bir oyun oynanıyor. Gazze'de Trump denilen kerameti kendinden menkul şahıs, bir Barış Kurulu kuruyor. Adına Barış Kurulu demiş, damadı içinde, iş adamı kankası içinde, Orta Doğu Temsilcisi içinde, Irak'ı kana bulayan Tony Blair içinde, tiktokçu Hakan da içeride. Bu ülkenin Filistin meselesi milli meselesidir, ulusal meselesidir. Filistin'de Netanyahu denen katil, 71 bin masumun canına kıymışken, ona savaş kahramanı diyen Trump, Barış Kurulu kuruyorum diye Gazze Şeridi'ne oteller dikmeye, kumarhaneler yapmaya ve orayı Filistinli kardeşlerimizden almaya niyetlenmişken, bu Erdoğan, güya Filistin hassasiyeti olan Erdoğan, Trump'a susmakta, teslim olmakta, Barış Kurulu'nu teslim etmekte, oraya eleman vermekte, belki utanmadan kendisi de Trump'ın yanına gitmeyi düşünmekte ve Gazze'yi satmaktadır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Bülent Ecevit'in Yaser Arafat'ın arkasında durduğu yer neresiyse tam olarak oradayız. Biz, bu meydanı dolduranlar olarak Deniz Gezmiş ve arkadaşları Filistin Kurtuluş Örgütü'ne nasıl destek verdiyse tam oradayız. Biz Filistin'in dostuyuz, Trump'ın dostu değiliz. Trump'a ses çıkaramayan Erdoğan'a şunu söylüyoruz. Öyle boş meydanlarda, çıkıp da boş boş 'Dünya beşten büyüktür' demekle olmaz, Trump'ın karşısına geçip 'Dünya senden büyüktür' demekle olur.

Erdoğan'ın zamanında 'dostum Pedro Sanchez' dediği yoldaşımız, canım kardeşimiz Pedro Sanchez, 'Ben Trump'ın barış planında yokum, Filistin'in olmadığı yerde Filistin'in geleceği konuşulamaz dedi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin de çizgisi Pedro Sanchez gibi Filistin'in yanında İsrail'in karşısındadır. Erdoğan'a soruyorum. 71 bin canın katiline, 'savaş kahramanı' diyen adamdan Filistin'e ne fayda gelir. O topraklara kumarhaneler yaptıran, beş yıldızlı oteller yaptıran, önündeki hidrokarbonlara çökmek için 50 takla atan Trump'ın oyununa alet olmamayı, o heyete girmemeye, kimseyi vermemeye, Filistin'i satmamaya davet ediyorum. Filistin'i sana sattırmayacağız.

"Seçimi sen kazanırsan biz siyaseti bırakıyoruz"

İstanbul'u kazanan, son seçimlerde partiyi birinci yapan Türkiye İttifakı, rengini ay yıldızlı al bayraktan alır, bu bayrağa uzanan eller kırılır, kırılır, kırılır. Bayrak provokasyonu yapıldığı andan itibaren kim tepki verdiyse çok doğru yapmıştır. Geçmiş zamanlarda bu tip provokasyonlar toplumu bölerken, şimdi Kürt'üyle, Türk'üyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu ülke bayrağının arkasında durmuştur. Bayrak provokasyonuna karşı uyanık olan tüm siyasileri ve bu bayrağın arkasında duran tüm milletimizi, şükranla ve minnetle selamlıyorum.

Yoksulluk, geçim sıkıntısı ülkemizin her yanını sarmış durumda. Uyuşturucu ve kumar illeti hiç olmadığı kadar artmış durumda. Milletimiz isyan noktasında. AK Parti'nin, Tayyip Erdoğan'ın bu sorunları çözecek ne iradesi, ne becerisi ne de enerjisi kalmamıştır. Karşınızda yıllardır bizim hatalarımızla seçim kazanan, her seçimden önce de çıkıp, 'Birinci parti olmazsam siyaseti bırakırım' diye caka satan biri var. Şimdi o birine soruyorum, hani birinci parti olmazsan bırakırdın? Ben kurultayda söz verdim, ilk seçimde partimi birinci parti yaptım, Türkiye'deki belediyelerin yüzde 65'ini aldım. Girdiğim herhangi bir seçimde partim birinci parti olmazsa, partim iktidar olmazsa, o dakika siyaseti bırakıyorum, hodri meydan. Ama sen, ikinci parti oldun hala duruyorsun. Trump'tan meşruiyet dileniyorsun. Bağcılar'dan sesleniyorum. Cesaretin varsa, gel öyle atadığın savcılarla, ayarladığın hakimlerle değil, büyük mahkemenin, milletin huzuruna çıkalım. Buradan ilan ediyorum. Mart'ın sonunda İstanbul'a bütün belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye, sen de yapacaksan, İstanbul'da tüm belediye seçimlerini yenilemeye hazırım. Benim adayım belli, Ekrem İmamoğlu. Hangisine güveniyorsan... Başbakan çıkardın yendik, Meclis Başkanı çıkardın, yendik. Beceriksiz, mafyatik Murat'ı çıkardın, yendik. İster tiktokçu Hakan, ister damat, ister evlat... Kimi çıkarıyorsan çıkar karşımıza kararı İstanbul versin. Seçimi sen kazanırsan, biz siyaseti bırakıyoruz. Ama seçimi Ekrem Başkan kazanırsa artık yakamızdan düşün istiyoruz. Hodri meydan.

"Bu ülkeyi bir daha kurtaracağız"

Var mısın, 29 Mart Pazar günü İstanbul'da bütün İstanbullunun huzurunda büyük mahkeme kurulsun. Ekrem İmamoğlu adayımdır, karşısına istediğini bulursun. Biz yenersek erken seçim geliyor, sen yenersen ben siyaseti bırakıyorum, hodri meydan. Var mısın? Korkak, var mısın? Çık karşımıza. Öyle masum insanlara iftira atmakla olmaz. Korkma, cesaretin varsa 29 Mart'ta çık karşımıza. Çok cesaretin varsa erken seçim yaparsın, yoksa İstanbullu kararı versin, hodri meydan. Silivri'de duruşmaları görülen Oya Başkan, Kadir Başkan, Zeydan Başkan için derhal tahliye bekliyoruz. Tüm başkanlarımız için tutuksuz yargılama istiyoruz. Henüz iddianamesi yazılmamış Beyoğlu gibi Gaziosmanpaşa gibi, Büyükçekmece Belediye Başkanımız gibi 9 aydır iddianame bekleyenler için acilen iddianame ve tutuksuz yargılama istiyoruz. 770 yılla yargılanan suç örgütü lideri Aziz İhsan Aktaş dışarıda. Bu milletin seçtikleri içeride. 4 yılla yargılanan, cezası onaylansa bir gün yatmayacak olanları orada tutanlara söylüyorum. Atmadığınız iftira kalmadı. Erdoğan'a diyorum ki, yalanların çökmüştür, iftira siyasetin çökmüştür. Bu millet artık yalanlara toktur, cesaretin varsa 16 milyonluk İstanbul'un karşısına çıkarsın. Daha çok cesaretin varsa erken seçim yaparsın. Korkaklığın sonu yok, iftiracılığın sonu yok. Arkadaşlarımız masumdur, televizyon yayınından bile kaçan, canlı yayından korkanlar iftiracılarına artık güveni kalmayanlardır. Bu kara düzene teslim olmadık, olmayacağız, çok vurdular, yıkılmadık, yıkılmayacağız. Bir adım geri atmayacağız, bir santim eğilmeyecek, bir kelime eksik konuşmayacağız. Çünkü biz haklıyız, arkadaşlarımız haklı, cesaretimiz tam. Biz bu ülkeyi kurtaran kadrolarız, bir kez daha kurtaracağız."

Özel, mitingin sonunda, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun serbest kalmasının ardından ilk mitingi Bağcılar'da yapma sözü verdi.