Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 'Enflasyonda nisan ayında bir değerlendirme yapmak lazım. Beklentilerin üzerinde bir enflasyon gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde enerji ve gıda fiyatlarında bir düzelme yaşanmadığı durumda enflasyonist etkiler devam edebilir. İletişim stratejimiz gereğince tahminlerimizi enflasyon raporunda gözden geçiriyoruz. Bir sonraki raporumuz haftaya, son verileri göz önünde bulundurarak gerekli değerlendirmeleri yapacağız' dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş Başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısında TCMB Başkanı Fatih Karahan, yaptığı sunumun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Merkez Bankası'nın bir devlet kurumu olarak teknik bir çizgide ilerlediğini belirten Karahan, kararların her şeyden önce fiyat istikrarına ulaşmak amacıyla alındığını ifade etti. Talep ve beklenti yönetimiyle dezenflasyon patikasına uyumlu bir sıkılığı tesis ettiklerini söyleyen Karahan, şunları kaydetti:

'Merkez bankaları tüm dünyada teknik kurumlardır. Merkez Bankamız da bu doğrultuda hareket eden bir devlet kurumudur. Bu bağlamda kararlarımızı her şeyden önce fiyat istikrarına ulaşacak şekilde alıyoruz. Bunun için de talep ve beklenti yönetimi yaparak dezenflasyon patikamızla uyumlu bir şekilde tesis edecek sıkılığı sağlıyoruz. Bu sıkılığın finansal sistem üzerinden dezenflasyon etkilerini, aktarım mekanizmasını yakından izliyoruz.'

Enflasyonda 'şok' etkisi ve kararlılık mesajı

Enflasyonun yılın ilk 4 ayında birikimli olarak yüzde 14'ü geçerek tahminlerin üzerinde seyrettiğini kabul eden Karahan, yurt içi ve yurt dışı kaynaklı şoklarla baş etmenin görevlerinin bir parçası olduğunu belirtti. Orta vadeli enflasyon görünümünün para politikası duruşuyla şekilleneceğini vurgulayan Karahan, şu ifadeleri kullandı:

'Merkez Bankası olarak bizim görevimiz bu şokların dezenflasyon sürecine etkilerini minimize etmek, en aza indirmek. Bunu yaparken de elimizdeki tüm para politikası araçlarını en etkin biçimde kullanıyoruz. Son dönem gerçekleşmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları bizim para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarını alırken de bu yansımaları göz önüne alarak hareket edeceğiz. Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor. Çalışmalarımıza bu doğrultuda aynı kararlılıkla devam ettireceğiz.'

KKM maliyeti 1,65 trilyon lira oldu

Milletvekillerinin en çok merak ettiği konulardan biri olan Merkez Bankası bilançosuna dair açıklamalarda bulunan Karahan, 2025 yılı zararının 1,65 trilyon lira olduğunu belirtti. Zararın temel kaynağının parasal sıkılaşma ve sterilizasyon giderleri olduğunu kaydeden Karahan, KKM giderlerine dair şeffaflık eleştirilerine ilişkin ise şunları söyledi:

'2025 yılında raporlanan zararımız 1,65 trilyon lira. Temel olarak burada parasal sıkılaşma ve sterilizasyon giderlerindeki artış, faiz giderlerini artırdı. Zararın temel kaynağı bu. KKM giderleri ile ilgili şeffaflık konusunda bir sorunumuz olduğunu düşünmüyorum. Her senenin faaliyet raporunda KKM giderlerini net bir şekilde raporluyoruz. 2023 yılında KKM gideri 833 milyar lira, 2024 yılında 240 milyar, 2025 yılında ise 166 milyar lira gerçekleşti.2025 yılı zararı temel olarak tekrar söylemek gerekirse KKM giderlerinden ziyade parasal sıkılaşma ve sterilizasyondaki artışın faiz giderlerini artırmasından kaynaklandı diyebiliriz.'

Döviz müdahaleleri ve rezerv seviyesi

Döviz satışları ve rezerv yönetimiyle ilgili soruları yanıtlayan Karahan, müdahalelerin Türk lirasındaki yüksek oynaklıkları sınırlama amacı taşıdığını söyledi. Jeopolitik gelişmeler ve dış ticaret dengesindeki mevsimsel etkilerin rezervlerde dalgalanma yarattığını belirten Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Yurt içi gelişmeler ve altın fiyatlarındaki hareketler; bunlar rezervlerdeki dalgalanmaların temel sebepleri. Ama piyasalardaki oynaklığın normalleşmesini takiben de rezervlerin seyri olağan seyrine dönüyor. Nitekim 2025 yılı başında 155 milyar dolar seviyesinde olan brüt rezervlerimiz, 24 Nisan 2026 tarihi itibarıyla 171 milyar dolar seviyesinde.'

'Jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatları kısa vadede risk oluşturabiliyor'

Nisan ayı enflasyon verilerini kalem bazında değerlendiren Karahan, enerji fiyatlarındaki yüzde 20'lik artışın ulaştırma hizmetlerine ve petrokimya ürünlerine yansıdığını ifade etti. Karahan, şu ifadeleri kullandı:

'Temel önceliğimiz enflasyonda kalıcı bir düşüşü sağlamak. Jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatları kısa vadede risk oluşturabiliyor. Özellikle beklentiler ve fiyatlama davranışları üzerinden oluşabilecek ikinci etkileri yakından izliyoruz. Gerekli politika tepkisini de zamanında veriyoruz.

Hizmet enflasyonundaki katılık ise büyük ölçüde geçmişe endeksleme davranışından kaynaklanıyordu. Bu davranışı zayıflatmaya yönelik aldığımız önlemler, talepteki dengelenme ve beklentilerdeki iyileşme ile birlikte bu alanda da bir miktar çözülme olduğunu görüyoruz.

Enerji fiyatları son iki yüzde 20 arttı

Enflasyonda nisan ayında bir değerlendirme yapmak lazım. Beklentilerin üzerinde bir enflasyon gerçekleşti. Mart ayında da beklentilerin altında gerçekleşmişti. İki aylık kümülatif olarak, birikimli olarak baktığımızda biraz daha sınırlı bir bozulma söz konusu ama yine de gerçekleşmelerin bizim tahminlerimizin çok üzerinde. Enerji fiyatlarında çok yüksek bir artış görüyoruz, son iki ayda yüzde 20'ye yakın bir artış var. Ulaştırma hizmetleri buna binaen tabii ki geçişkenliğin yüksek olduğu bir kalem, yüzde 13'lük bir artış var nisan ayında.

'Enflasyonist etkilerin devam edeceğini düşünüyoruz'

Hizmet enflasyonunda katılıkların kırılma sürecinde olduğunu ve bu kalemde aylık bazda düşüşün devam ettiğini görüyoruz; bu da olumlu tarafı. Dayanıklı tüketim mallarında da enflasyonun makul seyrettiğini görüyoruz. Ancak enerji ve gıda fiyatlarında bir düzelme yaşanmadığı durumda enflasyonist etkiler kısa vadede devam edebilir. Giyim enflasyonu ise mevsimsel etkilerin üzerinde aylık yüzde 9 artarak beklentimizin üzerinde geldi. Önümüzdeki dönemde enerji ve gıda fiyatlarında bir düzelme yaşanmadığı durumda enflasyonist etkiler devam edebilir. Dolayısıyla kısa vadede enflasyonist etkilerin devam edeceğini düşünüyoruz.

'Fiyat istikrarı kalıcı refah artışının tek çözümüdür'

Yüksek enflasyonun sabit ve düşük gelirli vatandaşların alım gücünü hızla erittiğini vurgulayan Karahan, 'Dezenflasyon süreci dar gelirli vatandaşa maliyet yüklemek için değil, tam tersine bu vatandaşımızın alım gücünü koruyan tek kalıcı çözüm olduğu için uygulanıyor. Fiyat istikrarı kalıcı refah artışının tek çözümüdür'

Carry trade ve yabancı sermaye

Türk lirasına olan güvenin artmasıyla yabancı yatırımcıların sadece carry trade değil, tahvil ve hisse senetlerine de ilgi gösterdiğini söyleyen Karahan, şunları ekledi:

'Merkez Bankası olarak hiçbir yatırımcıya kur garantisi vermemiz söz konusu değildir. Carry trade işlemlerinde yatırımcı piyasa riski alır ve zarar etme riski bulunur. Artan sermaye girişleri risk primimizi aşağı indirerek borçlanma maliyetlerimizi azaltıyor.

Rezervlerimize baktığımızda da bütün olumsuz koşullara rağmen rezervlerimizin güçlü seviyede olduğunu görüyoruz. 24 Nisan itibarıyla 171 milyar dolar rezerv seviyemiz brüt olarak, swap hariç nette ise 36 milyar dolar. Birçok yeterlilik ölçütüne baktığımızda uluslararası yeterlilik seviyelerinde yeterli seviyede olduğumuzu görüyoruz. Ayrıca savaş sürecinde bir miktar portföy çıkışı görüldüğü için içeride kalan yabancı pozisyonları çok daha sınırlı; dolayısıyla onu da yönetmek çok daha kolay.'

Altın rezervleri 732 ton seviyesine yükseldi

Altın rezervlerinin 24 Nisan itibariyle 732 ton seviyesinde olduğunu açıklayan Karahan, 'Altınlarımızın büyük kısmı yurt içinde, yüzde 75 civarında olduğunu söylemeyebilirim. Bir kısmı yurt dışında tutuluyor; bunları uluslararası piyasa işlemlerinde kullanabilmek amacıyla tutuyoruz. Yurt içinde tutulan altınlar ise Borsa İstanbul'da bulunuyor' dedi.

Gelecek hafta yeni enflasyon raporu açıklanacak

Enflasyon hedeflerinde revizyon olup olmayacağına dair sorular üzerine Karahan, 'İletişim stratejimiz gereğince tahminlerimizi enflasyon raporunda gözden geçiriyoruz. Bir sonraki raporumuz haftaya, son verileri göz önünde bulundurarak gerekli değerlendirmeleri yapacağız' bilgisini verdi. Karahan, enflasyonun hedeften sapması durumunda 'açık mektup' mekanizmasının da devrede olduğunu hatırlattı.

Kaynak: ANKA