Batı Kudüs'te düzenlenen bir konferansta konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarına değinerek, öncelikli odak noktalarının İran olduğunu söyledi. Netanyahu, ABD ile İran arasında bir mutabakat sağlanması durumunda, bu anlaşmanın sadece İsrail için değil, ABD ve dünya güvenliği için de kritik bileşenlere sahip olması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda, öncelikle İran'daki tüm zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması gerektiğini vurgulayan Netanyahu, bu adımın tek başına yeterli olmayacağını kaydetti.

İRAN'IN NÜKLEER ALTYAPISI VE FÜZE PROGRAMI

Netanyahu, ikinci adım olarak İran'ın zenginleştirme kapasitesinin, bu süreci mümkün kılan tüm ekipman ve altyapı ile birlikte ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti. Üçüncü bir unsur olarak İran'ın balistik füze programının ele alınması gerektiğini dile getiren Netanyahu, son olarak bölgedeki gruplara verilen desteğin kesilmesi gerektiğini vurguladı. ABD Başkanı Trump'ın yeni bir anlaşma için tüm ihtimalleri değerlendirme konusunda kararlı olduğunu ifade eden Netanyahu ayrıca şunları söyledi:

"ABD Başkanı Trump, İran'ın son müzakerelerde fırsatı kaçırdığı için bu kez kaçırma olasılığının düşük olduğu düşüncesini taşıyor. Biz de bu süreci yakından takip ediyoruz."

GAZZE'NİN SİLAHSIZLANDIRILMASI VE ABD YARDIMLARI

Gazze'nin askerden arındırılması ve Hamas'ın silahsızlandırılması konusuna da değinen Netanyahu, bölgedeki mevcut silah envanteri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gazze'de top ve tank gibi ağır silahların bulunmadığını, en fazla hasarı veren silahın AK-47 olduğunu belirten Netanyahu, silahsızlandırma sürecinin tüfek, roket ve roketatarların tamamını kapsaması gerektiğini ifade etti. Gazze'deki 500 kilometrelik tünel ağının yaklaşık 150 kilometresini yıktıklarını ileri süren Netanyahu, Gazze'nin İsrail için bir daha tehdit oluşturmayacağını belirtti. ABD'den alınan askeri yardımlara da değinen Netanyahu ayrıca şunları kaydetti:

"Mevcut mutabakat metnine göre kalan üç yıl ve sonraki yedi yıl içinde, bu yardımı sıfıra indireceğiz. İsrail, kendi başına savaştığı gibi, kendi kendine de yetebilecek. Hedefimiz, İsrail'de bağımsız bir silah endüstrisi kurmak."